İSLAM MAARİF ANLAYIŞI-34-MEDRESE ANLAYIŞI-1-

Medrese, ders verilen ve alınan mekandır. Medrese okul değil, okul başka bir şey… Medrese, şekillendirilmesi şart olmayan ders mekanıdır. Tedrisat usulünün en yaygın olanı, sünnet olanı, “sohbet” usulü olduğuna göre, medrese, aynı zamanda sohbet meclisidir.
Medresenin şekillendirilmesi, “İslam Maarif Nizamı” isimli eserimizde izah edilmiştir, elimizdeki eserde, meselenin “fikri” üretilmekte, anlayışı geliştirilmektedir. Bu noktaya dikkat edilmezse bu kitabın anlaşılması mümkün olmaz.
*
İnsanın elde ettiği bilgi ile başkalarına bir hizmet sunması, meslektir. İnsan, elde ettiği bilgiden kendisi faydalanacaksa, başkalarına bir hizmet sunmayacaksa, bunu şekillendirmek, şekil şartlarına bağlamak, imtihana tabi kılmak gerekmez. Birincisi meslek (ve ihtisas) tedrisatı, ikincisi ise ilim tedrisatıdır. İlim, sadece meslek icra etmek için tahsil edilmez, ilim, öncelikle bizzat tahsil eden tarafından faydalanılmak için talim edilir.
Türkiye’de ilim tahsili yok, meslek tahsili var. Bu sebeple de insanlar üniversiteden mezun olduklarında “okumayı” bırakırlar. Calibi dikkat olan nokta, meslek icrası için öğrenilen bilgi (çoğu ilim bile değil), başkalarına sunulmak için tahsil edilmektedir. Profesörlerin bile bu çerçevede hayatlarını yaşadığı farkedilirse, ülkenin üniversite mezunu cahillerle dolu olduğu görülür. Bu teşhis, insanların sahip oldukları mesleklerinde ve mesleki bilgilerinde kifayetsiz olduklarını ifade etmez, böyleleri de var ama bu teşhisteki mühim husus, üniversite mezunlarının sadece meslek alanlarında bilgi sahibi olduklarını işaret etmek içindir. Diğer tüm alanlarda profesörler bile tam bir cahildirler. Çünkü ilim tahsili yoktur, çünkü eğitim sistemi ilim tahsilini mümkün kılmaz, bunlara paralel olarak da, tahsil faaliyeti sadece meslek edinmeye münhasır kılınmıştır.
Bu halin mühim sebeplerinden birisi, “okul” teşkilatlanmasıdır. İlmin hayatımızdan çekilmesi, ehemmiyet ve itibarının kaybolması gibi birçok sebebi var tabii ki fakat buradaki konumuz okul teşkilatlanması…
İslam tedrisat anlayışı ve medrese teşkilatlanması, öncelikle ilim tahsili içindir. Medresenin ilim tahsili için teşkilatlanmasının birinci alameti, ilim talebine bulunan hiç kimseyi geri çevirmemesidir, yaşına, cinsiyetine, mali durumuna, içtimai mevkiine veya siyasi-idari makamına bakmaksızın… Maksat ilim tedrisatı olunca, medrese teşkilatlanması çeşitli şekillerde tezahür etmiştir.
İlim tedrisatının şekil şartı yoktur, tedrisat usulü vardır. Usul ilimleri bu ihtiyaç içindir, ayrıca ilim tahsilini şekil şartına bağlamak, ilmi katletmektir. Mesela Türkiye’de dil ve edebiyat öğretmeni olan insan, kendi çocuğuna evinde eğitim veremez. Suiistimal edileceği düşüncesiyle bu yolu kapatmanın maliyeti, ülkedeki öğretmen sayısı, öğretmenlerin çocuk sayısı ile paraleldir ve dehşet bir rakam tutacağı açık. Düşünün ki bir ülkede profesör, ülkeye akıl veriyor ama kendi çocuğuna, ihtisas sahibi olduğu alanda ders veremiyor, çocuğuna o alanda ders vermesi için, çocuğun okula kaydolması gerekiyor. Meslek sahibi olmak için ölçüler koymak, bunlara şekil şartları da eklemek mümkün ama profesörün kendi çocuğuna ders vermesine mani olan bir sistem, lanetlenecek bir şeydir. Oysa öğretmen çocuğuna dersini verir, çocuk o derste okula devam etmek zorunda olmaz, çocuğu da imtihan edersiniz ve dersini geçer veya kalır.
Bir insan üniversitenin kapısını çalıp da, “ben şu dersi almak istiyorum” diyemez. Ben fizik öğrenmek istiyorum, ben tefsir ilmini tahsil etmek istiyorum diyemez. Mesele iktisadi imkansızlık, öğretim görevlisi eksikliği değil, böyle bir düşüncenin olmaması, böyle bir hedefin bulunmamasıdır. Böyle bir anlayış ve hedef olmayınca, kaynakların sınırlı olması zaten kaçınılmaz, çünkü yarım milyon öğretmenin kendi çocuğuna bile ders vermesine mani olan sistem, kaynakları savuruyor. Buraya kadar ülkedeki mevcut sistem ve anlayışın tenkidini yaptık, çünkü ülkedeki genel kültür, okulun medreseden üstün olduğu konusundaki ezberini bozmamaya yeminlidir. Sadece birkaç noktadan ele aldığımız mevcut sistem, iyiliği konusunda yemin edilecek bir sistem değil, tepelenmesi gereken berbat bir kültürün kötü bir uygulamasıdır. Müslümanların mevcut eğitim sistemi hakkındaki övgülere karşı dikkatli olmaları, psikolojik zafiyetler göstermemesi gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir