HALA HESAP SORMAKTAN BAHSEDİYORLAR!

HALA HESAP SORMAKTAN BAHSEDİYORLAR!

İhanet örgütünün emniyet ayağına dönük küçük bir operasyon başladı. Gözaltına alınan ve savcılığa sevkedilen “kahramanlar”, hala hesap sormaktan bahsediyor. Bir taraftan mağduriyet manzaraları oluşturmaya çalışırken diğer taraftan hala güçlü olduklarını ve hesap sorma zamanlarının geleceğini iddia ediyor. Kısaca tehdit etmeye devam ediyorlar, “sıra bize gelecek ve hepinizden hesap soracağız” mealinde…

Ahmaklar hala anlamadılar, sıra kendilerine gelmişti, on iki yıldır sıra kendilerindeydi, sıralarını iyi değerlendiremediler, her şeyi berbat ettiler. Şimdi sıra kendilerinden hesap sorulmasına geldi ama onlar hala sıranın geleceğini zannediyorlar.

İbrahim Sancak’ın, “Fethullah Gülen hizmetçilerini zor tutuyor” başlıklı yazısında tespit ettiği gibi, Fethullah Gülen, bendelerine hala “tarih” vererek onları ayakta tutmaya, ümitlerini korumaya devam ediyor anlaşılan. “Dayanın, filan vakit geldiğinde hesap zamanı dönecek” türünden bir şeyler diyor olmalı. Oysa hesap zamanı döndü, artık hiçbir tarih ve takvim kendileri lehine bir zuhurata gebe değil. En fazla güvendikleri İsrail bile bir avuç İzzettin El-Kassam mücahidi karşısında hezimete uğradı, ateşkes için yalvarıyor. Yani dememiz o ki, ihanet örgütü sadece Türkiye’de hezimete uğramıyor, ağa babaları da Gazze’de hezimete uğruyor.

Amiyane tabirle, “bitti o iş şekerim”… Bundan sonra size verilen her tarih, uğrayacağınız zayiatı asgariye indirmek için çırpınmanızla geçecek. Asla zafer yok size, çünkü hainler asla zafer kazanamazlar. İsrail zafer kazansa bile, kendi davasının zaferini kazanmış olacak, size ise ihanetinizin hesabını vermek kalacak. Tarih, hainler için zafer kaydetmemiştir, hainler en iyi ihtimalle kafaları vurularak hayatları bitirilmiştir. Ha eğer lideriniz bizzat Yahudi ise eğer, İsrail’in kazanması muhal olan zaferi gerçekleştiğinde o zaferi sahiplenebilir. Bu ihtimal dışında size zafer yok.

Bir yeden bir yere nakledilirken gördüğü kameraya bakarak, “bunların hesabını vereceksiniz” diye bağıran ahmak, bitti. Lider kabul ettiğiniz mistik kişinin size verdiği zafer tarihleri, sizin kaçınılmaz sonunuza biraz daha yaklaşmanızdan başka bir anlama gelmeyecek. Siz, bunu ne kadar zor anlarsanız, o kadar mermi olarak kullanılmış olacaksınız. Anlamanız ne kadar uzun sürerse, sizin üzerinizden o kadar uzun süre ihanet devam edecek. Elinize Kur’an-ı Kerim’i alarak kabadayılık yapmanız, ihanetinizi örtbas etmeyecek. Çünkü ihanetin tabiatında var bu tür işler, hainler hiçbir zaman kendi asli kimlikleriyle ortaya çıkmazlar. Sizin istismar etmeyeceğiniz hiçbir kıymetin olmadığını bizim ve halkın çoktan anladığını sadece siz görmüyorsunuz.

Siz kahramanlık yaptığınızı zannediyorsunuz, sizden başka herkes ihanetinizi görüyor. Sizin kahramanlık sahnesi zannettiğiniz o manzaralar, halk tarafından ihanet sahnesi olarak izleniyor. Elinize Kur’an-ı Kerim aldığınızda kendinizin paklamıyor, aksine ihanetinizin derinliğini gösteriyorsunuz. Müslüman kisveli bir hareketin eline Tevrat almasını kimse beklemiyor, elinizdeki Kur’an-ı Kerim, ihanetinizin ve istismarınızın en büyük delilidir.

Biliyoruz, İzzettin El-Kassam mücahitlerinin öldürdüğü her Yahudi askeri için üzülüyorsunuz. Bu sıralar başınıza gelebilecek en büyük felaket, Hamas’ın zafer kazanmasıdır. Sevdiğiniz güneydeki devletin başı, sizin kadar belada. Fethullah Gülen’in buna üzüldüğü kadar sizin tutuklanmanıza üzülmediğini de biliyoruz.

Hamas’ın İsrail gibi bir vahşet ve barbarlık örgütüne karşı direnmesindeki asalet, sizin Müslümanlara karşı kurduğunuz tuzaklarla elde edebileceğiniz cinsten değil. Hamas’a, televizyonlarınızdan terör örgütü demenizi unutmadık. Hamas mağlup olsa da asaletiyle şehit olmak gibi bir zaferin muhatabıdır, siz ise galip gelseniz bile ihanetinizle yargılanacağınız mahkeme-i kübra’da rezil ve zelil olacaksınız.

Tehdidine devam et be hey gafil… Tüm varlığın, Fethullah Gülen’in ihanetinin yakıtı olmaktan başka bir işe yaramayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir