HSYK ÜYELERİNİN UCUZ MANEVRASI, İSTİFA

HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek ve Kurul asil üyeleri Suna Türkoğlu, Orhan Cem Erbük, Musa Tekin ile yedek üyeler Fatma Anıl Genç, Hatice Ceyda Kerman ve Ayşe Albayrak Doğan, toplu olarak istifa etti. Kurul üyelerinden sadece ALİ SUAT ERTOSUN istifa etmedi. Ve gündem birden bu hadiseye kilitlendi. Neredeyse tüm gazetelerin manşetlerine taşınan bu vaka, neden bu kadar önemli?
Hadisenin önemi, kurumun ehemmiyetinden kaynaklanıyor. HSYK… Nedir bu kurumu önemli kılan? Kısaca göz atalım.
Ülkedeki yargı sistemi genel hatlarıyla şu şekilde kurulmuştur. Adli yargı, idari yargı ve askeri yargı… Askeri yargı konunun dışında… Mahkemeler, mahalli mahkemeler ve yüksek mahkemeler olarak teşekkül etmiştir. Adli ve idari yargı yollarındaki mahalli mahkemelerin hakim ve savcılarını, seçmek, tayin etmek, görevden almak, disiplin cezası vermek ve bunlar gibi başka yetkilere sahiptir. Mahalli mahkeme hakim ve savcıları ile ilgili bu yetkileri kullanırken, onlar arasından yüksek mahkemelere (Yargıtay ve Danıştay’a) üye seçme yetkisine de sahiptir. (HSYK Kanunu madde 4)
Kurumun üyeleri ise Yargıtay ve Danıştay tarafından seçilmektedir. Üç asıl ve üç yedek üye Yargıtay tarafından, iki asıl ve iki yedek üye ise Danıştay tarafından seçilmektedir. Sisteme bakın… HSYK, Yargıtay ve Danıştay üyelerini seçmekte, Yargıtay ve Danıştay da HSYK üyelerini seçmektedir. Tam bir kapalı devre sistem… (HSYK Kanunu madde 5)
Yargıtay, Danıştay ve HSYK arasındaki üçlü sacayağı, ülkedeki tüm sistem içinde birbirini koruyan ve kollayanların mevzilendiği bir kale görevi görüyor. Bu kapalı devre sistem, yüksek yargı ile HSYK’nın hürriyetler karşısında sarsılmaz bir bariyer oluşturmasını açıklıyor.
Böyle bir kalede ikamet edenler, ne oldu da topluca (Ali Suat Ertosun hariç) istifa ettiler?
Çünkü 12.09.2010 tarihli referandumda halk tarafından onaylanan değişiklik paketi, bu kalenin surlarını yerle bir etti ve “al gülüm-ver gülüm” şeklindeki sistemi ortadan kaldırdı. Değişiklikle birlikte kurulun üye sayısı 21 asıl ve 10 yedek üye olarak belirlendi. Üyelerin seçimleri ise Cumhurbaşkanı, Anayasa mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, adli hakimler ve idari hakimlerin kendi aralarından seçmeleri şeklinde çok daha geniş bir yelpazeye yayılarak, YARGITAY, DANIŞTAY VE HSYK arasındaki sacayağı kırıldı.
Tamam, ama neden bu şimdi istifa ettiler? Hala görev süreleri bitmemişti.
Görev süreleri bitmemişti ama süreleri de az kalmıştı. Özellikle başkan vekili olan Kadir ÖZBEK’İN görev süresi 02.12.2010 da doluyordu. İstifa edenlerden birkaçının görev süresinin bitmesine iki yıl civarında bir zaman vardı ama başkan vekilinin görev süresinin sona gelmiş olması, onun organizasyonunda gerçekleşen bu hadisenin zamanlamasını izah etmeye kafi geliyor.
Başkan vekili Kadir ÖZBEK, görev sürelerinin bitmesine iki yıl civarında kalan üyeleri istifaya nasıl ikna etmiştir? İşte bu sorunun cevabı, aynı zamanda “neden şimdi istifa ettiler?” sorusunun da ikinci cevabıdır. Önümüzdeki aylarda Yargıtay başkanlık seçimi yapılacak… Kadir ÖZBEK, gazetecilerin, “Yargıtay başkanlığına aday olacak mısınız?” sorusuna herhangi bir cevap vermedi ama gündeminde böyle bir adaylık olduğu, zamanlamadan anlaşılmaktadır.
*
Bütün bunların anlamı ne?
Ülkedeki Kemalist/militarist rejim, kendini muhafaza etmek için her alanda mevziler kazmış ve buralara, hukuku umursamaksızın devasa yığınaklar yapmıştır. Halkın hürriyet taleplerine karşı birer bariyer görevi gören bu mevziler, hem kanunla (hukukla değil) hem de fiili destekle ayakta tutulmaya çalışılmıştır.
Yargı alanındaki en önemli mevzilerden birisi, HSYK’dır. HSYK, yargının üzerinde “demokles’in kılıcı” gibi sallanmakta ve siyasi rejim için suç işleyenlerin yargılanmasına mani olacak manivela görevini üstlenmiştir. 12 Eylül darbesini yapanlar için iddianame hazırlayan eski savcı, SACİT KAYASU, ordu içindeki çetelerin yargılanması için iddianame hazırlayan Şemdinli savcısı FERHAT SARIKAYA, HSYK tarafından görevden alınmış ve hayatlarını kazanabilmek için asgari maişet temininden mahrum hale getirilmişti. Keza Ergenekon soruşturmasını yapan savcılar ve davalarına bakan hakimlerin, işlerinin orta yerindeyken görev yerlerinin değiştirilmesi teşebbüsünde bulunan da HSYK idi. Bu noktadan bakıldığında görülüyor ki, HSYK, ordu içindeki çeteleşmeleri, ordunun silah gücüyle korumasından daha sağlam bir koruma kalkanı oluşturmaktaydı.
Referandum ile birlikte ülkedeki militarist siyasi rejim, çok ciddi mevzilerini kaybetti. HSYK bunlardan birisidir. Üyelerin istifası ise, zaten elden gitmiş olan bu kurumun üyeliğinden son bir fayda temin etmeye matuf gibi görünüyor. Sürelerinin son gününe kadar görev yapmaları halinde elde edecekleri faydadan daha fazlasını, istifa yoluyla gündem oluşturarak elde etmeyi hedefliyorlar. Zaten istifa etmekten başka yapabilecekleri bir şey kalmamıştı. İstifa etmekle ülkenin gündemini birkaç gün işgal etmek ve “vesayet rejimi” taraftarlarına, tenkit için bir malzeme daha sunmak gibi bir görev ifa ettiler. Doğrusu, hayatları boyunca yaptıkları en asil ve en faydalı görev, İSTİFA ETMEK OLMUŞTUR. Millet, bu güne kadar yaptıklarını utançla, bu gün yaptıklarını ise hayırla anacaktır.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir