DARBENİN KANUNİ GEREKÇESİ!

DARBENİN KANUNİ GEREKÇESİ!
Bu günkü Sabah gazetesinin manşetinde, “Sıra o ünlü 35’e geldi” başlığı ile verilen haberde, “Darbelere yasal dayanak olan 35. Madde değişecek” türünden ifadeler var. Malum olduğu üzere, TSK iç hizmet kanununun 35. Maddesinden bahsediliyor, o maddenin ordu tarafından darbelere hukuki gerekçe olarak kullanıldığı düşünülüyor. Askeri şahıslardan da zaman zaman bu tür açıklamalar geldiği kamuoyunun bilgisi dahilinde.
Bu haberin her tarafı problemli… Dili problemli, üslubu problemli, muhtevası problemli, çerçevesi problemli ila ahir…
Önce o madde darbelerin “yasal dayanağı” yani hukuki gerekçesi değil. Asker kişilerin o maddeyi darbeye “bahane” olarak kullanması başka bir olay, o maddenin darbenin gerekçesi olması başka bir olaydır. Bu ülkedeki siviller, darbeci askerlerin “bahanelerini” hukuki gerekçe olarak anlamaya başladığından beri, darbelerin engellenmesi imkansızlaştı. Yıllardan beri o madde, darbelerin kanuni (hukuki) gerekçesi olarak ileri sürülmekte ve sivillerin de cesaretli olanları o maddenin değiştirilmesini talep etmekteydi. Değiştirilmesi talebi, darbecilerin o maddede vehmettikleri kanuni gerekçe aslında yok, sadece vehim, sadece bahane, sadece gevezelik.
O maddenin metni, açıkça orduya darbe yapma yetkisi verse, yine de o madde darbelerin hukuki gerekçesi olamaz. Kanun, üst hukuk metni ve kaynağı olan anayasaya aykırı olamaz, olursa yani aralarında çatışma meydana gelirse geçerli olan anayasa, geçersiz olan kanundur. O madde orduya açıkça darbe yapma yetkisi verse bile, askerin darbe yapmasına hukuki (kanuni değil) gerekçe teşkil etmez, edemez. Alt hukuk normu (bu misalde kanun), üst hukuk normunu (anayasayı) ilga edecek, ortadan kaldıracak, ihlal edecek bir yetki içeremez.
Gazetenin ve bu konuda oluşan anlayışın dili çok problemlidir. Öncelikle askerin hukuk ile ilgili hiçbir açıklamasına itibar etmemek, hukuku asla askerlerden dinlememek, askerlerin hiçbir hukuk yorumuna meyletmemek gerekiyor. Darbecilerin o maddeyi darbenin kanuni ve hukuki gerekçesi olarak göstermeleri, akıl çarpılmasıdır. Kanun, anayasadan üstün müdür ki, kanuna dayanarak anayasayı askıya alacaksın? Böyle saçmalık olmaz…
Gazete köşe yazarlarının bir kısmının da bu dile ve muhtevaya meylettikleri görülüyor. O dil kullanıldığı müddetçe, o maddeyi değiştirseniz de adamların darbe gerekçesi bulma imkanı var. Tüm hukuk sistemini tersyüz eden, piramidi tersine çeviren, ayakları baş, başları ayak yapan bu yaklaşım, ayaklar altına alınmalı, taşla ezilmelidir.
Buradaki esas mesele, asker kişilerin özellikle de darbecilerin zihniyet dünyasında, askeri metinler, tüm hukuki metinlerin üzerindedir. Yani, orduya ait bir “yönerge” bile anayasadan daha yüksekte ve daha önemli bir hukuk metni sayılmaktadır. Böyle bir anlayış karşısında 35. Maddeye ihtiyacı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Komikleşmeyin…
Meşhur 35. Madde değişmeli midir? Yaygın yanlış anlamalara dikkat etmek gerekir. Madem ki darbenin kanuni gerekçesi olarak yanlış yorumlanmış ve kamuoyunda böyle yerleşmiş, öyleyse madde mutlaka ele alınmalı fakat değişiklikle yetinilmemeli, toptan kaldırılmalıdır. Madde kaldırılmalıdır da, en başta medya olmak üzere, tüm halk kesimlerinde darbenin kanuni gerekçesi olamayacağı, hiçbir hukuk metninin ve kanun maddesinin böyle anlaşılamayacağı, yorumlanamayacağı yönünde bir kanaat, anlayış, kavrayış oluşmalı, oluşturulmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir