ÇÖKÜŞ ÖNCE AKLI İMHA EDER

ÇÖKÜŞ ÖNCE AKLI İMHA EDER
Yaklaşık bir haftadır İspanya’yı konuşuyor piyasalar. Meseleye biraz yakından bakınca ahmaklığın ne kadar derinleştiğini gösteren veriler ortaya çıkmaya başladı. İspanya ekonomisini çökerten en önemli sektörün inşaat olduğu görüldü. Son yıllarda, İngiltere, Almanya, Fransa gibi Avrupa’nın en büyük ve kalabalık ülkelerinin ürettikleri meskenin toplamından fazlasını İspanya üretmiş. Verilen rakamlar, bir ile bir buçuk milyon civarında mesken inşa edildiğini söylüyor. Enteresan… Avrupa’nın en büyük ve kalabalık 3-4 ülkesinin mesken inşaatının toplamından fazla mesken inşa edilmiş. Nasıl izah edersiniz bunu?
İhtiyacın bilmem kaç katı mesken inşa etmişler, şimdi o meskenler boş. Böyle bir ahmaklığı, Afrika’nın balta girmemiş ormanlarındaki bir kabile şefinin yapmayacağına iddiaya girerim. Avrupa’nın kültür birikiminin bu çapta bir ahmaklığa geçit vermesi mümkün mü? Tabii ki hayır… Öyleyse nasıl oluyor?
Aylardır (hatta birkaç yıldır) batının (ve tabii ki Avrupa’nın) çatır çatır çöktüğünü söylüyoruz. Batının felsefe ve kültür birikimine bakarak çökmeyeceğini iddia edenler, “çöküş sürecinin” nasıl bir şey olduğunu anlamıyorlar. Medeniyetlerin çöküş tecrübesi yoktur. Hiçbir medeniyet, çöküş tecrübesine sahip olamaz, çünkü çöktüğünde kendini yok eder. Kendi kendini yok etmezse, başka bir medeniyet onu yok eder. Hatırlayın, Hıristiyanlık Roma medeniyetini yakıp yok etmişti. Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı medeniyetini tasfiye etti, o kadar ki arşivlerini gemilerle Bulgaristan’a sattığını hala hatırımızda. Özet olarak her medeniyet bir defa çöküyor ve asla tecrübe edinemiyor. Çöktüğünde ise yok oluyor. (Bu hususta Haki Demir’in “medeniyetlerin çöküş tecrübesi yoktur” başlıklı yazısına sitemizden bakabilirsiniz.)
*
Akıl önce imha oluyor sona medeniyet mi çöküyor yoksa önce medeniyet çökmeye başlıyor da sona akıl mı iptal oluyor, bilinmez. Sanki, her ikisi de birbirine paralel olarak gerçekleşiyor. Medeniyet çökmeye başlıyor, çöküş süreci hızlandıkça ve derinleştikçe akıl imha ediliyor veya akıl geriliyor ve tutuluyor bunun neticesi olarak medeniyet çökmeye başlıyor. Hangisi önce başlarsa başlasın, birbirini tetikliyor, besliyor, tahrik ediyor, hızlandırıyor. Çok girift ve anlaşılmaz bir durum. Fakat tezahürleri gözümüzün önünde cereyan ediyor. Adamlar tüm Avrupa kıtasının ihtiyacını karşılayacak mesken inşa ediyorlar, sanırsınız ki kıtanın diğer yerlerinde arazi kalmadı, tüm kıta yeni mesken ihtiyacını kendi ülkesinde karşılayacak.
Bizim Avrupa ve batılı Aydıncıklarımız, hala oradan medet umuyorlar. Adamlar, platonik aşık olduğu için, Afrika’daki kabile reisinin veya Anadolu’daki okuma yazma bilmeyen bir kişinin bile düşmeyeceği ahmaklık çukuruna düşmüşler, çırpınıyor, debeleniyorlar. Ama bizim Batılılaşmış “gönüllü ajanlarımız”, batının asla çökmeyeceğine iman etmiş oldukları için, hala kıbleleri orası.
*
Doğrusu inanılacak gibi değil. Rasyonalitenin beşiği olan Avrupa’nın son yıllardaki kararları ve tatbikatları, batının birikimine göre değerlendirilmesi mümkün olmayan bir durum. Bu tür girift olayların, gelişmelerin, süreçlerin, dinamiğini, mekanizmasını, tabiatını doğru tespit etmek önemli… Kaba bakışla altından kalkılacak bir iş değil. Bunun için keskin bir idrak gerekiyor. Haki Demir’in yazılarını neden ısrarla takip ettiğimizin açıklaması da bu… Ta 2005 yılında yayınlanan “İkinci Kurtuluş Savaşları Çağı” isimli eserinde bu günleri tasvir ediyordu. Sitemizde (www.fikirteknesi.com) yayınlanan yazıları ise batının çöküş sürecini birebir anlatıyor. Zamanın bir insanı teyit etmesi büyük şeref…
*
Herkes yeni mevziler ve cepheler kazmaya başlasın. Batının çökmekten kurtulması ve süreci ters çevirmesi imkansız. Buna göre herkes, her gurup, her hareket yeniden mevzilenmeli, yeni denklemlere hazır olmalı, yeni dengeleri öngörebilmelidir. Ülkedeki bir avuç Batılılaşmış “gönüllü ajanların” söylediklerine bakmayın. Batının çağı yıkılıyor, yeni bir çağ başlıyor. Yeni çağın özelliklerini doğru öngörebilenler, yeni çağa hazır olacaklar ve dengeleri kendileri kuracak, dengelerin de merkezinde yer edinecekler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir