İLİMLERİN TASNİFİ-11-TERKİP İLİMLERİNİN TAHSİLİ

İLİMLERİN TASNİFİ-11-TERKİP İLİMLERİNİN TAHSİLİ
Terkip ilimlerinin hususi tedrisat nizamı olmalıdır. Umumi maarif sistemi içinde mütalaa edilmemeli, onlarla karıştırılmamalı, onlar tarafından kuşatılmasına müsaade edilmemelidir. Umumi maarif sistemi içinde olan kısmı, ihtiyaçlarının maarif vekaleti tarafından karşılanmasıdır. İlköğretiminden üniversitesine kadar ülkenin bazı şehirlerinde okullar kurulmalı ve ayrı bir teşkilatı olmalıdır. Terkip ilimlerinin tahsil edileceği okulların müfredatı da tamamen farklı hazırlanmalıdır.
*
Terkip ilimleri, “yüksek ilim” dallarıdır. Bu ilim sahalarına girebilmenin ön şartı, deha olmaktır. Dehalar, mümkün olduğunca, hayatın başka hiçbir alanında istihdam edilmemelidir. Dehaların en münasip istihdam sahaları terkip ilimleridir. Terkip ilimlerinin ufku dikkate alınırsa, dehaları tatmin ve zapt edecek sahaların başında olduğu anlaşılır. Dehalarını tatmin edemeyen kültür ve medeniyetler, çökmeye mahkumdur. Dehalarını ilim, tefekkür ve sanat alanlarında istihdam eden kültürler ise hızlı şekilde medeniyetlerini inşa edebilirler.
Terkip ilimlerinde istihdam edilmiş olanlar, ülkenin en itibarlı insanları olmalıdır. Her meselede nihai söz sahibi olacak bir mevkide bulunmalıdır. Bu salahiyet, resmi/kanuni anlamda olmak zorunda değildir, kültürün bu şekilde örülmesi en uygun yoldur.
Terkip ilimlerinin tahsil edileceği hususi okullar kurulmalıdır. Bu okulların kadroları (en azından yüksek okulların kadroları) dehalardan teşkil edilmelidir. Dehaların tedrisatını “normal zeka” sahibi insanların yürütmesi muhaldir. Ülkenin tüm okullarındaki yüksek zekaları tespit edip bu merkezlere bildirmek, her kamu görevlisinin birinci vazifesidir. Tespit edilen yüksek zekalar, tespit edildikleri sınıftan (yaştan) itibaren, hususi okullara alınır. İstidadına göre, hangi terkip ilmine meyyal ise o istikamette tedrisata tabi tutulur. Sahasına girdiği terkip ilmine bağlı tüm tetkik ilimlerini tahsil eder, bunlar bittikten sonra, terkip ilminin tahsiline başlar. Tetkik ilimlerinin tahsili kırk yaşına kadar devam eder, bu yaşa kadar tetkik ilimlerinin tahsilini bitiremezse, tedrisat dışı bırakılır. Tetkik ilimlerinin tahsili bittikten sonra terkip ilminin tahsili başlar. Bu tahsilin süresi sabit değildir. Bazıları tetkik ilimlerinin tahsilini bitirene kadar terkip ilminin tahsilini de bitirebilir, bazıları ise terkip ilminin tahsilini uzun süre yapabilir.
*
Terkip ilimlerinin tahsili için maarif sisteminin içindeki üniversitelerden başka bir müessese ihdas edilir. Bu müessesede tahsil süresi yoktur. Tahsil safhaları yıllık değildir. Müfredat yoktur. Tahsil bahisleri mevcuttur, bunlar ilim dallarıdır. Tetkik ilimlerinin her biri, bir tahsil safhasıdır. Bu okullarda ders veren hocalar yok, tahsili takip eden murakıplar vardır. Sınıf bulunmaz, çalışma heyetleri oluşturulur. Bilgiden imtihan olunmaz, sadece akıl hacmi, idrak derinliği, anlayış kıvamı, terkip mahareti konularında talebeler murakıplar tarafından takip edilir. Talebelerin bu hususiyetleri, yaptıkları çalışmalardan, özellikle de hazırladıkları kitaplar üzerinden tetkik edilir. Tahsilin her safhası (her ilim dalı) en az yarım düzine orijinal eser vermekle tamamlanır.
*
Terkip ilimlerinin tahsili yapılan okullar, ülkenin “zeka merkezi”dir. Yüksek zekaların tamamı bu okullarda toplanır, lise bitene kadar terkip ilimlerinin tahsilini yapabilecek hacim ve istidatta olanlar tahsillerine devam eder.
*
Terkip ilimlerinin teşkili ve tahsili imkansız gibi gelebilir. Gerçekten her terkip ilmi çok sayıda tetkik ilmini ihtiva eder. Bunların tamamını tahsil ve terkip etmek, bu günün dünyasında imkansız gibi görünebilir. Çünkü her ilim dalında üretilen bilgi fevkalade çoktur. Bu işin zorluğu zaten izahtan varestedir fakat imkansız olduğunu düşünmek, iki husustan kaynaklanıyor. Biri, dünyadaki mevcut tedrisat sistemlerinin mahiyeti, ikincisi ise dehaları tanımıyor olmak. Dünyadaki mevcut tedrisat sistemleri bilgiye ayarlıdır ve bilgide boğulmuştur. Tedrisat sistemini bilgiden kurtarıp anlayış (tefekkür) merkezine taşımak gerekiyor. Böyle bir tedrisat sistemi meseleyi büyük oranda halleder. Diğer taraftan ülkemizde dehalar tanınmadığından, deha kültürü gelişmediğinden, dehaların hacminin ne olduğu bilinmiyor. Normal zekaların herhangi bir ilim dalında 20 yılda aldığı mesafeyi dehalar 20 ayda kateder. Dehaların tespit edilmesinde aksaklık olmaz da bunlar için doğru tedrisat sistemi kurulursa, terkip ilimlerinin inşası da mümkündür, tahsili de…
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir