İSYAN GÜNLÜKLERİ-DERİN SESSİZLİK

İSYAN GÜNLÜKLERİ-DERİN SESSİZLİK
Kısa bir müddettir isyan dalgasında bir yavaşlama, dünyada bir sessizlik var. Arap isyan dalgası Mısır ve Suriye’de devam ediyor ama batıdan gelen haberlerde biraz yavaşlama var. Batıda, artık büyük isyanın tetiklendiğini düşündüğümüz bu vasatta, neden sessizliğe gömüldü? Problem nedir? Bir kırılma mı yaşıyoruz yoksa başka bir olay mı var?
Batıdaki çöküş süreci, bir sınıra geldi. Patlama sınırı… Yakında (büyük ihtimal 2012 de) büyük patlama gerçekleşecek. Peki isyan dalgası ne durumda? Köşeye sıkışmış kedinin Aslana saldırmasında olduğu gibi, son bir ümitle sağa sola bakıyorlar. Ne olacak, nasıl olacak, çöküş ters çevrilebilecek mi, bir şeyler yapılabilecek mi, isyan edelim ama kime isyan edelim, hükümete isyan edelim ama hükümetler hemen istifa ediyorlar gibi son kararın arefesinde bekliyorlar. Ciddi kararların öncesinde kulakları (yani akılları) sağır eden bir sessizlik olur. Bu sessizlik, tam olarak o…
Çöküşün geldiği sınır, patlamanın dehşetengiz olacağını gösteriyor. Batı dünyası, tarihine bakarak bir yol bulmaya çalışıyor. Halbuki bu patlamanın misali tarihlerinde yok. O şanlı 68 ayaklanması, bu patlamanın tetikleyeceği büyük isyanın yanında, ikinci dünya savaşına oranla küçük iki Afrika ülkesinin savaşı gibi kalacak. Patlama gerçekleştiğinde, batı, bırakın dünyadaki herhangi bir ülkeye müdahale etmeyi, kendi şehirlerindeki mahallelere bile müdahalede fevkalade zorlanacak.
Sessizliğe aldanıp da isyan dalgasının kesintiye uğradığını, uğrayacağını zannedenler fena halde yanılıyorlar. Buna göre hesap yapanlar, büyük zararlar ederler.
Son birkaç asırdır güçlü olan ülkelerin hiçbir ayakta kalamaz. Onların “zamanı” tükendi. Anlamakta zorlanıyorlar, “mutlaka bir yolu vardır” diye düşünüyor ve avunuyorlar. Yanılıyorlar, yolu yok, varsa eğer onların aklının alacağı cinsten değil. Artık başka bir “akıl” çağı başlıyor. Pozitif akıl dedikleri “batı aklı” miadını doldurdu. O zavallılar bunun farkında değil. Akıl miadını doldurunca, problemlerinizi neyle çözeceksiniz?
Bu sessizlik ne kadar sürer bilmiyorum. Ama ne kadar uzun sürerse patlama o kadar büyük olur. Bu sebeple ne kadar uzun süreceğini dert etmiyorum. Neticede patlamanın şiddetini artıracak “teneffüs” vaktinin uzunluğu önemli değil. Patlamanın gazını alacak ve şiddetini azaltacak cinsten bir ara verme olsa, dert etmek gerekir. Bu teneffüsün, patlamanın şiddetini azaltmak yerine artıracağını nereden çıkarıyoruz? Şuradan, problemler çözülmüyor, derinleşiyor. Problemler derinleştikçe çözüm ihtimali ve ümidi azalır. Patlamanın şiddetini tayin eden ise halkın psikolojisinin ümit değil ümitsizlik üretmeye başlamasıdır. Herkes batıyı takip etsin, problemler çözülüyor mu derinleşiyor mu? Problemler derinleşmeye devam ediyorsa, patlamanın şiddetini belirleyecek olan “yakıt” birikiyor. Biriken her şey patlar.
FARUK ADİL

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir