KOMPLO TEORİSİ-1- OBAMA MÜSLÜMAN OLABİLİR Mİ? EK -1-

Birçok gazetenin 09.01.2012 tarihli nüshasında, İsrail gazetesi Jerusalem Post’ta yayınlanan bir makale dikkatimizi çekti. Yazının muhtevası, ABD başkanının 40 yıldır ilk defa İsrail değil Türkiye’yi “favori müttefiki” olarak tespit ediyor. Ortadoğu’da İsrail yerine Türkiye’nin favori müttefik olarak kabul edildiğini, bunun da Türkiye’nin ABD dış politikasına karşı yani ABD menfaatlerine karşı birçok adım atmasına rağmen yapıldığını iddia ediyor.

İsrail gazetesi bu tespiti yaparken, kendini ikna etmiş halde zira ABD’nin bu tavrına (siyasetine) hayret ediyor. İsrail tarafı bu duruma neden hayret ediyor? Gerçekten hayret edilecek bir durum mu? Bakalım.

ABD tarafının herhangi bir Ortadoğu ülkesini İsrail’e tercih etmesi nasıl izah edilebilir? Bu mümkün mü? İsrail ile ABD aslında tabii müttefik değil mi? Bu durum sadece ABD deki Yahudi lobisinin gücüyle ilgili ve sınırlı değil. Ortadoğu’da ABD’nin İsrail kadar güvenebileceği başka bir ülke var mı? Olabilir mi böyle bir ülke?

ABD Ortadoğu’da İsrail’den başka bir ülkeye güvenemez. İsrail güvenilir bir ülke midir ki başka bir ülkeye güvenemesin? Doğrusu ABD İsrail’e güvenilmeyeceğini bilmesine bilir de başka bir ülkeye de hiç güvenemez. Yahudi lobisini de eklediğinizde İsrail’den başka bir ülkeye güvenemeyeceği meselesi açıktır.

Pekala ne oluyor dünya, Ortadoğu’da, İsrail’de ve ABD’de? Ne oluyor ki, ABD İsrail’e güvenmediğini açıkça ortaya koyuyor ve ona karşılık, İsrail’in ve Yahudi lobisinin ateş püskürdüğü Türkiye’yi favori müttefik olarak görüyor?

Aslında işin sırrı, İsrail gazetesinde yayınlanan makalede altı çizilen konuda yatıyor. Makale, ABD’nin Türkiye’yi tercih ettiğini söylemiyor. ABD başkanının, Türkiye başbakanını tercih ettiğini söylüyor. İki tarafta da ülke ve ülke politikası değil sözkonusu olan, her iki ülkenin de başında bulunan kişilerin birbirini güvenmesi meselesi… İşte bu nokta ilginç.

İsrail gazetesi, ABD’nin değil, ABD başkanının, Türkiye’yi değil, Türkiye başbakanını tercih ettiğini söylüyor. Bu noktada yoğunlaşıyor ve dikkatleri de bu noktaya çekmeye çalışıyor. Bu ne demek?

Hatırlayın “Komplo teorisi-1- Obama Müslüman olabilir mi?” başlıklı yazımızı. O yazıda Obama’nın gerçekten Müslüman olması ve bunu açıklamadan başkanlık koltuğunda oturuyor olması ihtimalini yazmıştık. Şu ifadeler o yazıdan…

“Biz Obama ile ilgili sorunun cevabını arayalım. Batının çökmekte olduğu, İslam coğrafyasının yeniden doğmak için sancılandığı bir vasatta, gizli Müslüman olarak ABD başkanlık koltuğunda neler yapabilir? Sorunun cevabını şu kriterlerle arayacağız. Müslümanlığını gizlemeye devam edecek, Müslüman olduğundan şüphelenilecek işlerden uzak duracak, yapacaklarını ABD deki siyasi sistem ve kültüre uygun olarak gerçekleştirecek, Müslümanlara açık ideolojik destek vermeyecek ila ahir. Bu şartlara uyarak, bu çerçeve içinde kalarak Obama neler yapabilir?
ABD dış siyasetini “barış” üzerine kurar ve dış müdahalelere sıcak bakmaz. Böylece İslam coğrafyasındaki “kendine geliş” istikametindeki hareketlenmeleri ve dalgalanmaları engelleyecek askeri müdahalelerden uzak durur. ABD’nin askeri teknolojisi hatırlandığında, Müslümanlara karşı askeri müdahale politikalarından vazgeçmiş olması ve ABD dış politikasını böyle bir mecraya taşıması büyük bir yardım olur.”

“Arap isyanları döneminde, Arap ülkelerinin iç karışıklıklara ve zayıflıklara savrulduğu bir vasatta, İsrail taşkınlığını ve saldırganlığını engellemek gibi bir misyon üstlenmek. Gerçekten İsrail denilen domuzlar örgütünün saldırganlığı ve kural tanımazlığı malum. Çevresindeki Arap ülkelerinin iç karışıklıklarla boğuştuğu böyle bir dönemde, fazla sakin durmuyor mu? Afra tafra satmasına bakmayın, iki de bir sağa sola tehditler savurmasına aldırmayın, ne yaptığına bakın. Bir şey yapıyor mu? Ya da soruyu şöyle soralım, yapmak istediği işler konusunda ABD’den destek bulabiliyor mu? Mesela İran’a saldırma tehditleri savurup duruyor ama ABD den bu konuda yeşil ışık gördü mü? Normal gibi görünüyor mu tüm bunlar? ABD dış politikasının yarıdan fazlası İsrail’e dönüktür ve onu korumak ve desteklemek içindir. Ta ki Obama’ya kadar. Artık öyle mi? İsrail, Türkiye ile arasındaki krizi ABD üzerinden çözmek için ne kadar uğraştı, ABD, İsrail’in destek taleplerini ne kadar kabul etti? ABD’nin Türkiye’ye baskı, İsrail için baskı uyguladığına şahit olduk mu? Aksine Obama ile Erdoğan arasında su sızmıyor, hiç bu kadar ileri dereceye ulaşmamıştı ABD ile ilişkiler, öyle değil mi?
Başka ne yapması gerekir Obama’nın?
Mesela İslam dünyasının liderliğini yapacak bir ülkeyle ilişkileri geliştirip, onun önünü açmak… Obama ile Erdoğan arasındaki samimiyete bakınca, insanın bu komplo teorisine inanası geliyor.
Yukarıda saydığımız olaylar demeti ile bir komplo teorisi kurulabilir mi? Doğrusu bu olaylar çok ciddi, doğru değerlendirmek kaydıyla komplo teorisi kurmaya kafi gibi geliyor bize. Ne var ki bu olayları doğru okuyup okuyamadığımız konusu tartışmaya açık. Diğer taraftan, gizli Müslüman ABD başkanı profiline uyan başka olaylar da var. Hepsini burada sıralamak kabil değil, lazım da değil.”

*

Nasıl, benziyor mu? Gerçekten ilginç… Bizi bile şaşırttı. Yazımız 21.12.2011 tarihinde sitemizde yayınlandı. O yazıdan yirmi gün sonra bir İsrail gazetesi, bizim komplo teorisini ispatlamak için elinden geleni yapmış. Gerçekten Obama Müslüman mı? Kim bilir, bizimki komplo teorisi… Fakat komplo teorisinin “gerçeklere” bu kadar uygun olması garip değil mi?

İsrail gazetesindeki makalenin ABD dış politikası değil de başkan Obama ile ilgili tespit yapması komplo teorimizin malzemesini oluşturuyor. Yani İsrail ABD’den tereddüt etmiyor, başkandan tereddüt ediyor. Ne kadar uyuyor değil mi? Her şeye rağmen bizimki bir komplo teorisi.

FARUK ADİL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir