İSMAİL VE BIÇAK

İsmail ve bıçak
İsmail, bıçaktan korkmayan kurban.
İsmail ve bıçak birbirine hasım değil, âyet emri üzere dostturlar.

İsmail’in gücü Rabbinden geliyordu.
Rabbinin ihsanıydı onun bıçaktan korkmayışı.
Yunus Emre Hazretlerinin, “Şimdi adım Yunus durur ol demde İsmail idi / Ol dost için Arafat’a kurban olup çıkan benim / İsmail’e çaldım bıçak, bıçak ana kâr etmedi” demesi bundandır.

İbrahim’in bıçağının altına yatarken “Anneme selâm söyle üzülmesin” diyen itaatli oğul İsmail, bıçağın Hakk’ın emrine tâbi olduğunu işitince “Allahüekber ve lillahilhamd” diye tesbih eder.

“EMROLUNDUĞUN GİBİ ÇAL BIÇAĞI BOĞAZIMA”

Babasına, “Emrolunduğun gibi çal bıçağı boğazıma, kurban olmaya hazırım, beni sabredenlerden bulacaksın” diyen İsmail, kurban olurken Rabbine perde olmadığı içindir ki bıçak onu kesmedi.

İsmail’i kesmeyen bıçak, İbrahim’in elinde tevhid kılıcıydı ve Allah’tan gayrı şeyleri O’na perde olmaktan çıkarmakla görevliydi.

İbrahim’in elinde vahiy olan bıçak! İsmail’in boğazında “ah!” diye inleyen bıçak!
İbrahim’in eliyle İsmail’in boynuna sürülen bıçak.
Taşı ortasından ikiye kesen, fakat İsmail’i kesmeyen bıçak! Allah’ın emriyle İsmail’i kesmediğini nida eden mukaddes bıçak! Sana selâm olsun.

“İSMAİLÎ BİR GÖNÜLLE TESLİM OLMAK BIÇAĞA”

Gaye, şairin mısraıyla “İsmailî bir gönülle teslim olmaktır bıçağa” yâni Mutlak emrin bıçağına…

Bunun içindir ki bıçağı İbrahim gibi tutanların elinde kurban olmaya nasiplenmeli.

Kendini kurban olmakla korkutan şeytanın sol gözünü taş atarak kör eden, İbrahim’in kurbanı İsmail!

Yeryüzü senden tevarüs eden kurbanların kanlarıyla yıkanıyor bugün.
İnananlar İsmailce âyet oluyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir