İHANET GÜNLÜKLERİ-(01.04.2014)-HÜSEYİN GÜLERCE “İYİ POLİS” Mİ?

İHANET GÜNLÜKLERİ-(01.04.2014)-HÜSEYİN GÜLERCE “İYİ POLİS” Mİ?

İyi polis kötü polis meselesini bilmeyen yok herhalde, hatırlatalım yine de, bir zanlıyı sorgularken polisin biri kötü rolde eziyet eder, o gittikten sonra diğer bir polis gelir ve iyi rolde zanlıya yardım eder ve onun itimadını kazanarak, bilgi alır. Hüseyin Gülerce, seçim öncesinde de birkaç çıkış yaptı ama yine ihanet örgütü içinde yaşamaya ve onun açtığı savaşta bir mevzii işgal etmeye devam etti. Seçim sonuçları açıklanıp da Akparti’nin zaferi netleşince yine bir açıklama yapmış. Star gazetesinin internet sitesinden iktibas edelim;

“Hüseyin Gülerce: Cemaat 4 önemli yanlış yaptı” başlığı ile verilen haberde şunları söylüyor;

“Gülen grubunun önemli isimlerinden Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce yerel seçimler sonrası gazeteci Hadi Özışık’a konuştu. Gülerce’ye göre seçim öncesi süreçte cemaat 4 önemli yanlış yaptı.

Gülerce’nin 4 yanlış dediği unsurlar şöyle;

1- Hizmet baştan beri yanlış yaptı. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na savaş açtı. Gezi’den itibaren Başbakan’a hakaret etmeye başladılar.

2- Üslubumuzu kaybettik. Namus bildiğimiz üslubumuz. Biz bunu bıraktık hükümetle savaşa girdik, diyaloğu bıraktık çatışmacı dil kullandık.

3- Siyasallaştık. CHP için kapı kapı dolaşıp oy istedik.

4- Hizmet hep çoğunlukla hareket etti. Hep öyle yoluna devam etti. İlk defa çoğunluğun karşısına çıktı ve kaybetti. Orjinalini kaybetti, yara aldı.

Gülerce, Cemaat-İktidar kavgasında, inananların kullanıldığı görüşünü de savundu. Hizmet’e gönül vermiş insanların bu hisse kapıldığını belirtti.

Gülerce, 30 Mart’ta AK Parti’nin elde ettiği başarıya rağmen, yanlışta ısrarın sürdüğünü belirtti ve şunları söyledi: Bu yanlış Hizmet’i temsil vasfı olmayan kişiler tarafından yapılıyor. İnsanların tanıdığı bildiği Hizmet bu değil. Hizmet yara aldı. Hizmet’i tanınmaz hale getirdiler. İnsanların güveni sarsıldı. Hoşgörü vardı bizde, diyalog vardı bizde, insanların gönlüne girmeyi istiyorduk. Biz ne yaptık peki? Kapı kapı dolaşıp CHP için oy istedik.

Gülerce bundan sonrası için de ‘Cemaat ayarlarına dönmeli’ ifadesini kullandı.”

Gülerce’nin söylediklerinin tamamı doğru, tam itirafname mahiyetinde… Söylediklerinin tamamının doğru olması, o meseledeki doğruların tamamının ondan ibaret olduğunu göstermez, söylediklerinin tamamı doğru ama eksik, başka doğrular da var. Fakat buradaki konumuz başka, o konuyu şimdilik erteleyelim.

Hüseyin Gülerce’nin “itirafnamesi”, ihanet örgütü için çok ağır bir metin. Bu metin her ne kadar bizim için çok alelade ve hafif olsa da, ihanet örgütüne çok ağır gelir.

Seçimin (2014 mahalli seçimi) akabinde böyle bir açıklama yapması inandırıcı mıdır? Hüseyin Gülerce bu beyanında ve tavrında gerçekten samimi midir? Bu soruları neden soruyoruz? Çünkü bir örgüt takiyyeyi inanç haline getirmişse, o örgüt mensuplarının beyanlarına inanmamak gibi bir tedbire ihtiyacımız var. Örgüt için çok ağır bir itiraf olan bu beyanlarından sonra mesela gazetede yazmaya devam ederse veya yazdırmaya devam ederlerse, inandırıcılığı daha da zayıflamaz mı? Dünkü (31.03.2014 tarihli) gazete nüshasında tüm yazarlar ateş püskürürken, seçim öncesi alçaklıklarını ve hainliklerini aynı şekilde devam ettirirken, Gülerce’nin böyle bir beyanat vermesine rağmen hala o gazetede köşe yazısı yazmaya devam etmesini anlamak mümkün mü?

Hüseyin Gülerce “iyi polis” rolü mü oynuyor? Örgüt, açıktan özür dilemeyi, olmayan onuruna yediremiyor, bu sebeple Gülerce üzerinden bir yoklama mı yapıyor? Gülerce’nin beyanları Akparti çevrelerinde makul görülür ve taraftar toplarsa gizli görüşmelere başlayacak ve anlaşma için özür mü dileyecekler? Yani açıktan ve doğrudan özür dilerlerse, buna rağmen başbakan kararından vazgeçmez ve anlaşmaya yanaşmazsa açığa düşmüş olacakları için Gülerce’yi yem olarak mı kullanıyorlar?

Hüseyin Gülerce, bu beyanında ve tavrında samimi olabilir ama unutmamalıdır ki, bir örgütte takiyye ve ona bağlı olarak ihanet varsa, o örgüt üyelerinin inandırıcı olabilmelerinin bedeli yüksektir. Hüseyin Gülerce, örgütten, örgütün yayın organından ayrılmadan inandırıcı olması beklenmez. Ayrılmazsa “iyi polis” rolünde olduğu ve aynı örgüte üyeliğini devam ettirdiği düşünülür.

*
İhanet örgütünün bundan sonra Erdoğan ile anlaşmak için köpekler (afedersiniz, kıtmirler) gibi yalvaracağını biliyoruz. Erdoğan’ın seçim akşamı balkon konuşmasında da açıkça ve kararlı şekilde söylediği gibi haşhaşilerden daha kötü olan bu örgütle anlaşmayacağını bildikleri için hala tafra satıyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir