MANZUM VE MAHZUN

Sevgilim gittin ve kent boşaldı. Hayat çekildi aramızdan.
Gittin ve mavi bir damar eksildi avuçlarımdan.

Şurada sebepleniyorduk ne güzel, gitmeseydin ya… Şurada bulutların bir sebebi vardı, ağlamanın bir anlamı. Sen boy gösteriyordun, içimde bir yaşamak boy veriyordu. Ben günebakandım sana doğru, toprağa daha bir sıkı sarılıyor, boynumu göğe daha bir diriltiyordum. Şurada bir mutluluk biriktiriyordum kış gecelerine, şurada bir zalime direnç berkitiyordum.
Yoksun, içimdeki masumiyeti eskitiyorum.
Yoksun sevgilim ah, kendimden bile eksiliyorum.
……
Sevgilim, gittin ve masal bitti. Şarkılar çekildi mızrabımızdan.
Kınında paslanıyor bağlarımı hükümsüz kılacak kılıç, gün ağarmıyor.
Hiçbir çiçek kendi dilinde açmıyor.
……..
Gün akşamlıdır amenna! Yaşayan ölür, bilirim. Ama hayattayız hâlâ biliyorsun, biliyorsun ne de olsa, göz cemal ister.
Gitmesen de biliyordum zaten aczin ne demek olduğunu. Ne öğrendik ki bu yalnızlıktan. Neye yaradı bu ayrılık.
Bunca yaşamaklardan elimize geçen sade hüzün.
Ve en acısı ne biliyor musun? Zoruma gidiyor ama, dünya nasılsa, dünya nedense, dünya hâlâ..dönüyor.

MANZUM VE MAHZUN” hakkında 2 yorum

  1. haytın en yalın ve bakir duyguları bu olsa gerek…
    Ve en acısı ne biliyor musun? Zoruma gidiyor ama, dünya nasılsa, dünya nedense, dünya hâlâ..dönüyor.

  2. “Yoksun, içimdeki masumiyeti eskitiyorum.
    Yoksun sevgilim ah, kendimden bile eksiliyorum.”
    eksildikçe çoğalıyoruz… çoğaldıkça ve de arttırdıkça daha bir eksiliyoruz…. sevgililer var olduğunda kendimizde, mecnun işte o zaman yok oluyor, yoksun kalıyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir