CEMAATİN PSİKOLOJİK KAOSU-2-BEYİN YIKAMA METODU

CEMAATİN PSİKOLOJİK KAOSU-2-BEYİN YIKAMA METODU

Cemaat nasıl bir eğitimden geçiriliyor? Kimse bu soruyu sormuyor ve cevabının peşine düşmüyor. Herkes, cemaatin yapısı nasıl, örgütlenme modeli nedir, nasıl bir inanç haritasına sahiptir gibi soruların peşinde. Temel soru olan “nasıl bir eğitim?” sorusu cevaplanmadan, diğer soruların hiçbirinin cevabı bulanamaz.

“Cemaat nasıl bir eğitimden geçiriliyor?” sorusunun sorulmamasının esas sebebi, bu sorunun cevabının bilindiği zannı. Türkiye’de genellikle cemaatlerin nasıl bir eğitim uyguladığı, özel olarak da nurcuların nasıl bir eğitimle ilgilendikleri bilindiği için, Fethullah Gülen cemaatinin de aynı eğitimi uyguladığı kanaati yaygın. Bir konunun anlaşılması ve araştırılmasının önündeki en büyük engel, o konunun bilindiği zannıdır. İnsan, bildiğini düşündüğü konu üzerinde düşünmez ve araştırma yapmaz. Fethullah Gülen’in sahip olduğu en orijinal “perdeleme” imkanı, işte bu kanaat…

Herkes, cevabını bildiğini zannettiği soruyu bir türlü sormuyor. Soru sorulmayınca konu gündeme gelmiyor, cevabı aranmıyor, uygulanan eğitim araştırılmıyor. Zihni alışkanlıklar (bir bakıma entelektüel konfor) devam ettiği, hiç kimse de bu konforunu bozmaya yanaşmadığı için, esas soru sorulmuyor ve Fethullah Gülen’in en önemli sırrı gizli kalıyor. İşin ilginç yanı, Fethullah Gülen, sırrının muhafaza etmek için çaba göstermek zorunda kalmıyor, çünkü kamuoyu, “bildiği zannı” ile o soruyu sormuyor ve Fethullah Gülen’in sırrını ortak bir tavırla koruyor.

*
Fethullah Gülen, Türkiye’deki hiçbir cemaatin iç disiplininde uygulamadığı eğitim modeline sahip, hiç kimse de bu modelin nasıl çalıştığını bilmiyor. Cemaatin kendisi de bilmiyor, cemaatin yazarları bile anlamıyor. Fethullah Gülen, uyguladığı eğitim modelinin tamamını kimseye anlatmıyor, bütünlüğünü ve bütünlük sırrını kendine saklıyor. Eğitim modelini uygulayanların her biri modelin bir parçasına sahip, toplamına sahip olan kimse yok. Hiç kimse de “toplamın” sırrına vakıf değil, bu sebeple hiç kimse aslında ne yaptığını bilmiyor.

Fethullah Gülen, İslam tarihinde misalleri görülen İslam maarif uygulamalarının hiçbir örneğine uygun hareket etmiyor. Ne medrese ne de tekke maarifini emsal almıyor, tamamen İslam maarif anlayış ve uygulamalarının dışında bir modeli hayata geçirmiş durumda. Bu açıdan bakıldığında Fethullah Gülen, İslami eğitim vermiyor.

İslam maarif uygulamalarının tamamen dışında olmakla beraber, modern eğitim modellerinden birini de takip etmiyor. Mesela batılı bir eğitim modelini asla uygulamıyor. Yani pozitif eğitim modellerinden hiçbirini uygulamalarında esas almıyor.

Öyleyse Fethullah Gülen ne yapıyor?

Fethullah Gülen, doğuda bulunan İslam dışındaki mistik kültürlerden ve batıdaki parapsikoloji uygulamalarından bir harmanlama yapmış durumda. Eğitim metodu olarak İslam’dan hiçbir şey almış değil fakat İslami kaynakları ve metinleri kullandığı için İslami eğitim kanaati uyandırıyor. Anlaşılmayan nokta şurası; eğitim metodu ayrı bir konudur, eğitimin muhtevası ayrı bir konudur. Fethullah Gülen, metodik olarak İslam’dan hiçbir usulü almıyor buna mukabil eğitimde İslami muhtevayı kullanıyor.

Oluşturduğu yeni eğitim metodu, “beyin yıkama” türündendir. Beyin yıkamanın nasıl olduğu, hangi noktalara ulaştığı, metotlarının incelikleri gibi konuları gelecek yazıya bırakıp, burada bir noktaya temas edelim. Cemaat üyelerinin tamamı, beyin yıkama neticesinde “normal insan” olmaktan çıkarılmış durumda. Cemaat üyelerinin halkın içine katılmaları için rehabilite edilmeleri ve normalleşme süreçlerinden geçirilmeleri gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir