CEMAAT NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?

CEMAAT NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?
Cemaatin hükümet üzerindeki etki kanalları, etki vasıtaları, etki metotları neler? Aralarında “gönül ilişkisi” var da, birçok şeyi başbaşa verip sohbet, istişare, fikir teatisi şeklinde mi yürütüyorlar? Uzun dönem sanki böyle oldu. Son zamanlarda bu tür bir manzaranın resmini çekemediğimiz malum. Yeni dönemde nasıl yürüyor ilişkiler? Sanki kavga arifesinde yaşanıyor ve bir müddet sonra taraflar aynı cephenin mevzilerinden çıkıp, birbirlerine karşı cephe açacaklarmış gibi görünüyor. Böyle bir görüntünün olduğu doğru da, gerçekte böyle mi?
Özel yetkili mahkemeler hakkında hükümet yeni düzenlemeler yapmaya çalışıyor. Bu mahkemelerin sahip olduğu güç, siyasi ve hukuki rejim toplamında dengesiz bir ağırlığa sahip hale geldi sanki. Akparti yüzde elli civarında oy alacak fakat birileri birkaç yüz hukukçu ile ülkede, Akparti’den daha büyük bir güç sahibi olacak… Bu denklem, normal midir?
En iyi niyetli yaklaşımlarda bile cemaatin yargıda teşkilatlandığı, yerleştiği, kendine güvenecek kadar güçlendiği kabul ediliyor. Böyle olabilir. Bir sakıncası da yok. Fakat anlamadığım nokta, farklı alanlarda iki teşkilat yapısının (camianın) nasıl olup da dengeli güç kullanmayı beceremediğidir. Yakın zamana kadar senkronize çalışmalar yaptıkları açıkça görülüyordu. Nasıl oldu, ne oldu, neden oldu da, birbirine karşı kılıç kuşandılar. Hepi topu bir karışlık ülke, bir avuç nüfus, güç dağılımını burada doğru düzgün (dengeli) yapamıyorsanız, güç kullanımını müşterek hedefe senkronize şekilde yönlendiremiyorsanız, dünyayı yönetme gibi tavır ve edalara niye giriyorsunuz? Ahmak mısınız?
Özel yetkili mahkemelerin ve savcıların yetkilerinin bir miktar azaltılması etrafındaki kavga, sınırı açıkça aştı. Cemaat, hükümeti, adam gibi yollarla etkileyememiş olmalı ki, tutuklu generallerin konuşmaları servis edilmeye ve onlar üzerinden dehşetengiz bir propaganda yapılmaya başlandı. Bu propagandanın amiral gemisi, cemaatin yayın organları… İnsanın aklına gelmiyor da değil, cemaat generalleri dinliyor, arşivliyor ve zamanı geldiğinde (kullanma ihtiyacı duyduğunda) servis ediyor. Tamam, generallerin konuşmaları dehşet verici, o konuşmalar üzerinden yapılan cemaat propagandasına da tamamen katılıyorum. Yani Kemalist kadroların vicdanı yok, hiçbir sınırı yok, ellerine geçecek ilk fırsatta milyonluk kitle katliamına kadar gideceklerinden hiç şüphem de yok. Bu düşüncem de, generallerin konuşmaları yayınlanmadan önce mevcuttu zaten. Yıllardır aynı şeyi söylüyoruz, bunların vicdanına iltica edilmez, tepelerine yıldırım gibi inmekten başka yol yok. Buraya kadar tamam da, generallerin konuşmalarını, hükümeti bir işe zorlamak için servis etmek, bizi dolandırmak anlamına gelmiyor mu? Dehşetengiz bir siyasi mücadelenin ortasındayken, hassasiyetlerimiz keskinleşmiş ve bilenmişken, en küçük bir patlamayı nükleer patlama zannedecek kadar duygularımız kabarmışken, “farklı hesapların” kurbanı olmayalım, manipülasyona gelmeyelim, aldatılmayalım. Cemaat, düşüncedeki sadeliğini, niyetteki samimiyetini, tatbikattaki başarısını kaybediyor da, farklı metotlara mı savruluyor?
Akparti ile cemaat arasında çıkacak bir kavganın neticesi ne olur? Müslümanlar için dehşet neticeleri olacağı açık. Telafisi imkansız zararlar meydana gelir. En önemlisi, en fazla dikkatimizi çekeni ise, Müslümanların “güç” imtihanını aşamadığının anlaşılmasıdır. Belli bir noktadan sonra “gücü” taşıyacak olgunluğa sahip olmadığı anlaşılmaz mı? Anlaşılan o ki, düşmanla nasıl başedeceğini bilenler, “güç” ile nasıl başedeceğini öğrenememiş. Sanki cemaat, elde ettiği gücün altında eziliyor, onu taşıyamıyor, onunla başedemiyor, onu nasıl kullanacağını bilemiyor. Akparti’de de var mı bu durum? Doğrusu Akparti çekirdek kadrosu bu nefs oyununa fazla gelmiyor gibi. Tayyip Erdoğan’ın sahip olduğu güce sahip olanların aklı şaşmıştı bu ülkede. Tayyip Erdoğan’a “otoriterleşti” diyenler, onun sahip olduğu gücü eline geçirenlerle mukayese etmeden konuşuyorlar. Tayyip Erdoğan’ın sahip olduğu güç, insanı çıldırtır, onda “çılgın projelerden” başka çıldırma emareleri gören var mı? Bu ülke Kemalistlerin gücü nasıl kullandığını seksen yıldır gördü, adamlar gücü ellerinde bulundurduklarında, “tanrılık” iddiasında bulunuyorlardı.
İpin ucu nerde kaçtı? Cemaat ile parti arasındaki köprüler ne zaman, hangi hadiseyle, ne sebeple yıkıldı? Şu, MİT müsteşarını sanık olarak ifadeye çağırma hadisesini söylemeyin bana. O, sebep değil, neticedir. Kapalı kapılar arkasında ciddi bir şeyler olmalı ama ne?
Özet olarak cemaate söyleyeceğimiz şey şu; hükümeti, zorla etkilemeye çalışmayın. Tüm gücü kendi elinize geçirmek için uğraşmayın. Yüzde elli oy alan adamı, zorla etkilemeyi düşünmeyin. Böyle bir düşünce insan tabiatına aykırı… Aklınızı mı kaybettiniz siz?

CEMAAT NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?” hakkında 1 yorum

  1. Gerçekten normal bir insana bu kadar yetki ve güç verilseydi çıldırırdı.Fakat başbakan normal bir insan olsaydı üç dönemdir bu kadar yüksek oy verilmezdi.Erdoğan’ın dirayetli,basiretli biri olduğu da denkleme katılınca maalesef kibîrine yenik düştüğü de anlaşılıyor.Cemaate gelince iktidara böyle cepheden savaş açmaları sadece ÖYM ler üzerinden devşirdikleri gücü kaybetme korkusu olamaz.Belki de gerçekten darbe ihtimalinden korkuyorlardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir