CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(25.02.2014)-YAKALANDINIZ, KANALİZASYONLARA KAÇIN

CEMAAT GÜNLÜKLERİ-(25.02.2014)-YAKALANDINIZ, KANALİZASYONLARA KAÇIN

Binlerce kişiyi dinlemişler hem de üç yıl boyunca… Savcıların anlaması biraz kıt olmalı ki, dinleme süresini uzattıkça uzatmış, anlamamış bir türlü, dinlemiş de dinlemiş. Suçluları yıllarca dinleyeceklerine, üç tane hikmetli cümleyi dikkatle dinleseydiler anlayışları gelişirdi. Böyle adamlarla yola çıkarsanız, ulaşacağınız menzil ne olabilir ki?

Dinlenen kişi üç bin mi, yedi bin mi, dinlenenlerin temas kurduğu (telefon ettiği) kişiler de eklendiğinde yüz bine mi ulaşır, mesele sayı değil. Mesele işin mahiyetinde yatıyor. Sayılar farklı olabilir, bir dosyadan veya birçok dosyadan dinlenmiş olabilir. Bütün bunlar teknik teferruat… İşin özünü kaçırmayalım, işin özü, savcıların kanunsuz iş yapması, hakimlerin kanunsuz karar vermesi. Daha doğru bir ifadeyle, savcıların ve hakimlerin, kanunu istismar etmesi, yaptıkları işe kanuni kisve giydirmesi…

Bir ülkede yargı bu hale gelirse, gelmişse, başımız belada demektir. Yıldırım Bayezid döneminde, hakimlerin (kadıların) bir kısmının rüşvet aldığından şikayet ediliyor. Yıldırım Bayezid Han, tüm hakimleri bir yere toplayıp yakmak istiyor, ulema ve umera araya girip zor mani oluyorlar. Yargının adaletten bilerek sapması karşısında, adil ve vicdanlı insanların öfke patlamasına en güzel misaldir Yıldırım Bayezid Han’ın tavrı… Durum bu kadar fecidir, unutulmasın…

*
Hadisenin merkezindeki savcıların yaptığı açıklamalar, dinlemenin olmadığını değil, aksine dinlemenin olduğunu gösteriyor, savcılar sadece sayı ile ilgili tekzipler yapıyor. Örgüt gazeteleri ise, canhıraş bir telaşla, dinlemeyi kendiler yapmış gibi tekzipler yayınlıyor. Telaş ve panikleri o kadar zirve yaptı ki, “Yakalandınız, kanalizasyonlara kaçın” demekten kendimizi alamadık.

Örgütün amiral gemisi çıldırmış halde. “Bu andıcın hesabı sorulsun” türünden haberler yapıyor. “Haberdeki çelişkiler” başlığı altında söyleyebildikleri şunlar;

“Bir dosyada 7 bin kişi dinlenmez, Ergenekon’da bile bu kadar kişi dinlenmedi.
Selam örgütü dosyasında sadece 40 kişi dinlenmiş.
Gazetelerde yayımlanan isimlerle soruşturmadaki isimler tamamen farklı.
İddialara göre polis, son 5 yılda dinlenenlerin listesini topladı. Gazeteler de bu listeyi kullandı.
‘Dinlendi’ dedikleri Barış Terkoğlu, o dönemde cezaevindeydi.
Dinlemelerden şikâyet ediliyor ancak MİT’i muhaberata dönüştürecek düzenleme yapılıyor.”

“Bir dosyada 7 bin kişi dinlenmez” diyor, sanki bir dosyadan bahseden var. “Selam örgütü dosyasında sadece 40 kişi dinlenmiş” diyor, sanki kendisi dinlemiş, sanki rakamları birebir biliyormuş gibi… “Gazetelerde yayımlanan isimlerle soruşturmadaki isimler tamamen farklı” diyor, zaten adamlar sahte isimlerle dinlemişler birçok kişiyi. “İddialara göre polis, son 5 yılda dinlenenlerin listesini topladı. Gazeteler de bu listeyi kullandı” diyor, bu ihtimalde bile durum yeterince feci değil mi? “Dinlendi dedikleri Barış Terkoğlu, o dönemde cezaevindeydi” diyor, o isimle kim bilir kimi dinlediler.

Örgüt gazetesinin çelişki dediği hususlar, bizzat haberin kendisi. Paniklediler, ne yazdıklarını bilmiyorlar. Sadece tekzip etmek için çırpınıyorlar, bunu yaparken de, akıl sağlıklarını kaybettikleri için saçmalıyorlar.

Daha işin başındayız. Bu liste merkezdeki (İstanbul’daki) liste, bir müddet sonra Anadolu’daki listeler de çıkacak ortaya. O zaman anlaşılacak kaç yüz bin insanı dinledikleri. Mersin’de tüm şehri dinledikleri ortaya çıkmıştı, her yerde benzer durumlar var. Bu arada yayınlanan listede ismi olmayanlar “bizi adam yerine koymamışlar” diye hayıflanmasın, gelecek listelerde şansları var.

Kaderin cilvesine bakın, Ekrem Dumanlı, dün (24.02.2014) yazısında, “Her gün paralel yapıdan bahsedip somut bir delil ortaya koyamayanların en büyük umudu böcek vakasıydı.” diye yazmıştı, aynı gün bu haber iki gazetenin manşetinden patladı. Ekrem Dumanlı için hoş bir sürpriz olmuştur. Yazısı gece baskıya girdikten sonra bir keyifle uyumuş, sabahleyin de bir keyifle uyanmıştır. Tam keyifli bir kahvaltı yapacakken gazete manşetlerini görmüş ve çıldırmıştır. Bir gün bekleyin be kardeşim, adamcağız bir yazı yazmış, yirmi dört saatçik olsun keyfini sürsün. Yok… Bu Yeni Şafak ile Star gazetesi Ekrem Dumanlı’ya kalp krizi geçirtmek için yemin etmiş olmalı.

*
Ekrem Dumanlı, “hani delil” diye tepinirken, devlet ciddi ciddi çalışıyor. Sürekli sabırdan bahseden Fethullah Gülen örgütü, az biraz sabretse ne kadar delil olduğunu görecek ve küçük dilini yutacak.

Yakalandınız artık… Kanalizasyonlara kaçın… Başka bir yerde yaşayabileceğinizi zannediyorsanız fena halde yanılıyorsunuz.

Zaten illegal kanadınız yer altında (kanalizasyonlarda) yaşıyor, onlar alışık. Şimdi yerüstü kısmının da oraya inme zamanı geldi. Yine de kendinizi şanslı sayabilirsiniz, kanalizasyonlarda sizin için yer ayıran birimleriniz var, onlar rehberlik eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir