KOMPLO TEORİSİ-2-ABD İLE İRAN ARASINDA ANLAŞMALI SOĞUK SAVAŞ

KOMPLO TEORİSİ-2-
ABD İLE İRAN ARASINDA ANLAŞMALI SOĞUK SAVAŞ
İran’ın Şia hassasiyetinin çok keskin olduğu anlaşılıyor. Ümmetin derdinden çok Şia ile ilgileniyor. Şia’nın bir menfaati sözkonusu olduğunda, ümmeti hiç umursamıyor. Bu durum olayların ince bir okunuşu şeklinde değil açıkça görünüyor. Yani zoraki yorumlarla bu neticeye varmak gerekmiyor, tüm dış politikası açıkça bunu gösteriyor.
İran’ın bu hassasiyetinin pratik neticeleri nedir?
Şia ile ümmet arasında keskin bir uçurumun olduğunu gösteriyor. Ümmet içinde küçük bir azınlık (Şia çeşitli kaynaklarda ümmetin yüzde onu civarında) marjinal olmaktan kurtulup nasıl dev bir cephe açabilir? Yani yüzde on civarında bir azınlık, ümmeti ikiye bölecek çapta bir tefrika oluşturmaya güç yetirebilir mi? Böyle bir proje geliştirilecek olursa, hangi şartlar gerekir?
Öncelikle İran’ın İslam dünyası içindeki yayılması gerçekleştirilir, buna paralel olarak eki alanı genişletilir. Bunlar için neler yapılır? Mesela Şia nüfusu yeterince fazla olan Irak, ABD tarafından işgal ve İran’a teslim edilir. Irak’ın mevcut siyasi sistemi çökertilir, iktidar halka aktarılır ve halk da tabii olarak Şia temsilcilerini seçer, böylece ABD’nin İran’a yardım ettiği de kamuoyundan gizlenmiş olur.
Başka ne yapılır? İran’ın savunma hattında bulunan Hizbullah, İsrail karşısında bir askeri zafer kazanır. Bu bir şekilde organize edilir ve İsrail, tarihinde ilk defa mağlup olur. İsrail’i mağlup etme şerefi de Hizbullah’ın hesabına yazılır. Böylece hem Hizbullah hem de İran, İslam dünyasında “psikolojik dokunulmazlığa” kavuşur. Plan nasıl?
Bitmedi. İran sürekli İsrail ve ABD karşıtı politika yürütür. En yüksek seviyede kabadayılık yapmasına müsaade edilir. Hatta İran’ın İsrail ve ABD’yi tehdit etmesi de plana katılır. İslam dünyasındaki anti-emperyalist cephe İran tarafından temsil edilir ve tüm Müslümanlar nezdinde İran itibar kazanır.
Tüm bunlar yapılırken, ABD ile İran arasında gizli bir anlaşma olur ve kamuoyu arasında “soğuk savaş” yürütülür. Birbirine karşı hiçbir zaman askeri operasyon yapılmayacağına dair anlaşma gizli kalır fakat kamuoyu önüne kanlı-bıçaklı bir görüntü sergilenir.
Nasıl?
ABD ile İran arasındaki soğuk savaş, gizli şekilde ümmet arasındaki dev uçurumu genişletmek için kullanılır. İran, kamuoyu önünde ABD ve İsrail karşıtı görünürken, gizli mahfillerde Şii olmayan güç merkezlerinin üzerine yürür. Irak’taki Sünni gruplar üzerindeki katliamları ABD yerine, oradaki İran uzantısı Şii güçler yapar. Geceleri evleri basarlar ve insanları katlederler. Afganistan’daki Taliban’a karşı ABD’ye gizlice yardım eder. En azından Taliban’a hiçbir destek vermez ve ABD karşısında mağlup olması istenir. Her nedense El-Kaide’ye karşı İran, ABD politikalarını aynen dillendirir ve uygular. Yani ümmetin içinde ortaya çıkmaya çalışan Şia dışındaki tüm güç merkezlerini imha etmek için ABD ve İsrail ile işbirliği yapmaktan çekinmez. Fakat bunların çoğunu gizli yapar.
ABD, İsrail ve İngiltere dışarıdan, İran ise içeriden ümmet üzerinde dehşetengiz operasyonlar gerçekleştirilir. Tüm batının çöküşe geçtiği, Müslümanların yerlerinden kalktıkları ve yeniden doğuş sancıları çektikleri tarihi bir dönemde, batı, kendini yeniden inşa edene kadar İslam’ın dirilip başına bela olmasından kurtulmuş olur, İran ise tarihinde hiçbir dönemde elde edemediği güce kavuşur. Neticede İran ile batı asla hesaplaşmaya girmezler ve İran’ın bölge gücü olmasına müsaade edilir. Batı İran’a neden bu imtiyazı tanır? Çünkü İran hiçbir zaman ümmeti kendi liderliğinde toplayamaz ve ümmet ile sürekli bir çatışma halinde yaşamak zorunda kalır. Hani İngiltere’nin ortadoğudan çekilirken cetvelle sınırlarını çizere oluşturduğu ülkelerin başlarına, o ülkelerin azınlıklarından diktatörler bıraktı ya, sürekli birbiriyle çatışsınlar diye.
Uymadı mı? Bu bir komplo teorisi… Uymayabilir. Zaten biz de böyledir demedik. Fakat zikrettiğimiz olayların tamamı gerçek değil mi? O gerçekleri bir araya topladığımızda böyle bir görüntü vermiyor mu? Tamam, olayların sentezlenmesi başka şekilde de yapılabilir. Belki de en orijinal sentez bu değildir. Fakat Suriye’de isyan eden halkın ABD ajanları olduğunu söyleyenlerin komplo teorilerinden daha akıllıca değil mi?
FARUK ADİL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir