İSLAM BİRLİĞİNİN PİLOT UYGULAMASI, TÜRKİYE-SURİYE BİRLİĞİ-4-TÜRKİYE-SURİYE BİRLİĞİ ZARURETTİR

TÜRKİYE-SURİYE BİRLİĞİ BİR ZARURETTİR
İslam birliğine giden yolun ana menzilleri, İslam unsurlarının kendi içindeki birliklerini tesis etmektir. Türk birliği, Arap birliği, Hind Müslümanları birliği, Malay birliği, Siyahi Afrika Müslümanları birliği… Aynı kavim ve dil haritalarının kendi içinde kurulacak birlikler, tabii olarak daha kolaydır, kolay olan önceliklidir. Alt birlikler kurulduktan sonra üst birliğin (hilafetin) kurulması mümkün hale gelecektir.
Türkiye, Sovyetlerin çöküşünde ortaya çıkan Türk birliği imkanını, Demirel zamanında harcadı. Arap halklarının isyanları ise Türkiye’de uygun bir hükümete denk geldi ve bu fırsat değerlendirildi. Türkiye, diktatörlere değil halklara destek vermekle stratejik isabet kaydetti. Orta vadede Mısır merkezinde bir Arap birliği kurulması, ümmetin Arap coğrafyasındaki stratejik hedefi olmalıdır.
*
Birinci ve özellikle de ikinci cihan harplerinden sonra kurulan, sınırları cetvelle çizilen suni devletler, o zamana kadar iktidar açlığı çeken bazı çetelere (aşiretlere) teslim edildi. Ortadoğu’da kurulan bağımsız(!) devletler, batı ve doğu (Sovyet) blokları arasındaki dehşet dengesinin neticesi olarak sağlamlaştı. Dehşet dengesi, yirminci asır boyunca dünyaya öyle bir baskı uyguladı ki, iki bloktan birine yanaşmadan varlığını muhafaza edemeyecek haldeydi.
Herhangi bir durum veya bünye, yerleşmeden, sağlamlaşmadan müdahale edilirse şekillendirilebilir. Yerleştikten sonra meydana gelen dengeleri tekrar yıkmak zorlaşıyor. Sovyetler birliği dağıldığında Türk Cumhuriyetlerinin Türkiye’ye yakınlaşma derecesi Türk birliğini kurmak, en azından birliğin altyapısını oluşturmak için uygundu ama şimdi Türk Cumhuriyetleriyle Türk birliğini kurmak çok zorlaştı.
Arap baharı ile başlayan yeni dönem, Arap coğrafyasındaki mevcut statükoları yerle bir ediyor. Mevcut yapıların yıkıldığı bu gün, Sovyet sonrası Türk dünyasındaki acı tecrübenin tekrarlanmaması gerekiyor. Arap devletlerindeki siyasi rejimlerin yıkılması ve her birinin yerine yeni siyasi rejimler kurulmasıyla iktifa etmemek, Arap birliği altyapısını oluşturmak gerekiyor. Bu tarihi bir fırsattır ve Müslümanlar, Sovyet sonrası fırsatı kaçırdığı gibi bunu da kaçırmamalıdırlar.
*
Türkiye-Suriye birliği, farklı Müslüman kavimler arasındaki birliğin pilot uygulaması olacak. Her Müslüman kavim coğrafyası kendi arasında birliğe doğru giderken, aynı zamanda kavimler arası birliğin kurulması için tatbikat misallerinin de oluşturulması gerekecek. Kavimler arası birliğin kurulabilmesi için en uygun şartlara sahip olan iki ülke, Türkiye ile Suriye’dir.
Suriye, Türk ve Arap nüfus coğrafyasının sınırını teşkil ediyor. İki nüfus coğrafyasının kesiştiği, birbirine karıştığı iki ülke… Bir taraftan Türk Birliği diğer taraftan Arap Birliği kurulmaya çalışılırken, ikisi arasındaki birliğin pilot uygulaması olarak Türkiye Suriye Birliğinin hayata geçirilmesi gerekiyor.
Ümmet, Türk Birliği, Arap birliği gibi stratejik hedeflere yönelirken aynı zamanda kavimler arası birlik çalışmalarına başlamalı, bunun mümkün olan tatbikatlarını küçük çaplı da olsa gerçekleştirmelidir. Aksi durumda ümmetin kavimleri arasındaki birlikler kurulurken, ara birliklerde kalıplaşma ve betonlaşma meydana gelir ki arzulanmayan neticeler oluşur.
*
Suriye yalnız başına ayakta kalamaz. Esed ile veya o olmadan yalnız başına ayakta kalma imkanına sahip değildir. Hacmi ve gücü buna müsait değil. Bugüne kadar İran ile birlikte Şia ittifakında yer aldı ve ayakta kaldı. İç savaş bitip, Esed öldürüldükten sonra kurulacak Yeni Suriye’de yalnız başına ayakta kalamaz. İran-Şia hattından (ittifakından) çıktıktan sonra ittifak yapacağı tek ülke Türkiye’dir.
Esed sonrası Suriye yalnız başına kalırsa, ne kadar İslami bir rejim kurulursa kurulsun, İsrail’e karşı yalnız başına direnemez. İran-Şia hattındayken bile İsrail’in canının istediği zaman vurduğu, bombaladığı, aşağıladığı bir ülkeydi. İran-Şia hattından koptuktan sonra yalnız başına kalırsa kötü olur. Mecburen Türkiye-Suriye birliği önce gayriresmi olarak orta vadede de resmi olarak kurulmalıdır.
Bölgede, İsrail’i çevreleyen ülkeler arasında en zayıfı Ürdün’dür. Ürdün’ün İsrail’e karşı direnme, dayanma, savaşma gücü olmadığı için, İsrail’in uydusu haline gelmiştir. Bölgede İsrail ile en yakın ilişki, işbirliği yapan Ürdün’dür çünkü İsrail karşısında kafi derecede güçlü bir ittifak hattı yoktu. Suriye Ürdün’ün durumuna düşürülmemelidir. Suriye meselesinde stratejik hata yapılmaması, bugünün muhalefeti, yarının iktidarı olan Suriye güçleri ile Türkiye’ye düşüyor. Mısır, bugün için manevi ve siyasi desteğini Türkiye-Suriye birliği için kullanmalı, orta vadede Suriye’yi Arap birliğine dahil etmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir