EVET, KARDEŞLİK KOKUYOR, HERŞEYE RAĞMEN

EVET, KARDEŞLİK KOKUSU, HERŞEYE RAĞMEN
Selehattin Demirtaş’ın, Van’daki depremzedelere yapılan yardımlar hakkında söylediği sözler ilham vericiydi. Müspet ve menfi ilhamlar…
Türk ve Kürtler ortalama bin yıldır kardeş. Tarih okumamak alışkanlık mı oldu yoksa Kemalist rejimin yalan olduğunu dünyanın anladığı resmi tarihine abone mi olundu?
Selahattin Demirtaş’ın, yardımlar hakkında söylediği, “kardeş kokusu geliyor” sözü, yeni keşfettiği bir vakıa ise yuh olsun onun ve onun gibilerin ham ervahına! Yok eğer, günün manasına uygun olan söz budur cinsinden söylediyse, aferin onun aklına! Çünkü tekrarında fayda var, mütemadiyen tekrarlanmasından usanmamak gerek.
Bin yıllık kardeşliğin 1923 yılından itibaren Kemalist rejim tarafından “Türkçü”, ırkçı, faşist uygulamalardan sonra Türkler ile Kürtler arasında husumetin meydana geldiği malum. Daha önceki bin yıla yakın beraberlikte hiç misali olmayan bu tür “nevzuhur” akılsızlık, Türkçü olmakla Türklere faydalı olmamış fakat Kürtlere fevkalade zararlı olmuştur. Hiçbir faydası olmayan ama zararı mutlak olan bir uygulama ancak “Kemalist akıl”dan zuhur edebilirdi. Yanlışlığı aşikar olan Kemalist uygulamalara karşı isyan ederken haklı olan Kürtler, Türkçülerin karşısına Kürtçü kimlikle çıkmak yanlışına nasıl düştüler? Aynı yanlışı kendi cephelerinde nasıl oldu da kanıksadılar. Her ikisi de mahiyet olarak aynı yanlış değil mi?
Problemin kaynağının açıkça Kemalizm olduğu belliydi. Öyleyse Kemalizm’e karşı birlikte mücadele edebilecekken, Kemalistlerin “Türkçülük” yanlışına aynı mahiyette olmak üzere “Kürtçülük” yanlışı ile mukabele eden Kürt Siyasi Hareketi, ülkedeki tüm akıl, vicdan ve fikir sahibi insanların tepkisini çekti. Bir yanlışa isyan etmek meşrudur. Fakat yanlışın “yanlışlığına” isyan etmek gerekir. İsyan ederken de doğru cephede bulunmak şarttır. Evinizi soyan hırsızın evini soymak, meşru isyan değildir. Bu olsa olsa sizi de hırsız yapar. Belki biraz indirim alırsınız ama yaptığınız işin hırsızlık olduğu gerçeğini değiştirmez. Kemalistlere, onların düşünce ve uygulamalarından (faşistliklerinden) dolayı isyan ederseniz, meşru isyan hakkınızı kullanmış olursunuz. Faşistliği sabit olanlara karşı faşist bir mücadele yürüttüğünüzde, meşru isyan hakkını kullanmış olmadığınız gibi isyan ettiğiniz ile “düşman kardeş” olursunuz ve aynı sebeple gayrimeşru duruma düşersiniz.
Türkiye’de düşünce zafiyeti olduğu için, meseleler derinliğine düşünülmez ve tartışılmaz. Satıhta kalan düşünceler ve tartışmalar, aslında hiçbir problemi çözemez fakat mutlaka yeni problemler çıkarır veya mevcut problemi derinleştirir. Kürtçülerin durumu da Türkçülerin durumundan farklı değil. “Ama bize zulmediliyor, şunlar şunlar yapılıyor bu sebeple bizde isyan ediyoruz” türünden gerekçelendirmeler, okuma yazma bilmeyen birilerinin de etkilenebileceği bir düşünce kırıntısıdır. Yapılan tüm zulümlerde yanlarında olacak milyonlarca insanı umursamadan, kendi küçük coğrafyasında ve kendi küçük nüfusu içinde üreteceği ahlaksız ve çapsız bir meşruiyet anlayışına iltica eden ve onunla iktifa eden “akıl”, Kemalist akıldan bir gram daha gelişmiş değildir.
Meselenin, Türk-Kürt parantezinde ortaya konmasının birinci sebebi Kemalistlerdir ama ikinci sebebi de Kürt siyasi hareketidir. Ülkenin aynı akıl bünyesine ve çapına sahip olan bu iki siyasi hareketi tasfiye etmesi gerekiyor.
Selahattin Demirtaş’ın, “yardımlarda kardeş kokusu var” ifadesini tabii ki müspet anlıyoruz. Dahası müspet anlaşılması gerektiğini düşünüyoruz. Her ne kadar kendilerinin müktesebatı bu ifadenin müspet anlaşılmasını mümkün kılmasa da…
Evet, kardeş kokusu var. Fakat koku organı hasta olmayan insanların hepsi, yaklaşık bin yıldır bu kokuyu alıyordu zaten. Son seksen yıldır pis kokuların yayıldığı kaynak ise halk değildi. Halktan hala kardeş kokusu geliyor. Kemalist siyasi rejimin yaydığı pis kokuları halk hiçbir zaman kendi arasına sokmamıştı. Halkın cahilliklerinden kaynaklanan bazı densizlikler ise mutlaka görmezden gelinmeliydi. Kemalist siyasi rejimin artıkları da temizlendiğinde, ülkede düşman kokusu kalmayacak. Sakın ola ki bu pis kokuyu şimdi de PKK ve BDP yaymaya başlamasın.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir