İSLAM BİRLİĞİNİN SİVİL ALTYPISI-11-GENÇLİK KURULUŞLARI-1-

İSLAM BİRLİĞİNİN SİVİL ALTYAPISI-11-GENÇLİK KURULUŞLARI-1-
Şu anda Müslümanların hali, nazari çerçevede ümmet olan, fiili çerçevede birbirinden haberi olmayan topluluklar gibidir. Yakın bölgeler arasında temas yoğunluğu (o da kafi derecede değil) olsa da, uzak bölgeler arasındaki irtibat yokluğu vahim. Balkanlardan, Kafkaslardan, yakın Arap coğrafyasından haberdar olmamız, tüm ümmetten haberdar olduğumuz manasına gelmiyor. Ümmetin doğru coğrafyasının ucunda yer alan Malay kavim bölgesi (Malezya, Endonezya gibi) ülkelerde yaşayan Müslümanlardan hiç haberimiz yok. Harita üzerinde bildiğimiz, yılda birkaç haberin yapıldığı, hayatlarının, kültürlerinin, İslam ile olan bağlarının ne durumda olduğuna dair araştırmanın bile yapılmadığı koca bir coğrafya ve nüfus kütlesi uzağımızda duruyor. Keza kuzeye doğru gidildiğinde karşımıza çıkan Tataristan ve onun tarihi merkezlerden biri olan başkenti Kazan’ın ne durumda olduğunu bilmiyoruz. Yine güneye doğru gidildiğinde Afrika’nın ortalarında Müslümanlar ne haldedir haberimiz yok.
Hissi ve nazari çerçevedeki ümmet temayülümüz mevcut haliyle bırakılmamalı, fiilen bir ümmet olmalı, ümmet gibi düşünmeli ve yaşamalıyız. Kitapta yazan ümmet fikrini, hayatımıza nakletmeli, ona can üflemeli, yeryüzünde gerçek kılmalıyız. Her manada ümmet olabilmek, İslam Birliğinin insani altyapısını gerçekleştirmektir. Bundan sonrası bazı müessese ve teşkilatları ikame etmektir. Ümmet olamadığımız takdirde İslam Birliği için gerekli olan teşkilat ve müesseseleri inşa etmiş olsak bile netice almamız kabil değil.
*
Müşterek gençlik teşkilatları, ümmet olmanın altyapısını kurmak için en tesirli müesseselerden biridir. Malumdur ki gençlik gelecek demektir. Bu gün ümmet olmanın insani altyapısının yokluğu, geleceğe yatırım yapmayı zaruri kılar. Gelecekte ümmet olabilmenin yolu ise, bu günün gençliğini ümmet anlayış ve tatbikatlarıyla yetiştirmektir.
Gençliği harekete geçirecek, ümmet coğrafyasını gezdirecek, ümmet coğrafyasında meydana gelmiş her kültür havzasından haberdar edecek, her ülkenin gençlerini birbiriyle harmanlayacak, birbirinden etkilenmesini sağlayacak, etkilenmeyi ümmet anlayış havzasına taşıyacak bir istikamete sevkedecek teşkilat ve faaliyet yekununu gerçekleştirmeliyiz. Bunun yolları neyse, en tesirli şekilleri hangisiyse bulmalı, tatbik edilebilir düşünceler ve projeler haline getirmeliyiz.
İslam coğrafyasındaki nüfus hareketleri (seyahati), ümmet olmanın altyapısına katkıda bulunur. Seyahat yoğunluğunu artırmak için tüm imkanların seferber edilmesi şart. Bu faaliyetlerin en yoğun kısmı ise gençlik ve talebe kesimini hedef almalıdır. Gençlik ve talebeler için mesele sadece seyahat olarak düşünülmemeli, hususi programlar geliştirilip tatbik edilmelidir.
Yakın zamana kadar komşu ülkelerle bile seyahat engellerinin olduğu hatırlanırsa, Müslüman cemiyetler arasındaki ümmet olma altyapısının çözüldüğü, birbirini tanımayanların bırakın ümmet olmayı birbirine aşina olmak gibi asgari münasebet altyapısına bile sahip olamadığı malumdur.
*
Sivil toplum kuruluşlarının oluşturacağı bir platform veya federasyon ile ülkemizdeki imkanların envanteri çıkarılabilir. Mesela üniversite ve liselerin resmi yurtları ile özel yurtların listesi hazırlanır. YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı ile mutabakat metinleri imzalanır, özel yurtlar ile uygun anlaşmalar yapılır. Bu konaklama kapasitelerinin yaz tatillerinde kullanılması için imkanlar oluşturulur. Bu tatbikatlar numune haline getirilip İslam ülkelerinde mukabilleri gerçekleştirilir. Uygun olan, hükümet nezdinde destek veren İslam ülkeleriyle müşterek programlar yapılır.
Yaz tatillerinde talebe becayişi yoluyla birbirine gönderilen ve alınan talebeler için hususi programlar tatbik edilir. (Programların muhtevası ayrı bir yazı konusudur). Mümkün olduğunca (kaynakları temin edildikçe) ücretsiz verilecek bu hizmet, başarılı talebelere bir mükafat olarak sunulabilir. Ayrıca düşük ücretlerle tüm talebelere sunulur.
Aynı program, yurtlar ve benzeri konaklama merkezleri dışında “evlere misafir” almak şeklinde de yapılabilir. Evleri (aile durumları) müsait olan aileler, yanlarına bir veya birkaç talebeyi alır, bir müddet misafir eder, karşılıklı kültürel aşinalık temin edilir.
Başka ülkeden gelen talebelere, onların sayısına denk yerli talebe refakat etmelidir. Yerli talebeler, misafirlere refakatlerinin mukabilinde bir sonraki yıl o ülkeye gitmeli ve aynı talebeler tarafından refakat edilmelidir. Böylece sadece dışarıdan gelen talebeler değil, aynı zamanda yerli talebeler de programa dahil edilir, müfredatı takip eder, birlikte vakit geçirerek müşterek içtimai altyapının oluşmasına iki merhalede de katkıda bulunur.
*
Bu programların yer yer uygulandığını görüyoruz. Hükümetler arası anlaşmalarla, talebe becayişi tahsil alanında yapılıyor. O dahi ülkelerin ve halkların birbirini tanıması için mühim. Lakin bizim bahsettiğimiz hem yaygınlık bakımından hem de derinlik (muhteva-müfredat) bakımından çok daha faydalı ve lüzumludur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir