İSLAM MAARİF ANLAYIŞI-29-TEDRİSAT ANLAYIŞI-4-

Sohbet usulleri geliştirmemiz lazım. Bunu her alanda yapmalıyız ama hususiyetle tedrisat safhalarının her biri için sohbet usulleri geliştirmemiz şart. Ana rahmindeki çocuktan başlayarak ölüme kadar sürecek hayatın her alanı için ayrı sohbet usulleri oluşturmalıyız. Zaten İslam maarif anlayışı, ilim tahsilinin, doğum öncesinden başlayarak ölüme kadar devam edeceğini kabul eder. Öyleyse tedrisat, okulla başlayıp biten bir paranteze sıkıştırılamaz.
*
Tedrisatın her safhası için oluşturulacak sohbet usulünün, dili, üslubu, meclis çerçevesi farklı olacaktır, olmalıdır. Meclisin (sınıfın) itimat altyapısı, emniyet çerçevesi, tarafların kullanacakları dil ve üslup, takınacakları tavır ve eda, kullanacakları izah ve idrak şekilleri, birbirine yönelik edep ve hürmet tarzı bu çalışmanın ana mevzularıdır.
Bazı derslerin, ilimlerin, disiplinlerin “sohbet usulü” ile tedrisatı mümkün olmayabilir, onlar için hususi usuller geliştirmek gerekebilir. Bu durum tabiidir ve böyle misallere bakarak, sohbet usulünü tenkit etmek, terk etmek, hafife almak doğru olmaz.
Tedrisatın her safhası için sohbet usulü numunelerini, tekliflerini “İslam Maarif Nizamının Modelleri” isimli eserimizde izah ettik. Teferruatlı tetkikler gerektiren bu mevzua burada temas etmekle iktifa ettik.
*
Sohbet sadece tedrisat usulü değil, bir hayat usulüdür. Umumi olarak bir meclis usulüdür. Meclis dediğimiz iklim, hayatın her alanında her gün binlerce defa kuruluyor. Buna bir ülkenin Teşri (Yasama) meclisi de dahil. Bu sebeple konu, tedrisat anlayışı çerçevesinde sınırlandırılmamalı, o alan hapsedilmemeli, hayatın diğer alanlarından tecrit edilmemelidir. Hayatın en mühim mevzularından biri hukuk, bir ülkenin en mühim mevzularından biri de “kanun yapma” usulüdür. Ülkenin meclisine (TBMM) bakın, ülkenin en mühim mevzuunun (yani kanun yapma işinin) hangi seviyede ve şekilde gerçekleştirildiğini görün, sohbetin nasıl bir ihtiyaç olduğunu anlarsınız.
Her gün milyonlarca insanın, küçük-büyük teşkil ettiği meclislerin, kahvehanedeki meclisin seviyesinden daha yüksek olmaması çok hazindir. Fikir ve ilim adamlarının televizyonlarda yapılan tartışma programlarındaki hallerine bakıldığında, kahvehane meclisi ile arasındaki farkın, kravat, modern bir mekan gibi meclisin esası ile ilgili olmayan unsurlardan oluştuğu görülüyor.
Ülke ve millet olarak en acil ihtiyacımız, sohbet usulü ve meclis adabını öğrenmektir. Çünkü her işimizi, şartlarını yerine getiremesek de, meclislerde hallediyoruz. Öyleyse her şeyden önce, her işimizi kendisiyle hallettiğimiz sohbet usulünü öğrenmeli ve meclis adabını kuşanmalıyız.
*
İslam medeniyetlerinin tamamı, “sohbet medeniyeti”dir. Tarihte, tartışma metoduyla kurulan bir tane İslam Medeniyeti yoktur. Medeniyet ufkuna sahip olan, medeniyet müesseselerini inşa edecek çapa ulaşan fikir ve ilim adamlarının tartıştıkları vaki değildir. Müslüman fikir adamlarının iştiyakla tartışmaları ve tartışma iklimleri aramaları, nevzuhur bir hadisedir. Devasa mezhep imamlarının mekanları, sohbet meclisleri olmuştur. Şimdikilerin tartışma iştiyakı, hakikatin keşfi ve izharı değil, setredilmesi neticesini veriyor.
*
İslam tarihinde, İslam medeniyetlerinde, muhtelif meclislerde tartışmaların olduğu vakidir. İslam tarihinin toplamını, sıfır tartışma ve tam sohbet olarak ifade etmek tabii ki kabil değil. Fakat o zamanki adıyla münakaşa, sohbet meclisinin adabına mugayir olarak şekillenmemiş, asla bu günkü “tartışma çerçevesine” kadar savrulmamıştır. Sohbetin merkezi mevzuu olan hakikat kaygısı ve hakikate teslimiyet, o zamanki münakaşaların da mihverini teşkil etmiştir. Çünkü münakaşa, sohbet altyapısıyla gerçekleştirilmiş, hakikat mihverinin etrafındaki muhitte dolaşmış, meselenin merkezi kaydığında ise bitirilmiştir. O zamanın münakaşa seviyesi, derinliği, çerçevesi şimdiki sohbetlerimizden çok daha ileridedir. İlla da münakaşa edeceksek, öylesini yapmalıyız. Fakat sohbet anlayışına sahip olmadan, onun ahlakını kuşanmadan, tecrübelerini edinmeden yapacağımız, yaptığımız tartışmalar, sadece ama sadece yıkıcı tesir icra etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir