FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-1-TAKDİM

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-1-TAKDİM

Fethullah Gülen ile ilgili çok şey yazıldı ve söylendi. Kırk yıldır gündemde olan bir adam hakkında çok şey söylenmiş olması normal ama son aylarda hakkında yazılan ve söylenenler, muhtemeldir ki daha önce söylenenlerin toplamını geçmiştir.

Yazılan ve söylenenlerin kahir ekseriyeti örgütüyle ilgilidir ve son dönemde aldığı karar ve takip ettiği siyaset gereği “ihanet” ile itham edildiği için mesele umumiyetle uygulamalara dönük olarak değerlendirilmiştir. Tatbikat bahsi “acil” meselelerden olduğu için bu durum anlaşılabilir, Müslümanları ve hükümeti hedef alan ağır saldırısı savuşturulmadan fikri derinliklere inen değerlendirmeler yapmak mümkün olmuyor. Aslında olmalı, maalesef tatbikatın aciliyeti, fikri muhakemeleri arka plana atıyor.

Zamanı gelse de gelmese de artık Fethullah Gülen’i fikri çerçevede değerlendirmeye almak lazım. Fikren yaşayan birisi, fiilen ölse de tehlike devam ediyor demektir, öyleyse fikri değerlendirme şarttır.

*
Bir insanı fikren değerlendirmek için en seviyeli, en hacimli ve en zor konuları ihtiva eden eserlerine bakmak ve onlar üzerinden tenkit etmek “fikir namusu” gereğidir. Mesele Necip Fazıl’ı sadece “Ata Senfoni” isimli eseri üzerinden değerlendiren birisi, saf haliyle istismarcıdır. Bir insanın fikirleriyle hesaplaşmak için, onun zirve eserlerini tenkit etmeyi göze almak gerekir, aksi halde meselenin sağında solunda dolaşan fikir acuzelerine dönmek kaçınılmazdır.

Anladığımız kadarıyla Fethullah Gülen’in zirve eseri, “Kalbin zümrüt tepeleri” isimli dört ciltlik kitabıdır. Fethullah Gülen’i bu eser üzerinden tenkit edemeyenler, olsa olsa Fethullah Gülen üzerinden şöhret bulmaya çalışanlardır. Sadece bu eser üzerinden değerlendirme yapmak meseleyi tabii ki eksik bırakır ama bu eser değerlendirmeye alınmazsa meseleye hiç girilmemiş olur.

Bir hareketi değerlendirmenin fikir namusu ise, o hareketi en yüksek seviyede temsil edenin tenkidini gerektirir. Hareketin herhangi bir mensubunu, bu arada en seviyesizini emsal alarak ilgili hareketi değerlendirmek, tam anlamıyla fikir hilesidir. Bu sebeple, Müslümanların kahir ekseriyeti tarafından “paralel örgüt”, kendilerinin ise “hizmet hareketi” dedikleri yapıyı değerlendirmenin doğru yolu, Fethullah Gülen’i tenkit etmek, edebilmektir. Ekrem Dumanlı, Hüseyin Gülerce, Ali Ünal gibi adamlar üzerinden o hareketi değerlendirmek, meselenin merkezine ve aslına nüfuz imkanı vermeyeceği için ahlaki sayılmaz.

Öyleyse meseleye hangi zaviyeden bakacağımız anlaşıldı, paralel örgütü Fethullah Gülen üzerinden, Fethullah Gülen’i ise öncelikle zirve eseri olan “Kalbin zümrüt tepeleri” isimli dört ciltlik kitabı başta olmak üzere bütün kitaplarıyla değerlendirmemiz şart. Yapmaya çalıştığımız da tam olarak bu…

*
Fethullah Gülen, özellikle de “Kalbin zümrüt tepeleri” isimli eserinde, çok sinsi ve gizli “fikir hileleri” kullanıyor. Mesele dikkatli şekilde tetkik edilmezse anlaşılır gibi değil… Fikir hilelerinin üzerindeki perdeler kaldırılmadığı takdirde ifşa ve izah edilmesi imkansız. Fikir hileleri ifşa edilmezse Fethullah Gülen’in doğru anlaşılma ihtimali yok.

Fethullah Gülen, kitabında çok sayıda fikir hilesi kullanıyor. Tamamını keşfetmek şart, birkaçı eksik kaldığında diğerlerinin izahı zorlaşıyor, ispatı imkansızlaşıyor. Her fikir hilesi diğeriyle irtibatlıdır ve toplamı bir ağ oluşturuyor. Her biri bir diğerinin hem mesnedi hem de neticesi, bu açıdan bakıldığında tüm ağı çözmek şart, aksi halde iddia komikleşiyor. Bu sebeple yazılarımızın tamamının okunması zaruret haline geliyor. Mesele, bir veya birkaç yazıda izah edilebilir gibi değil, bir-iki yazımıza bakıp değerlendirme yapanlar meseleye vakıf olamazlar.

*
Kalbin zümrüt tepeleri isimli eser, İslam’ın en zor meselelerini kendine mevzu edinmiştir. Fethullah Gülen’in meselelere nüfuzundaki sığlığa bakıldığında, ilk fikir hilesiyle burada karşılaşıyoruz. Dört ciltlik eser, tasavvuf bahislerini tetkik etmek, tasavvufun en zorlu mefhumlarını ve meselelerini tahkik etmek iddiasındadır. Heyhat ki, sadece ıstılahı nakletmiş, kendine ait birkaç cümle dahi kuramamıştır. Tamamen nakil olan eser, sıfır telif noktasında kalmış, birkaç yerde kendi reyini izhar etmek istemiş, oralarda da ana mecradan ayrılmıştır. Bununla beraber, çetin meseleleri kendine mevzu edinmekle, onlara nüfuz ettiği intibaını uyandırmakta, kullandığı dil ve üslup ile bu hileyi mahirane şekilde perdelemektedir.

Müslümanlar arasında yüksek fikir irtifaına sahip olduğunuzu göstermenin yolu, İslam’ın varlık telakkisini (ontolojisini) ve buna bağlı olarak “tevhid” bahsini münhasıran elinde bulunduran tasavvuf ve onun çetin konuları ile ilgili fikir imalinde bulunmanız gerekiyor. Bunu bilen Fethullah Gülen, dört ciltlik eseri tasavvufa, tasavvufun mevzularına hasretmiş, en girift meseleler hakkında eser yazmış hüviyetiyle yüksek fikir ve ilim adamı mevkiine, kendi kendine (veya örgüt mensupları nezdinde) yerleşmiştir. Kitabın mevzu edindiği meseleler hakkında söyleyecek sözü olan bir elin parmakları kadar insanın ancak bulunduğu bir vasatta, “Abdurrahman Çelebi”lik oynuyor.

Fethullah Gülen, o meseleler hakkında fikir imal ve beyan edecek fazla insan olmadığını bildiği için, kendine makam tayin edecek eserini mezkur meseleler hakkında kaleme almış. Fikirle arasındaki en yakın mesafesi dünyanın iki ucu kadar olan mensupları, Fethullah Gülen’in fikir ve ilim teçhizatı ile ilgili tenkit yapanların burnuna bu kitabı uzatarak, “Var mı böyle bir kitap?” diye caka satıyor. O kitaptaki mevzularla biraz ilgilenmiş olsalar, Fethullah Gülen’in nakil yaptığını görecekler ama meselelere o kadar uzaklar ki, girift bahislerde nakil ile telifi bile birbirinden tefrik edemiyorlar. Zaten o meselelerle ciddi şekilde ilgilenmiş olanlar, o meseleleri anlamasalar bile günümüzün dikkat çeken mütefekkirlerinden olurlar.

FETHULLAH GÜLEN’İN FİKİR HİLESİ-1-TAKDİM” hakkında 1 yorum

  1. Memlekette fikir adamı kalmadığı için nakil ya da intihallerle profesör de olunuyor, pek muhterem hocaefendi (!) de..
    Gayretlerinizi takdirle karşılıyor, yazı serisinin devamını merakla bekliyorum.
    Cenab-ı Hak sizleri ümmete bağışlasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir