CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(23.02.2014)-İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞI

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(23.02.2014)-İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞI

Başbakan bir müddettir ikinci kurtuluş savaşının (milli mücadelesinin) başladığını söylüyor. En son dün (22.02.2014) Sivas’taki mitinginde ikinci milli mücadelenin başladığını söyledi.

Önce konu ile ilgili bir tespit yapalım;

Yazarlarımızdan İbrahim Sancak, 23.12.2013 tarihinde sitemizde yayınlanan, “Erdoğan ikinci kurtuluş savaşı lideridir” başlıklı yazısıyla gündeme getirdiği, ondan sonra da Erdoğan’ın konuşmalarında bahsini etmeye başladığı bu mesele çok önemlidir. İbrahim bey, o yazısında ikinci kurtuluş savaşının başladığını, liderliğinin de Erdoğan tarafından temsil ve icra edildiğini söylerken, tarihi bir teşhis yapmış, tarihi sürecin adını doğru koymuştur. O yazıdan sonra Erdoğan başta olmak üzere birçok kalem tarafından kullanılmış ve gündeme yerleşmiştir.

Bir tespit daha…

Yazarlarımızdan Haki Demir, 07.10.2013 tarihinde, “Şehir ve Medeniyet” yazı serisine, 26.12.2013 tarihinde ise “İslam Şehri” yazı serisine başlamıştır. Mahalli seçimler öncesinde “şehir ve medeniyet” meselesini gündeme getirmiş, hükümete ve Müslüman fikir adamlarına bir ufuk teklif etmiş, belediyeciliğin hangi çerçevede ve hangi hedefe dönük olarak anlaşılması ve yapılması gerektiğini izah etmiştir. Haki Bey, şehir ve medeniyet yazısında, bir fikrin kendi şehrini inşa etmesi gerektiğini, medeniyet yolculuğunun buradan başlayacağını söylemişti. Erdoğan ve Akparti, mahalli seçim beyannamesini, “Büyük medeniyet yolunda insan demokrasi ve şehir” başlığı ile sahaya sürdü. Haki Beyin teklif ettiği ufuk, hükümet tarafından neredeyse tamamen kabul görmüş ve resmi beyanlarına intikal etmiştir.

Bu tespitleri şu sebeple yapıyor, Haki Bey ile İbrahim Beyin o yazılarını şunun için naklediyoruz; Biz partizan değiliz, bir Erdoğancı değiliz, biz şahısçı değiliz. Biz imanımızın ve fikrimizin peşindeyiz. Erdoğan, fikirteknesindeki kalem erbabının bazen günler öncesinden, bazen aylar öncesinden, bazen yıllar öncesinden imal ettiği fikri takip etmektedir. Fikirteknesini takip edenler göreceklerdir ki, biz siyasetçilerin peşinden gitmiyoruz, çünkü bizim bir fikrimiz var. Yine göreceklerdir ki, siyasetçiler fikrin peşinden geliyor. Tabii ki sadece bizim ürettiğimiz fikrin değil, tabii ki başka fikir adamları da var ama sitemizde bahsi edilen fikirlerin belli aralıklarla hem kamuoyuna hem de hükümete malolduğunu görmek, artık ülkemizde siyasetin önünde giden bir fikir imalinin olduğunu kabul etmeyi gerektirir ki, bu ümit ettiğimiz, sabırsızlıkla beklediğimiz bir gelişmedir.

*
Başbakan, 30 Mart mahalli seçimlerini ikinci kurtuluş savaşı haline getirdi, seçimi ikinci kurtuluş savaşının ilk cephe savaşı olarak kabul etti. Bilindiği üzere bunun temel sebebi Fethullah Gülen örgütü ve o örgütün 17 ve 25 Aralık operasyonlarıyla ortaya çıkan büyük ihanetidir.

30 Mart mahalli seçimleri ikinci kurtuluş savaşının ilk cephesi ise, o cephede savaşın kazanılmasından sonra içeride büyük bir “temizlik” harekatı başlayacak demektir. Mahalli seçimlerin kurtuluş savaşı olarak vasıflandırılması, halkın meseleyi kurtuluş savaşı olarak kabul edip etmediğini, ettiği takdirde bu savaşa ne kadar katılacağı meselesinin tespitidir. Halk mahalli seçimleri kurtuluş savaşı kabul eder ve bu savaşa desteğini yüzde elliler civarında verirse, hükümet hem kurtuluş savaşı isimlendirmesinin doğru olduğunu hem de katılım oranına bakarak halkın buna destek verdiğini, dolayısıyla da meşruiyeti kendinin temsil ettiğini görecek ve tasfiye harekatını buna göre başlatacaktır.

Fethullah Gülen örgütü, bu seçimde sadece Akparti’nin kaybetmesi için, yani sadece “zarar vermek” için çalışıyor. Sadece muhatabına zarar vermek için çalışmak ve hiçbir fayda temin edememek, tam bir zihni savrulmadır. Bununla beraber, Fethullah Gülen örgütü, ihanetinin çapının hükümet tarafından öğrenildiğini bildiği için, hükümetin zayıflamasından fayda ummakta, Akparti’nin seçimi ezici çoğunlukla kazanması halinde kendine hayat hakkı tanınmayacağını anlamaktadır. Bu sebeple şeytanın bile utanacağı cinsten metotlar kullanarak Akparti’ye zarar verme çabasına girmiştir.

İhanet örgütünün seçimlerle ilgili kural tanımaz çalışmaları, yapılan kamuoyu araştırmalarına bakıldığında görülmektedir ki neticeyi etkilememekte fakat kendilerinin günahlarını ve ihanetlerini artırmaktadır. Erdoğan seçimlerden başarılı şekilde çıktığında, ihanet örgütünün seçimdeki günahlarını ve ihanetini de ekleyerek, tarihte görülmemiş bir hesaplaşmaya gireceği açıktır.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir