İSLAM CEZA HUKUKUNA GİRİŞ -5-

İslam Hukukunun Allah Tarafından Gelmiş

Olmasından Çıkan Bazı Sonuçlar

 

İslâm hukukunun Allah tarafından gelmiş olmasından iki önemli netice ortaya çıkar:

  1. Bu neticelerden birisi şerî kaidelerin devamlı olarak sabit kalıp değişmemesidir. İdareciler değişebilir, idrarî mekanizma farklı olabilir, hüküm veren heyet gelenekçi veya yenilikçi olabilir. Rejim demokrasi veya krallık olabilir. Ama bütün bunlar islâm hukukunun koyduğu kaidelere en ufak bir şekilde tesir edemez. Zira İslam hukukunun kaidelerinin hakimler heyetiyle idarî nizamla hiç bir alakası yoktur. O, sadece değişme ve tebeddül kabul etmeyen islam diniyle alakalıdır. Adı ne olursa olsun bütün hakimler, şekli ne olursa olsun bütün sistemler islama inandıkları müddetçe o değişmez kaideleri tatbik edip uygularlar. Ama beşerî kanunlarda durum böyle değildir. Onları idare edenler bağlı bulundukları umdeleri (prensipleri) korumak için vazederler. Kurdukları sistemlerin hizmetine kullanırlar. Bu yüzden de bu sistemlerdeki kanunlar sürekli değişme durumundadır. Bu sebeble onların yapısında bir istikrarsızlık bulunur. Yöneticilerin veya kaim olan nizamın değişmesi kanunların değişmesi, sistemin bir başka şekli alması için yeterli bir sebebtir.
  2. İslâm hukukunun Allah katından gelmiş olmasının diğer neticesi ise şeriatın kaidelerine bütünüyle herkes tarafından saygı beslenmesidir. Öyle ki bu noktada (şeriata saygı noktasında) hüküm veren grub da haklarında hüküm verilen grub da aynı seviyededir. Zira her ikisi de onun Allah katından geldiğine inanır ve mutlaka saygı beslenilmesi gerektiğini kabul eder. Bu inanç ise fertleri şeriatın koyduğu kaidelere itaata sevkeder. Çünkü, İslâm dininin kaidelerine göre şer’in emirlerine uymak kişiyi itaate sevkeder. Çünkü, islam dininin kaidelerine göre şeriatın emirlerine uymak kişiyi Allaha yaklaştırır. İsyan ise dünyada cezalandırmayı gerektirir, ahirette de dünyadaki cezadan daha ağır cezayı icab ettirir. Şu halde islam hukukunun Allah tarafından gönderilmiş olması fertlerin ona saygısını ve itaatını sağlamaktadır. Yeryüzündeki diğer hukuki prensiplerin değeri ise fertlerin ruhundaki saygı ve itaat duygusuna göre değerlendirilir. Bu noktada bugün yeryüzünde İslâm hukuku kadar bağlı bulunduğu fertler tarafından saygı gösterilen bir başka sistem bulunamaz. Şüphesiz ki fertlerin uygulanan sisteme saygıları arttıkça itaatleri de artacaktır, bunun neticesinde işler düzelecek durum iyleşecek ve dünya işlerinin daha iyi yürütülmesi sağlanacaktır.

 

İşte islâm hukukunun durumu ve işte onun Allah tarafından gelmiş olmasından neşet eden neticeler. İnsanlar tarafından konulan kanunlara gelince daha önce de belirttiğimiz gibi bunlar hakim olan tabakanın eseridir. Binaenaleyh topluma hakim olan tabaka o kanunları vazederken kendi menfaatlerini gözetir, diğer toplulukların menfaatını değil, daha çok koyduğu kanunlarla hakim olan tabakanın önde gelen kişilerini ve şahıslarını korumaya, onların bağlı bulundukları prensipleri muhafaza etmeye, yerleştirdikleri düzeni sürdürmeye çalışırlar. Ama, bu tabaka silinip de yerine başka bir tabaka gelince bu sefer toplumun hukuk kaideleri de değişir ve yeni gelen tabakanın menfaatını korumak, yeni doğan sistemi muhafaza etmek ve yeni düzeni sürdürmek için yeni kanunlar vaz edilmeye başlar. Bir süre sonra bunlarda değişecektir. Bunun için beşeri hukuk her zaman değişkendir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir