KOMPLO TEORİSİ-1-OBAMA MÜSLÜMAN OLABİLİR Mİ?

KOMPLO TEORİSİ-1-
OBAMA MÜSLÜMAN OLABİLİR Mİ?
Barak (Burak) Hüseyin Obama, ABD başkanlığına aday olduğu günden itibaren Müslüman olup olmadığı hususunda yoğun bir tartışma başladı. Seçim sürecinde konu üzerindeki tartışma yoğunluğu devam etti. Seçimden sonra yoğunluk azalsa da ABD de hala tartışmalar devam ediyor. Özellikle de Yahudi çevreler ile radikal dinci Hıristiyanlar arasında bu ihtimal gündemden hiç düşürülmedi.
Obama’nın Müslüman olup olmadığını bilme imkanımız var mı? Hayır. Öyleyse bu konuyu nasıl düşünebiliriz? Şu düşünce tarzının meseleye uygun olduğu zannındayız.
Obama gerçekten Müslüman ise ve Müslümanlığını gizliyorsa oturduğu koltukta (ABD başkanlığında) neler yapar? Anahtar sorumuz bu. Bu soruyu herkes kendi kendine sorsun. “Ben gizli bir Müslüman olarak ABD başkanı olsam, neler yapardım, hangi metotları takip ederdim?”. Bu sorunun püf noktası anlaşılacağı üzere, “gizli Müslümanlıktır”. Çünkü Müslümanlığı açık olan biri ABD başkanı olamayacağı gibi ABD başkanı olarak kalamaz da. Bu sebeple gerçeklerden uzak, ucube cevaplar vermeyin, kendi kendinize.
Biz Obama ile ilgili sorunun cevabını arayalım. Batının çökmekte olduğu, İslam coğrafyasının yeniden doğmak için sancılandığı bir vasatta, gizli Müslüman olarak ABD başkanlık koltuğunda neler yapabilir? Sorunun cevabını şu kriterlerle arayacağız. Müslümanlığını gizlemeye devam edecek, Müslüman olduğundan şüphelenilecek işlerden uzak duracak, yapacaklarını ABD deki siyasi sistem ve kültüre uygun olarak gerçekleştirecek, Müslümanlara açık ideolojik destek vermeyecek ila ahir. Bu şartlara uyarak, bu çerçeve içinde kalarak Obama neler yapabilir?
*ABD dış siyasetini “barış” üzerine kurar ve dış müdahalelere sıcak bakmaz. Böylece İslam coğrafyasındaki “kendine geliş” istikametindeki hareketlenmeleri ve dalgalanmaları engelleyecek askeri müdahalelerden uzak durur. ABD’nin askeri teknolojisi hatırlandığında, Müslümanlara karşı askeri müdahale politikalarından vazgeçmiş olması ve ABD dış politikasını böyle bir mecraya taşıması büyük bir yardım olur.
Böyle bir politikanın işaretleri var mı? Çok sayıda işareti var. Arap isyanındaki ABD tavrına bakıldığında, ABD’nin kadim dostları olan diktatörleri savunmadı, onları desteklemedi. Hüsnü Mübarek hadisesini hatırlayın, İsrail, Hüsnü’ye yardım edilmesi, desteklenmesi gerektiğini ısrarla söylemesine rağmen, ABD halktan yana tavır aldı. Hüsnü’den sonra yapılacak seçimlerde, Müslümanların ezici çoğunlukla iktidara geleceğini o zamandan öngörmek zor muydu? ABD’nin Mısır seçim sonuçlarını öngöremediğini söylemek mümkün mü? Mümkün tabii ki, çünkü batı toptan aklını kaybetmeye başladı. Fakat daha çıldırma aşamasına gelmediği malum. Bu sebeple Mısır seçimlerinin sonuçlarını öngörmüş de olabilirler, öngörememiş de olabilirler. Fakat ABD’nin Arap isyanındaki tavrı, komplo teorimize uygun değil mi? Tabii ki başka sebepleri de olabilir.
*Arap isyanları döneminde, Arap ülkelerinin iç karışıklıklara ve zayıflıklara savrulduğu bir vasatta, İsrail taşkınlığını ve saldırganlığını engellemek gibi bir misyon üstlenmek. Gerçekten İsrail denilen domuzlar örgütünün saldırganlığı ve kural tanımazlığı malum. Çevresindeki Arap ülkelerinin iç karışıklıklarla boğuştuğu böyle bir dönemde, fazla sakin durmuyor mu? Afra tafra satmasına bakmayın, iki de bir sağa sola tehditler savurmasına aldırmayın, ne yaptığına bakın. Bir şey yapıyor mu? Ya da soruyu şöyle soralım, yapmak istediği işler konusunda ABD’den destek bulabiliyor mu? Mesela İran’a saldırma tehditleri savurup duruyor ama ABD den bu konuda yeşil ışık gördü mü? Normal gibi görünüyor mu tüm bunlar? ABD dış politikasının yarıdan fazlası İsrail’e dönüktür ve onu korumak ve desteklemek içindir. Ta ki Obama’ya kadar. Artık öyle mi? İsrail, Türkiye ile arasındaki krizi ABD üzerinden çözmek için ne kadar uğraştı, ABD, İsrail’in destek taleplerini ne kadar kabul etti? ABD’nin Türkiye’ye baskı, İsrail için baskı uyguladığına şahit olduk mu? Aksine Obama ile Erdoğan arasında su sızmıyor, hiç bu kadar ileri dereceye ulaşmamıştı ABD ile ilişkiler, öyle değil mi?
Başka ne yapması gerekir Obama’nın?
*Mesela İslam dünyasının liderliğini yapacak bir ülkeyle ilişkileri geliştirip, onun önünü açmak… Obama ile Erdoğan arasındaki samimiyete bakınca, insanın bu komplo teorisine inanası geliyor.
Yukarıda saydığımız olaylar demeti ile bir komplo teorisi kurulabilir mi? Doğrusu bu olaylar çok ciddi, doğru değerlendirmek kaydıyla komplo teorisi kurmaya kafi gibi geliyor bize. Ne var ki bu olayları doğru okuyup okuyamadığımız konusu tartışmaya açık. Diğer taraftan, gizli Müslüman ABD başkanı profiline uyan başka olaylar da var. Hepsini burada sıralamak kabil değil, lazım da değil.
Sadece komplo teorilerinde değil, normal düşünce faaliyetinde de azami dikkat edilmesi gereken husus, bir olayın çok boyutu olmasıdır. Bir boyutuna takılan zihinler, istedikleri sonucu çıkarıyorlar. Zaten fikir piyasasına bakıldığında, fikir adamı geçinenlerin bile olayların bir veya iki boyutuna kilitlendikleri görülüyor. Aslında fikir piyasası, “ciddi fikir” diye sunulsa da komplo teorisinden geçilmiyor. Dezenformasyon, manipülasyon meselesine daha girmedik. Fikir piyasasını oluşturan aktörlerin çoğunluğu, komplo teorisi ile ciddi fikir arasındaki farkı bile bilmiyor.
Komplo teorisi yazı serimizin bir faydası da, bizim komplo teorisi olarak piyasaya sunduklarımızla başkalarının “ciddi fikir” olarak piyasaya sundukları arasında mukayese imkanı verir. Başkalarının “ciddi fikir” dedikleri, bizim komplo teorilerimizden daha ciddiyetsizdir.
FARUK ADİL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir