İSLAM MAARİF ANLAYIŞI-3-TAKDİM-3-

İslam maarif anlayışı, İslam’ın her konusu gibi, tevhide bağlı terkibi bir bütünlük içinde tetkik edilir. Tetkik ufku ise medeniyet çapıdır. İslam medeniyetinin ayakta olmadığı bugün ise medeniyet inşası, “inşa fikri” merkezinde anlaşılır.
İnşa fikrinin kendine tatbik mahalli bulacağı ilk bahis, maariftir. İnşa fikri, maarif manivelasıyla, ferdin şahsiyetini, cemiyetin nizamını, hayatın ahlaki altyapısını, devletin medeniyet çatısını gerçekleştirir. Her mesele, tevhid merkezinde ve medeniyet ufkunda tefekkür ve tasavvur edileceği gibi, inşa fikri marifetiyle de tesis, teşkil, tanzim edilir.
Medeniyet çapında düşünme mecburiyeti, medeniyet tefekkürünü, tasavvurunu, terkibini ilzam eder. Medeniyet tasavvur ve terkibi gerçekleştirilmelidir ki, o terkibe uygun, yine o terkipten süzülecek olan maarif anlayış ve nizamı tesis edilebilsin. Temel meseleler üzerinde çalışamamanın mühim sebeplerinden birisi de, medeniyet tefekkürünün başlamaması, medeniyet tasavvurunun gerçekleşmemesi, inşa edilecek olan medeniyet terkibinin teşkil edilememesidir. Medeniyet terkip ve tasavvuru, “çatı fikir”dir, bu fikir olmadan, o çatı altındaki tüm meseleler, yerli yerine oturmuyor, oturtulamıyor. Dolayısıyla temel meselelerde çalışmanın tefekkür ufku oluşmuyor.
Medeniyet bahsinin (her şeyin olduğu gibi) merkezi bahsi, “Tevhid-vahdet-kesret” konusudur. Tevhid; ana kaynak, ana ölçüdür. Vahdet, terkibin müntehası, hedefidir. Kesret; varlık, insan, hayat bahislerinin hepsinde zuhur eden malzeme yekunudur. Kesretteki sınırsız sayıda varlık ve vakıa yekunu terkip marifetiyle vahdete erdirilmeli, vahdetten tevhide tecrit ve tenzih güzergahı açılmalıdır. Maarif, bu yol haritasını, ferd, cemiyet ve hayatta, medeniyet çapında gerçekleştirmenin hususi manivelasıdır.
Medeniyet inşasına ayarlı bir maarif nizamı, inşa-muhafaza-tecdit sacayağı üzerine kurulur. Yıkılması imkansız medeniyet inşası, tabiatı fani olan dünyada muhaldir ama mümkün olduğu kadar uzun sürmesi için gerekli tedbirlerin alınması mesuliyet listesindedir. En mühim tedbir ise, “anlayışa” zerkedilecek olan “tecdit” fikridir. Ne var ki, bu günün konusu tecdit değil, inşadır. Ancak inşa fikri, muhafaza ve tecdit fikrini ihtiva etmelidir, aksi takdirde, inşa faaliyetini de gerçekleştiremez.
“Medeniyet tasavvur ve terkibi”, “Tevhid Vahdet Kesret”, “İnşa Muhafaza Tecdit” bahislerinde kitap çalışmalarımız mevcut. Bunlardan “Medeniyet tasavvur ve terkibi” ile “İnşa Muhafaza Tecdit” başlıklı olan kitabın bir kısmı sitemizde yayınlandı. “Tevhid Vahdet Kesret” başlıklı çalışmamızın bir kısmı da yakında yayınlanmaya başlayacak. Bu çalışmaları yaptıktan sonra “İslam Maarif Anlayışı”, “İslam Maarif Nizamı” isimli kitaplarımızı telif ettik.
Temel meseleler üzerinde çalışma cesaretimizin sebebi, teşhis, tespit ve tekliflerimizin isabet kaydetmiş olup olmaması değil, “Külli fikre” aşina olmamızdır. Zaten zihni problemlerin çoğunluğu, külli düşünceye sahip olamamaktan kaynaklanıyor. “Parça fikirler”in tabii neticesidir, yanlış düşünmek. Külli tefekküre aşina olmak da insanı hatadan korumak için kafi değil tabii ki ama en azından “külli fikir” zafiyetinden kaynaklanan problemlerden muhafaza edeceği aşikar.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir