DEMOKRASİ AŞKINA OR…K MU?

DEMOKRASİ AŞKINA OR…K MU?
Hürriyet Gazetesinde 15.10.2012 tarihinde yayınlanan bir haber çok ilginç. Batılıların demokrasi anlayışını göstermesi bakımından herkesin okuması, üzerinde düşünmesi gerekiyor. Haber, Almanya başbakanı Merkel’in, Atina ziyaretiyle, bu ziyaretteki protestocuların Merkel hakkında söyledikleriyle ve Merkel’in de kendi hakkında protestocuların küfürlerine verdiği cevapla ilgili. Merkel’in söylediği söz kadar ilgi başka bir husus da, Hürriyet Gazetesinin haberine uygun gördüğü başlık… Sırasıyla gidelim.
Almanya başbakanı Merkel’i Atina’da öfkeli bir kalabalık protesto etmiş ve kendisine “Defol orospu” diye küfretmiş. Hürriyet gazetesi haberi şu spotla veriyor. “Almanya Başbakanı Merkel, Atina ziyareti sırasında kendisine “Defol o….” diye bağıran Yunanları hoşgörüyle karşıladı, “Şiddete başvurmadan herkes düşüncesini söyleyebilir” dedi.”
Yunan halkı fena halde öfkeli… İçinde bulundukları ekonomik krizin birinci sorumlusu olarak kendi siyasetçilerini görüyorlar ama ikinci sırada da Almanya ve onun başbakanını görüyorlar. Kendi siyasetçilerine karşı ne kadar öfkeliyseler, her nedense ikinci sırada sorumlu gördükleri Almanya’ya da o kadar öfkeliler. Yunan halkının öfkesi, artık ahlaki sınırları aştı ve patlama noktasına geldi. Yabancı bir ülkenin kadın başbakanına “orospu” diyecek kadar zıvanadan çıktılar.
Yunan halkını anlamak mümkün, çok ağır bir kriz yaşıyorlar, krizin nasıl çözüleceğini bilmiyorlar, yakında çözüleceğine dair de hiçbir alamet görünmüyor. Öfkeli kalabalıkların psikolojik patlamalarını anlamak gerekir, Merkel de Yunan halkı ile ilgili, kendisine küfretmelerine rağmen ağır bir laf etmemekle doğrusunu yapmıştır. Zaten Merkel, ne yapabilirdi ki.
Fakat mesele bundan ibaret değil. Merkel, kendine küfredenlere, “kriz içinde, zor durumda bulunduklarını biliyorum, bu tepkiler öfke patlamaları, bu sebeple kendilerine kızamıyorum” şeklinde bir anlayış göstermiş değil. Aksine, gayet pişkin bir eda ile “Şiddete başvurmadan herkes düşüncesini söyleyebilir” diye cevap ve tepki vermiş.
Tam bu noktada benim kafam karıştı, Almanya başbakanı, kendine yönelik “orospu” ithamını “düşünce” olarak mı görüyor? Buna düşünce demek, “orospu” olma halini ihtimaller içine almak değil midir? Yani Almanya başbakanı “orospu” olabilir mi? Veya Almanya başbakanı, Avrupa ülkelerinden birinin halkı tarafından kendisinin “orospu” olduğunun düşünüldüğünü mü söylüyor? Kafam karıştı dedim ya, mazur görün, sorularım, anlamak için. Zaten ben bu batılıları oldum olası anlamadım. Perişan bir halde anlamaya çalışıyorum.
Yahu, “orospu” kelimesi, bu kelimenin muhtevasındaki itham, hakaret bile değil, düpedüz küfür. Bunu, düşünce kategorisine almak da ne demek? Bu yaklaşım düşünce hürriyeti veya düşünce hürriyetinin genişliği ile ilgili değil. Adamlar küfrediyor, kadın sırıtarak, “bu onların düşüncesi, düşünce hürriyetine saygılıyız” diyor. Ben hala anlamadım, mazur görün, mesela adamın biri Merkel’in karşısına geçip, “sizinle yatmak istiyorum, böyle bir düşüncem var” dediğinde, “düşüncene saygı duyuyorum” diye mi cevap verecek, yani böyle mi cevap veriyorlar batıda. Tamam da, “saygıdeğer bir düşünceyse o, niye yatmıyorsun?” diye soracağım, bizim demokrat olmayan(!) savcılarımız aleyhimde soruşturma açacak. Yahu nasıl bir şey bu böyle…
Demokrasi buysa, alın münasip cebinize sokun. Etiyle kemiğiyle sizin olsun. Yok, bu böyle olmaz, ülkeye o demokrasiden sakın getirmeyin. Bu ülke ve bu halk, demokrasi aşkına “orospuluk” yapmaz. Benden söylemesi, millet birbirini doğrar.
Bir şey daha… Bir “orospu”ya, “orospu” dendiğinde kızmadığını biliyordum. Bir şey daha öğrendim, batıda bir demokrata da “orospu” dendiğinde kızmıyor.
Not: Yazıdaki üslup için okuyuculardan özür dilerim. Mesele doğrudan “orospuluk” olunca nasıl anlatılır kestiremedim. Tekrar tekrar özür dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir