İHANET GÜNLÜKLERİ-17.08.2014-ALİ ÜNAL TUZAĞA DAVET EDİYOR

İHANET GÜNLÜKLERİ-17.08.2014-ALİ ÜNAL TUZAĞA DAVET EDİYOR

Paralelcilerin aklının başına gelmesi için mahşeri beklememiz gerektiğini anladık. Fethullah Gülen, adına mübahele veya muhavele dediği bir tuzak kurdu, mensupları da, tüm Müslümanları da bu tuzağa çekmek için uğraşıyor. Müslümanları o tuzağa çekme görevini en son Ali Ünal üstlenmiş, 17.08.2014 tarihli, “Hala ‘amin’ bekleyen mübahele veya muhavele” başlıklı yazısında, “amin” dememiz için bizi tahrik ediyor ve meydan okuyor. Ahmak…

Fethullah Gülen’in bedduası (onların diliyle mübahele veya muhavelesi) dikkatle tetkik edilmediği için gözden kaçan bazı özellikler var, tuzak da zaten bu özelliklerde gizli. Başhain öyle bir tuzak kurmuş ki, o tuzağa “amin” diyen her Müslüman mahvolur, ihanet örgütünden olsun veya olmasın…

Ali Ünal’ın yazısından nakille, Fethullah Gülen’in bedduası şöyle;
“Bu olumsuz şeylerin üzerine giden arkadaşlar (ilgili savcılar ve Emniyet mensupları), kimse onlar, tanımıyorum, binde birini bile tanımıyorum bu işin üzerine “Hukukun ve aynı zamanda sistemin, Din’in ve aynı zamanda demokrasinin gerektirdiği şeyler bunlardır.” deyip arınma adına, yıkanma adına, temizlenme adına, kirlerin öbür tarafa kalmasına meydan vermemek adına bir şey yaparken Din’in ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa… bize de nispet ediyorlar, dolayısıyla ben bizi de onların içinde görerek diyorum.. Din’in ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa, yaptıkları şey Kur’an’ın temel disiplinlerine aykırıysa, Sünnet-i Sahiha’ya aykırıysa, İslâm’ın hukukuna aykırıysa, modern hukuka aykırıysa, demokratik telâkkilere aykırıysa Allah, bizi de, onları da yerlerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın. Ama öyle değilse, hırsızı görmeden hırsızı yakalayanın üzerine gidenler, cinayeti görmeyip de masum insanlara cürüm atmak suretiyle onları karalamaya çalışanlar.. Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkân vermesin!”

Bu cümleler, Ali Ünal’ın ifade ettiği gibi ne bir mübaheledir, ne bir muhaveledir… Bu cümleler, çok ince hesaplanmış bir tuzaktır ve hem bu bedduayı edeni hem de hangi taraftan olursa olsun “amin” diyeni mahveder.

Bu cümlelerdeki tuzak nerededir, nasıl kurulmuştur? Tuzak şu cümlelerle kurulmuştur;
“Din’in ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa, yaptıkları şey Kur’an’ın temel disiplinlerine aykırıysa, Sünnet-i Sahiha’ya aykırıysa, İslâm’ın hukukuna aykırıysa, modern hukuka aykırıysa, demokratik telâkkilere aykırıysa Allah…”

Dikkat edin… “Modern hukuka aykırıysa, demokratik telakkilere aykırıysa…” ifadesi, kurtuluşu asla mümkün olmayan bir tuzaktır. Müslümanlar “modern hukuka” uymak zorunda değildir, Müslümanlar modern hukuka, ancak baskı altında olduklarında, uymak mecburiyetinde kaldıklarında, güçleri ona uymamaya yetecek seviyede değilse uyarlar, o da kerhen… Bir Müslümana, “Modern hukuka aykırı davrandıysam Allah belamı versin” şeklinde beddua ettirmek, bu zamana kadar görülmemiş bir tuzaktır. İslam hukuku ortadayken modern hukuku tercih eden bir insan zaten Müslüman değildir, “modern hukuka aykırı hareket ettiysem Allah belamı versin” şeklinde beddua ettirmek ise helakını kendi eliyle hazırlamaktır. Yani her iki ihtimalde de Müslümanların helakını ilzam eden bir tuzak kurulmuştur.

İslam’ın dışında başka bir kaynağı, yeminine ve bedduasına temel alacak kadar yolunu şaşırmış bir adamdan bahsediyoruz. MÜSLÜMANLAR, BAŞHAİNİN BEDDUASINA ASLA “AMİN” DEMEYİN. İslam’ın dışında bir kaynak yemin metninin veya mübahelenin veya muhavelenin temeli olmaz, olamaz.

Bu kadar melun bir tuzağı dünyadaki en cahil Müslüman bile kurmaz. “Amin” diyen her Müslümanın ahiretini mahvedecek olan bir tuzak, bırakın bir İslam alimini, kör cahil tarafından bile kurulmaz. Ali Ünal gibi çıldırmış olanlara söyleyecek bir sözümüz kalmadı ama paralel örgütün samimi tabanını da ikaz ediyoruz, “amin” demeyin bu tuzağa…

Bir insanın Müslümanlara böyle bir tuzak kurması için İslam dışı bir kaynaktan besleniyor olması gerek. Mevzuun anlaşılması için misal verelim; mesela Fethullah Gülen Yahudi olsun, böyle bir beddua (mübahele, muhavele) yaparak, amin diyen tüm Müslümanların ahiretini mahvediyor. Kendisi Yahudi olduğu için, Yahudiliğin hak din olduğuna inandığı için bu beddua kendisini bağlamıyor, böylece amin diyen tüm Müslümanların ahiretini mahvediyor. Bir taşla milyonlarca kuş…

Tayyip Erdoğan, 30 Mart seçim sürecinde, “biz beddua etmeyiz, dua ederiz” şeklinde formüle ettiği mücadelesini, bu tuzağa düşmeyecek şekilde ortaya koymuştu. Erdoğan’ın buradaki incelikleri gördüğünü zannetmiyoruz ama Allah samimiyeti sever ve samimi insanlara yardım eder. Böylece Allah Azze ve Celle, Erdoğan’ın arkasından gidenleri bu tuzaktan korudu.

Kamuoyunda gözümüze çarpıyor, bazı Müslümanlar bu bedduaya “amin” diyor. Aman yapmayın, iki tarafı keskin kılıç, tutacak yeri yok, her halükarda zarar… Başhainin sinsice kurduğu bu tuzağa düşmeyin.

İHANET GÜNLÜKLERİ-17.08.2014-ALİ ÜNAL TUZAĞA DAVET EDİYOR” hakkında 1 yorum

  1. Başhain modern hukuka , hatta modern bilimlere , felsefeye , çağdaş resim sanatına bile uysa da, uymasa da, Allah onun müstahakını versin, bir şey olmaya imkan vermesin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir