İSTİKLAL CEPHESİ GÜNLÜKLERİ-KONJONKTÜREL VERİMLİLİK MESELESİ

İSTİKLAL GÜNLÜKLERİ-KONJONKTÜREL VERİMLİLİK MESELESİ

(11 Nisan 2014)

İstiklal cephesinde bazı yanlışlar var. Bunları konuşmanın zamanı değil diye bir müddet bekledik ama zaman geçtikçe bünyeye yerleşiyor ve kalıcı marazlar oluşuyor. İhanet cephesine de zamanında müdahale etmediğimiz için bu günkü gücüne ulaştı ve bugün mücadele etmekte bazı zorluklarla karşı karşıya kaldık.
İstiklal cephesi, ihanet cephesiyle mücadele ederken konjonktürel verimlilik meselesine fazla bel bağlamış, bu noktaya fazla yığınak yapmış, bazı mevzileri konjonktürel verimliliği olan kişilere teslim etmiş durumda. Konjonktürel verimlilik meselesi gözardı edilecek kadar önemsiz bir konu değil tabii ki ama lüzumundan fazla kıymet vermek konjonktürü aşan bir etki oluşturuyor.

İstiklal cephesi medyası, “konjonktürel verimlilik” meselesinin fikri (veya stratejik) anlamda tarifini yapmış ve özellikleri ile sınırlarını tespit etmiş değil. El yordamıyla farkına vardığı, kör bir kurşun gibi kullandığı için, koordinatlarını tespit etmeden, haritasını çizmeden mayın tarlası oluşturuyor. Gün geliyor kör kurşun kendini vuruyor veya kendisi mayına basıyor.

Konjonktürel verimlilik meselesi çok hassastır. Özellikle de olağanüstü dönemlerde “konjonktürel verimlilik” meselesinin önemi arttığı için çok daha hassas hale gelir. Olağanüstü dönemlerde insanların aklı öfke ile harmanlandığı ve malul hale geldiği için, “o an” işe yarayacak olan her şeyi başına taç ediveriyor. Sıhhatli bir değerlendirme, derinliğine bir tahlil, orta ve uzun vadeli bir projeksiyon olmadığı için, elan işe yarasa da, geleceğe dönük fayda değil zarar verecek olan kişi ve konuları lüzumundan fazla kıymetli veya lüzumundan fazla kıymetsiz hale getirmek mümkündür ve hem günümüzde hem de geçmişte çok sayıda misali bulunmaktadır.

Nazlı Ilıcak, Ahmet Hakan gibi misaller, zamanında lüzumundan fazla kıymet verildiği için bugün hacimlerinin üzerinde zarar verebiliyorlar. Bunların zarar verebilir hale gelmesi, konjonktürel verimlilik meselesinin doğru anlaşılmadığının alametidir. Şu anda bir Nazlı Ilıcak, bir Ahmet Hakan olabilecek potansiyele sahip çok sayıda kişi, muhafazakar gazete ve televizyonlarda istihdam edilmiş durumdadır. Star gazetesinde Mustafa Akyol, Sabah gazetesinde Sevilay Yükselir, Rasim Ozan Kütahyalı gibi isimler, hak etmedikleri statülere yükseltilmiş olan konjonktürel verimlilik kontenjanından kullanılan kişilerdir ve geleceğin Nazlı Ilıcak’ı, Ahmet Hakan’ıdır. Meselenin bu isimlerle sınırlı olmadığı, bunların sadece birer misal olarak zikredildiği unutulmamalıdır.

*
Konjonktürel verimlilik nedir?

Konjonktürel verimlilik iki başlık altında tetkik edilebilir; birincisi konjonktürel olarak verimli olabilecek şahıslar, ikincisi ise konjonktürel olarak verimli olabilecek mevzular…

Ruhi-fikri manada beraberliğiniz bulunmayan kişiler, belli bir dönemde menfaatlerini sizinle birleştirmiş olabilirler. Aslında farklı istikametlere yönelen, farklı idealleri paylaşan, farklı duygu düşüncelere sahip olan bu kişiler, güzergahın dolambaçlı yollarında sizinle aynı istikamete bakıyormuş hissini verebilir. İstikamet her zaman düz, güzergah ise çok zaman dolambaçlıdır. Güzergahın virajlarında sizinle aynı istikamette görünenlerin olması mümkündür ve hayatın girift yapısı bunun için birçok fırsat ve imkan oluşturmaktadır. Kendi menfaatine uyan virajlarda yanınızda olan ama nihai hedefte (ve istikamette) tam karşınızda bulunanlar, başka bir virajda yanınızdan ayrılır ve karşınıza çıkar.

Esas olan güzergah değil, istikamettir. İstikametin tek olmasına mukabil, güzergahın çok sayıda olması mümkündür. İttifaklar güzergahlara göre değil, istikametlere göre yapılır. Aynı hedefe farklı güzergahlardan gidenler arasındaki ruhi bağ daha kuvvetlidir. Mesela Ahmet Taşgetiren ile Yeni Şafak aynı istikamete yönelmişti ama Taşgetiren farklı bir güzergahtan yola devam ediyordu. İstikamet aynıysa güzergahların farklı olması önemsizdir, zaten istikamet (ve nihai hedef) aynı olduğunda güzergahlar bir noktada birleşir. Buna mukabil Ahmet Hakan ile istikamet aynı değildi, belli bir dönem için güzergah ayniliği vardı, o dönem geçince kaçınılmaz olarak yollar ayrıştı.

İstikameti aynı olanlar birbirine ihanet etmezler, güzergahlarının farklılığı onları ne kadar birbirinden uzaklaştırmış olsa da, kalpler birbiri için çarpmaya devam eder. İstikametleri farklı olanlar, belli bir zaman diliminde aynı güzergahta olsalar bile kalpleri birbiri için çarpmaz ve yolları mutlaka ayrılır.

İttifakları güzergahlara göre kuranlar, güzergahı esas alarak istihdam edenler, güzergahın aciliyetine ve sıcaklığına fazla meyledenler, sürekli olarak kendileri tarafından beslenip büyütülen canavarlarla boğuşmak zorunda kalırlar.

*
Konjonktürel verimliliğin ikinci başlığı, mevzular… Bu başlık altında yapılan hatalar ise çok daha vahim.

Kendisine karşı mücadele edilen güç merkezlerine karşı kullanılan “düşünce kırıntıları”, ana istikametin fikriyatına aykırı malzemeler halinde ortalığa saçılıyor. Konjonktürel olarak faydalı görülen, bu faydasının üzerine iştiha ile atılan, hiçbir “fikri ölçü” taşımayan hoyratlık, mücadele edilen güç merkezinin önünü keserken, kendi önünüzü de kesiyor. Mesela ihanet örgütüne karşı kullanılan “devleti ele geçirmişler” türünden tenkit malzemesi, onlarla mücadele için konjonktürel faydaya işaret etse de, orta ve uzun vadede Müslümanların devlet ile ilgilenmesinin önünü kesen bir tuzak… Mücadeleyi fikir adamları ile değil de, tetikçilerle yürütmeye kalkarsanız, kendi kafanıza da sıkmış olursunuz.

Misaller bundan ibaret değil ama hepsini yazmak, aynı zamanda ifşa etmek gibi bir zarara da sebep olacağı için şimdilik temkinli davranmakta fayda var. Fakat vahim olan bu durumun devam etmesi halinde yazmaktan başka çaremizin kalmayacağı aşikar.

*
Konjonktürel verimlilik meselesi tabii ki ihmal edilemez. Fakat konjonktürel verimliliğin ne olduğunu, sınırlarını, ölçülerini bilmek gerek. Konjonktürel verimlilik, çok hassas bir stratejidir, doğru tatbik edilemediği takdirde sahiplerini vuracak bir bumerangdır. İstiklal cephesi, bu tür anlayışsızlık ve acemiliklerle yoluna devam etmemelidir.

Mesele ile ilgilenmeye devam edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir