İSYAN GÜNLÜKLERİ (02.11.2011)

İSYAN GÜNLÜKLERİ (02.11.2011)
Konumuz, AB’nin Yunanistan’ı kurtarma paketi ve neticeleri ile ilgili… AB, Yunanistan’ı içinde bulunduğu krizden kurtarmak için bir paket hazırladı. Paketin en önemli özelliği, Yunanistan tahvillerini satın alan banka ve benzeri finans kuruluşları, alacaklarının yüzde ellisinden feragat edecekler, bu şekilde Yunanistan’ın borcunun yaklaşık 100 milyarı silinecek.
Çözüm diye ortaya attıkları ve tatbik etmek istedikleri formüllerin, aslında problem kaynağı olduğunu bile anlamayacak kadar akıl savrulması yaşıyorlar. Bir çözüm, çözmek istediği problemden daha büyük bir maliyete sahipse, o, çözüm müdür? Başka bir ifadeyle, çözümün ortaya çıkardığı zarar, problemin meydana getireceği zarardan daha fazlaysa, ne yapılmış oluyor?
Çözüm paketi ilan edilince, Yunanistan’dan ciddi rakamlarla alacağı olan bir yatırım firması (……..) iflasını istedi. Diğerleri de aynı akıbete uğrayacak. Düşünün, Yunanistan krizinin Avrupa’ya yayılmaması ve diğer ülkeleri etkilememesi için bir çözüm paketi hazırlanıyor fakat bu paket krizin AB ülkelerine yayılmasını hızlandırıyor, daha erkene alıyor. Çok ilginç…
İlginçlik bitmedi. Borcunun yüz milyarlık bir kısmını silen kurtarma paketine Yunanistan nasıl yaklaşıyor? Paketi referanduma sunma kararı alıyor. Bu daha ilginç… Ülkenin borcunun yüz milyarını silen paketi neden referanduma sunarsın? Gerçekten ilginç…
Batının sistem krizine girdiğini anlamıştık. Fakat esas krizi, “akıl kriziymiş”. Haki beyin isabetle tespit ettiği üzere, batının içinde bulunduğu kriz, akıl krizidir ve derinleşmeye devam ediyor. Batıdaki gelişmelerin bir müddetten beri “akıl krizi” merkezinde geliştiği görülüyor. Yakın zamana kadar batıyı, sistem krizi merkezinde takip ediyorduk, artık hem sistem krizi hem de akıl krizi merkezinde takip etmeye başladık.
*
Yunanistan’ın kurtarma paketini referanduma götürmeye karar vermesinin sebepleri belli. Hükümet, kurtarma paketindeki yüz milyarlık borç silme kıyağına rağmen, ülkesinin taahhütlerini yerine getirebileceğine kanaat getiremiyor. Borç silinmenin karşılığında Yunanistan’dan ciddi tedbirler alması isteniyor. Buna rağmen yine de paketi kabul etmesi gerekirdi. Hükümet neden kabul etmiyor da halka sorma ihtiyacı duyuyor? Çünkü sistem krizi, akıl krizi var ama kriz bunlardan ibaret değil, bir de sosyal kriz var. Kurtarma paketindeki taahhütleri yerine getirmek için ciddi “kemer sıkma” tedbirleri alması gerekiyor ve bu tedbirler de sosyal patlamaları tetikleyecek gibi görünüyor. Hükümetin çekincesi bu…
İlginç değil mi? Bu paketi bile kabul etmekten ve taahhütleri yerine getirmekten korkan bir hükümetin Yunanistan’ı krizden çıkarması mümkün mü? Paket referanduma sunulduğunda halk tarafından reddedilirse ne olacak? Tüm kriz çeşitleri derinleşecek ve tüm Avrupa’yı işgal edecek.
Çağ, isyan çağı… İsyandan dönüş yok. Ta ki tüm batı çökene kadar…
Batıdaki bu günkü krizin sebepleri, 2009 yılındaki krizin atlatılması için alınan tedbirlerdir. O zaman piyasaya trilyon dolar sürenler, bu gün o borçlanmaların kamu maliyesi üzerindeki yükünü taşıyamıyorlar. 2009 yılındaki krizin çözümü, bu günkü daha ağır ve büyük krizin sebebi oldu. Buradan da anlaşılacağı üzere, artık batının her çözümü daha büyük problemlerin kaynağı haline geldi. İşte size fasit daire… Başka bir ifadeyle çırpındıkça batıyorlar.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir