HAYRETTİN KARAMAN HEZEYANINDA ISRAR EDİYOR

HAYRETTİN KARAMAN HEZEYANINDA ISRAR EDİYOR

Hayrettin Karaman, 2010 yılında Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazısında, “Recm yoktur” başlıklı yazı yazabilmişti, bu yazıya gerekli tepki de verilmemişti. Biz mesele üzerine tenkit yazısı yazmıştık ama kamuoyundan çok daha ciddi tepkiler olması gerekiyordu. Yeterince tepki almamış olmalı ki, hezeyanına hala devam ediyor.

Ali Ünal, üyesi olduğu terör örgütünün sabıkasına bakmadan Hayrettin Karaman’ı tenkit edince mesele tekrar gündeme geldi. Hayrettin Karaman, Ali Ünal’a isim zikretmeden cevap verdiği 17.07.2014 tarihli “Başka konular” başlıklı yazısında recim cezası ile ilgili eski görüşlerinin aynen devam ettiğini, geçen zaman içinde görüşlerinin değişmediğini tekrarlayan bir yazı yayınladı. Ali Ünal’ın yazısından sonra cevabi bir yazı bekliyorduk ve cevabında da, eski görüşlerini değiştirdiğini beyan edeceğini ümit etmiştik. Heyhat!

Türkiye’de fikir ve ilim adamı kisveli kişilerin bir özelliği var; hezeyanlarında ısrar etmek… Bu tavrı istikrar zannediyorlar, dirayet zannediyorlar. Hayrettin Karaman, eski reformist görüşlerini göğsünü gere gere tekrar etmekten imtina etmediği gibi gerekçe olarak ileri sürdüğü düşünce o kadar rezil, o kadar iğrenç, o kadar cahilce ki, tahammül edilir gibi değil. Şu gerekçeye bakın;
“Bu sebeple günümüzde İslam aleyhine kullanılan ve insanları İslam’dan korkutmaya yarayan bir cezayı sahiplenmek ve savunmak uygun değildir.’”

Böyle bir gerekçeyle İslami esaslardan ne zamandan beri vazgeçmeye başladık. Ne zamandan beri “kınayanların kınamasına” aldırmaya başladık. Hayrettin Karaman gibi bir adam, batı tarafından oluşturulmuş kültürün (özellikle hümanist kılıflı barbarlıkların) tesiri altında kalması ve onların bakışlarına göre İslami esasları değerlendirmesi ne kadar acı… İslam’ı, batının ve batı kültürünün tenkitlerine göre kabul veya ret edeceksek zaten (Allah muhafaza) Müslüman değiliz ki? İman, pazarlıksız olarak Allah ve Resulünün bildirdiklerini ve tatbik ettiklerini kabul etmek değil miydi? Bu tarifi ne zaman değiştirdiniz de bizim haberimiz yok.

Batılılar ve batıcılar insanları sadece recm cezasıyla İslam’dan korkutmaya çalışmıyorlar ki, İslam’a yönelttikleri binlerce tenkit var. Onların tenkitlerini dikkate alacaksak, o tenkitlere göre İslam’ın esasları üzerinde oynayacaksak, bunun adı dinde reform değil de nedir?

Hayrettin Karaman gibi bazı isimler, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu dergilerinde “dinde reformcular” olarak teşhis ve teşhir edilmişti. Üstad gibi bir kalem kalmayınca, Karaman gibi “alim” kisveli kişiler reformlarına gazete köşelerinde açıktan ve cüretkar şekilde devam edebilir hale geldiler.

“Ali Ünal gibi ihanet örgütü üyelerine tenkit malzemesi veriyor” cinsinden bakış açıları doğru değil. Bu mesele, ihanet örgütünün eline fırsat geçirmesinden çok daha mühim bir konudur. Dinde reform meselesi, yirminci asırda yaygınlık kazanmış bir cahillik ve itikatsızlık cereyanıdır. Zaten ihanet örgütü de dinde reformcuların örgütlü misalidir. Biz Hayrettin Karaman’ı tenkit ederken, meseleyi dinde reform çerçevesinde ele almakla, aynı zamanda ihanet örgütünü de tenkit etmiş oluyoruz. Bu kadar mühim bir meseleyi, ihanet örgütünün istismar edeceği malzeme verip vermeme konusu olarak ele alıp da, Hayrettin Karaman’ı paklayamayız.

Ali Ünal gibi bir ucubenin, yıllardır bu meselelerle ilgilenmemesi bir tarafa, Hayrettin Karaman’ın bu görüşünü tenkit etmesi tam bir samimiyetsizlik tezahürüdür. Reşit Haylamaz isimli hainin, Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam ile ilgili kitabında, şehadet kelimesinin ikinci kısmını kaldırmasına ve sadece “Lailahe illallah” kısmının kafi olacağı yönündeki hezeyanına tek kelam etmemesi, günümüz reformcularının zirvesini ihanet örgütünün temsil ettiğini göstermeye kafidir.

İki çift lafımızda Akparti ve Yeni Şafak gazetesine… Akparti ve Tayyip Erdoğan, eğer Hayrettin Karaman’ı İslam alimi olarak kabul ediyor ve bazı meselelerde fetva mercii haline getiriyorsa, bunu bir şekilde bilmeliyiz ve derhal desteğimizi de çekmeliyiz. Keza Yeni Şafak gazetesi Hayrettin Karaman’ın işine son vermeli, köşe yazılarını durdurmalı, tüm ilişiğini kesmelidir. Hezeyanında ısrar eden Hayrettin Karaman, Yeni Şafak gibi bir gazetede Müslümanları zehirlemeye devam edecekse, gazeteye karşı tavır almak zorunda kalacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir