İSLAM BİRLİĞİNİN TEMEL MÜESSESELERİ-1-TAKDİM

İSLAM BİRLİĞİNİN TEMEL MÜESSESELERİ-1-TAKDİM
İslam Birliği konuşulmaya başlandı, artık zamanı yaklaştı. Bundan sonra mesele üzerinde tetkikler yapmak, imal-i fikirde bulunmak, müessese tasavvurları geliştirmek lazım. Bu günün dünyasında İslam Birliğinin nasıl kurulacağını, hangi temel müesseselere ihtiyaç duyduğunu, birliğe giden yolun, güzergahın, süreçlerin neler olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Son iki asırda zaman zaman dillendirilen bu mefkure, şekillenmemiş, tertip edilmemiş, tanzimi yapılmamış, müesseseleri üzerinde konuşulmamış haldedir. Kısacası “ham haliyle” bekliyor, saf fikir olarak duruyor.
Milyonlarca kilometrekarelik coğrafyası, iki milyara yakın nüfusu ile dev bir hacim ifade eden ümmet, hangi çatı altına alınabilir, hangi müesseselerle idare edilebilir, hangi teşkilatlarla ihtiyaçları karşılanabilir? Birkaç soruda toplamaya çalıştığımız mesele aslında bitmez tükenmez bir ilmi ve fikri çabanın ve faaliyetin mevzuu… Bir kişinin, birkaç kişinin altından kalkabileceği cinsten bir çalışma sahası olmadığı muhakkak. Ne var ki gündeme getirmek için bir yerlerden başlamak, iptidai olsa da meseleyle ilgilenmek kabilinden kendimize “mevzuu” edindik.
*
İslam Birliği mefkuresi (hedefi) görünür tarafıyla “siyasi birliktir”. Bu sebeple İslam Birliği hedefine yönelen imal-i fikir çabaları, “siyasi nizam” teklif etmek mecburiyetindedir. Yirminci asırda siyasi nizam teklif eden çalışmalar, ümmetin birliği için ihtiyaç duyulan müesseseler değil, herhangi bir İslam Ülkesinde tatbik edilecek cinsten devlet nizamı mahiyetindedir. İslam Devleti üzerine yapılan zihni temrinler, ilmi ve fikri çabalar, tüm ümmeti ihata ve idare edecek, ihtiyaçlarını karşılayacak, meselelerini halledecek cinsten bir siyasi nizam fikrine ulaşmamıştır. Bunun makul ve anlaşılabilir sebepleri olduğu unutulmamalıdır. Dünyada bir tane bile İslam Devletinin olmadığı zamanlarda İslam Birliğinden bahsetmek tabii ki makul görünmüyordu, bu sebeple ilim ve fikir adamları, içinde yaşadıkları ülkeler için İslam Devlet Nizamı geliştirmeye uğraştılar. Bu gün İslam Birliğinden ve birliğin ihtiyacı olan müesseselerden bahsediyor olmamız, ferasetimizden değil, meselenin acil ihtiyaç listesine girecek kadar yakınlaşmasındandır. Basiretimizden kaynaklanmayan, beden gözüyle bile görülür hale gelen bu ihtiyaç, üzerinde çalışılması zaruret haline gelen bir mesele olmuştur.
Herhangi bir İslam ülkesinde tatbik edilebilecek İslam Devlet fikri ve nizamı üzerinde çalışmaya devam etmek gerekiyor. Bununla beraber, artık, İslam Birliği için ihtiyaç duyulan “çatı müesseseler” veya “yüksek müesseseler” gibi isimlerle zikredebileceğimiz, tüm ümmeti kuşatacak çaptaki teşkilatlar üzerinde de çalışmamız şart. Herhangi bir İslam Ülkesinde tatbik edilecek olan İslam Devlet nizamı konusunda muhteşem eserler versek de, bu tür siyasi nizam tekliflerinin tüm ümmeti ihata etmesi, en azından hacim itibariyle mümkün değildir. Herhangi bir teşkilatı, mesele devlet nizamını, “büyüme istidadını muhtevi” şekilde kurmak şarttır, büyüme istidadı olmayan bir teşkilatın, milyonluk kütleler halinde intisap edilmesi halinde bile büyüyemeyeceği malumdur. Ne var ki bir teşkilat ne kadar büyüme istidadını muhtevi olarak kurulsa da, her teşkilatın bir büyüme ufku olduğu, olacağı bilinmelidir. Bu ve benzeri başka sebeplerle, herhangi bir ülke için geliştirilen devlet nizamı, tüm ümmeti içine alacak kadar büyüyemez. Bu husus, ümmetin birliğini temin edecek, devam ettirecek başka müessese ve teşkilatlara ihtiyacımız olduğunu gösterir.
*
Büyük Arap İsyanı ile başlayan süreç, önce İslam ülkelerindeki diktatörlükleri yıkacak, sonra da demokrasileri dönüştürecektir. Bu sürecin belli bir noktasından itibaren (on-onbeş ülkeye ulaştığında) İslam birliği hedefi tatbikat sahasında acil ihtiyaçlar listesine girecek. O zamana kadar her ülke kendi iç tanzimini yaparak İslam Devletine uygun şartları oluşturmaya başlayacak.
Üç kıtaya yayılan milyonlarca kilometrekarelik İslam Coğrafyasını tek ülke (siyasi sınır) haline getirmek ve tek merkezden idare etmek fevkalade zor… Eğer bu ihtimal mümkün olacaksa bile ciddi bir zaman alacaktır. İşte tam bu noktada, yani her devletin kendi siyasi sınırları muhafaza edilerek kurulacak birlik için teşkilat ihtiyacımız, ileride tek devlet haline gelmesi mümkün olacaksa o hedefi de gerçekleştirecek olan “çatı müesseselerdir”. İşbu çalışma, bu meseleye matuftur.
Hilafetin ihdas ve ikame edilmesi mümkün ama ümmeti idare edebilir hale getirilmesi zor bir iş. Dağınık bir coğrafya, kalabalık bir nüfus, onlarca İslam ülkesinin bulunduğu bugünün şartlarında, Hilafeti, tüm ümmet üzerinde tasarruf edebilir, tüm ümmeti idare edebilir bir mevzie yerleştirmek gerekir. Aynı zamanda, Hilafet makamının salahiyetlerini kullanabilmesini mümkün kılacak kuvvet ve maharet ile teçhiz edilmesi, bunun için ihtiyaç duyulan müessese ve teşkilatların inşası şarttır. Meselemiz tam olarak bu… Başka bir ifadeyle meselemiz, İslam Birliğinin temel müesseseleri…
Hilafet, İslam Birliği için ihdas edilmesi elzem olan nihai (veya en üst) makamdır. Fakat hilafetin ihdas edilmesine rağmen tatbikatta sembolik kalması, maksadın gerçekleştiğini göstermez aksine hedefe ulaşılmadan maksadın gerçekleştiği vehmini üretir ki, “yarım oluş” cinsinden bir akamet ile karşı karşıya kalırız. Bu sebeple Hilafet, büyüğünden küçüğüne kadar damarların vücudu sarıp kalbe bağlaması gibi, Hilafet makamı, ihtiyaç duyulacak sayıda müessese ve teşkilat ile tüm ümmeti saracak, kuşatacak ve onlara hayat verecektir. Mesele, bu günün şartlarında bu müesses nizamı kurabilmekte…

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir