DUYGU EĞİTİMİ-3-DUYGU EĞİTİMİ NEDİR?

DUYGU EĞİTİMİ NEDİR
Duyguyu zapt altına almak ve istenildiği gibi yoğurmak mümkün müdür ki, duygu eğitimi yapılabilsin. Duygu, sahibi tarafından kontrol edilebiliyor mu ki, eğitim sürecinde başkaları tarafından kontrol edilebilsin. Gerçekten de duygu, insandaki en zor konulardan biri. Sahibi tarafından bile kontrol edilemeyen duyguyu, başka birinin kontrol edebilmesi çok zor. Bu sebeple de duygu eğitimi, herkesin yapabileceği bir iş değil
Duygu, doğrudan eğitilebilir zihni akışlardan biri değil. Düşüncenin eğitilmesi veya belli düşünce alışkanlıkları oluşturma işi daha kolay. Duygu eğitiminin zorluğu özel eğitim metotları geliştirmeyi gerektiriyor. Klasik eğitim metotlarıyla duygu eğitimi yapmak imkansız.
Duyguya doğrudan müdahale etmek mümkün olmadığı için, dolaylı müdahale yolları geliştirilmeli. Duyguya müdahale etmeden eğitmek gerekiyor. Öyleyse yapılacak iş, duyguya koridorlar açmak, akış mecraları oluşturmak, mecraların yönünü tayin etmek, akacağı havzalar geliştirmek, havzalarda enerji olarak kullanmak gibi metotlar lazım.
*
Duygu eğitimine geçmeden önce, duygunun bağlantılarını bulmalıyız. Zihni evrende akan duygu, akıl, zeka ve benzeri unsurlarla nasıl bir iletişim halindedir? Akıl ve zeka ile ittifak halinde mi, çatışma halinde mi, bilmeliyiz. Çünkü duygu enerjidir ve akıl veya zeka ile ittifak ettiğinde ortaya çıkan netice başkadır, çatıştığı durumda ortaya çıkan netice başka…
Duygunun doğası, akıl ile çatışma, zeka ile ittifak halindedir. Duygu zekayı, zeka duyguyu besler, çünkü bu ikisinin tabiatı birbirine benzer. Duygu ile aklın tabiatı ise birbirine benzemediği gibi genellikle çatışır, çatışma halinde olduğu için de, duygu aklı engeller, akıl ise duyguyu engellemeye çalışır, genellikle de gücü yetmez. Duygu ile akıl ittifak etmeye başladığında veya akıl duyguyu kontrol etmeye ve kullanmaya başladığında ise ortaya harikulade bir insan çıkar. İşte duygu eğitiminin sebebi ve hedefi budur.
Duygu ve zekanın her biri, akılla paralel çalışmadığı zaman yıkıcıdır. İkisi bir ittifak yaptığında ve akıldan uzak olduğunda ise çok yıkıcıdır. Tek tek yeterince yıkıcı olan duygu ile zekanın ittifak etmesi, zihni evrende ve hayatta hiçbir kural tanımaz, hepsini yıkar. İnsanın zihni evreni ve hayatı tam bir kaosa sürüklenir.
Zekanın yıkıcılığı, keşif özelliğinden gelir. Keşfetmek, çok zevkli bir iştir. Fakat zeka keşfi akılsız şekilde yaparsa, eski durum ile yeni durum (keşif hali) arasındaki geçiş kontrollü sağlanamaz ve tam bir yıkıcı etki gerçekleşir. Duygunun yıkıcılığı ise kendisinin “zevk merkezi” olmasındandır. İnsan zevke karşı direnemez, direnebilmesinin tek yolu, akıldır. Duygu ile aklın çatışmasının önemli sebeplerinden biri de budur. Akıl zevki sınırlar, belli bir çerçeveye alır, zararlı hale gelmesini önler. Duygu ise ölçü tanımadığı için, aklın, zevki çerçeveye almasına tahammül edemez. Mesela duygu, insanın sevdiği güzel bir yemekten tıkanana kadar yemeyi ister, akıl ise belli bir ölçüde yemeyi ve ondan sonra sofradan kalkmayı talep eder. Doğru olan aklın kararıdır fakat duygu ölçü tanımadığı için “zevki” daha fazla yaşamak için yemeye devam etmek ister.
Özet olarak duygu eğitimi, zevk merkezi olan duygu akışını, “karar verici” makamda değil, aklın hükümranlığında akmasını mümkün kılacak noktaya getirmektir. Böylece, duygunun, bir taraftan zevk kaynağı olma özelliğini korumak diğer taraftan ölçüyü kaçırmasını engellemek sözkonusu olur.
Duygu eğitiminin hedefine ulaşması için, aklın, duyguyu kontrol edebilir hale gelmesi gerekir. Zaten duygu eğitiminin en önemli hedeflerinden birisi, aklı geliştirmek ve güçlendirmektir. Zayıf bir akıl, duygunun peşinde sürüklenir. Duygunun peşinde sürüklenen bir akıl değil, duyguyu yöneten bir akıl şarttır.
*
Bu konu başlığı altında (duygu eğitimi nedir) önce duygu-zeka ittifakını, sonra duygu-akıl çatışmasını ve nihayet duygu kontrolünü anlatacağız. Bu konular açıklanmadan, duygu eğitimi meselesi açıklığa kavuşmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir