FRANSA YİRMİ ÜLKEDE KAPANIYORMUŞ

FRANSA YİRMİ ÜLKEDE KAPANIYORMUŞ
Star gazetesinin internet sitesindeki bir haber dikkat çekiciydi. Fransa yirmi ülkedeki misyonlarını Cuma günü kapatma kararı almış. Melun filmden sonra Fransa’da hakaret içeren bir karikatür yayınlandığı için Fransa bu kararı almış, haber bu yönde. Cuma namazından çıkan Müslüman kalabalıkların muhtemel tepkilerinden çekinerek tedbir almak durumunda kalmışlar.
Önce konunun tabiatını tespit edelim. Bir dine inanan insanların, dini değerlerine hakaret edildiğinde tepki vereceğini dünyanın bilmesi gerekiyor. Tepki, inanmanın tabii ve zaruri neticesidir. İslam, hem dünya hem de ahiret içindir, sadece ahiret için veya sadece dünya için değil. Batının din anlayışı hıristiyanlık olduğu ve hıristiyanlığı da tepkisiz hale getirecek kadar hayatın dışına ittikleri için, İslam’ı da öyle görüyor ve Müslümanların da öyle olmasını bekliyorlar. Bu ucube bir anlayış, dünyayı, dünyada yaşayan her çeşit insanı, kendisi gibi zanneden, kendisi gibi olmasını şart koşan, başka şekilde olmasını barbarlık kelimesiyle tanımlayan batı, tam bir entelektüel çıldırmışlık hali yaşıyor. Bu kadar yobaz, bu kadar cahil, bu kadar fikr-i sabit hale gelen, bütün bunları anlamasına imkan vermeyen bir akıl formuna da mahkum olan batı dünyası ve insanı, artık dünyaya hiçbir şey veremez, sadece dünyaya ve insanlığa zararlı olur. Bu sebeple batının tüm unsurlarıyla dünyadan çekilmesinde fayda var.
Batıyla aramıza bu kadar radikal sınırlar koymalı mıyız? Aslında hayır… Fakat adamlar o kadar hayvan, o kadar cahil, o kadar barbar ki, nasıl münasebet kurulabileceğini kestirmek kabil değil. Bunların en medenisi, kendini dünyanın efendisi, kendi kültürünü dünyanın en üstün kültürü sayıyor. Eşitler arası bir ilişki kurmanın tüm altyapısını kendi psikolojik dünyalarında imha etmişler. Dünyanın geri kalanı adamların hizmetkarı, hizmetçi rolünden biraz sıyrılanları “terörist”, “barbar”, “vahşi” gibi insanlığa sığmayacak hakaretlerle isimlendiriyor, itham ediyor ve hayat hakkı tanımıyorlar. Kim bu adamlarla “medeni” münasebet kurmanın yolunu bulabilir?
Fransa, ülkesinde yayınlanan bir karikatürden dolayı Müslümanların göstereceği tepkiden korkmuş ve Cuma günü yirmi ülkedeki tüm misyonlarını kapatma kararı almış. Almalı. Tepkiden korkmalı. Bilmeliler, kendileri hakaret hürriyetine bile sahip olarak rahat bir hayat yaşayacaklar ama hakaret ettiklerine tepki gösterme hürriyeti bile tanımayacaklar, böyle bir denklemin sosyal hayatta ve insan tabiatında karşılığı yok. Bilmeliler bunu, hayatın yüzüne tükürdüğü davranışları, ellerindeki güce dayanarak sergileyemeyeceklerini…
Bu gün tepkilerin kendi ülkelerine kadar ulaşamadığını görerek rahat yaşamamalılar. Önce tüm dünyadan çekilmek zorunda kalacaklar ve kendi ülkelerine sıkışacaklar. Dünya ile münasebet kuramayacak hale gelecekler, yalnız başlarına küfür, hakaret, aşağılama ile yaşanamayacağını görecekler. Önce yalnız kalsınlar, dünyanın yüzlerine tükürdüğünü görsünler, “merhaba” diyen kimseyi bulamaz hale gelsinler, ancak ondan sonra başlarını elleri arasına alıp düşünecekler. Batılıların birkaç asırdan beri sahip oldukları akıl formu, kendileriyle ilgili değişime açık değiller. İstedikleri, dünyanın kendilerine bakarak değişmesidir, kendileri dünyaya bakarak değişmeye asla niyetli değiller. Bu sebeple sahip oldukları akıl formu, hayatı yaşayamaz hale gelene kadar değişecek gibi görünmüyor. Değişmeyeceği için de, hayatı yaşayamaz hale getirecektir, o noktaya varıldığında ise değişme imkanı kalmayacak ve akıl patlayacaktır.
Batı kültür ve medeniyeti, insanlık tarihinin en ahmak çeşidi olarak tescil edilecek kuşkusuz. İmkanlarını bu kadar hoyrat ve ahmakça kullanan bir medeniyet yoktur. Neymiş, fikir hürriyetiymiş… Hayvanların fikri mi olur ki fikir hürriyeti olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir