MERHUM ÖZAL’IN CENAZESİ BOZULMAMIŞ

MERHUM ÖZAL’IN CENAZESİ BOZULMAMIŞ
Suikast soruşturması çerçevesinde mezarı açılan Merhum Özal’ın, naaşının bozulmadığı görülmüş. Gazetelerin bir kısmı bu haberi “şok” diye verdi. Şok olanlar kimler? Laik, Kemalist, ateist, solcu filan takımı… Neden şok oluyorlar? Çünkü materyalistler, materyalist olunca insanı bedeninden ibaret görüyorlar. İnsan bedeni ise en zayıf ve en dayanıksız maddi yapıdır. On dokuz yıldır insan bedeninin bozulmadan kalması, materyalist kavrayışlar için gerçekten şok edicidir.
Ya Müslümanlar için… Müslümanlar bilirler ve inanırlar ki, insan bedenden ibaret değil, insanı insan yapan esas hususiyet beden değil ruhtur. Ruh ise ölmez, yok olmaz. Peki bunun bedenle ilgisi nedir, bedenin bozulmadan kalması nasıl mümkün olabilir? Ruh bedene ne kadar nüfuz etmiş ise bedenin bozulması o kadar uzun sürer. Ruh bedene nasıl nüfuz eder? İman yoluyla…
İman yoluyla ruh beden üzerindeki tasarrufunu artırır. Takva yoluyla daha da artırır. Ruhun beden üzerindeki tasarrufu zirveye çıktığında, beden bozulmadan ila nihaye (yani kıyamete kadar) varlığını muhafaza eder. Tabii ki bunun dereceleri vardır, ruhun beden üzerindeki tasarrufunun derecesine göre bedenin bozulma süresi artar veya azalır.
Ayrıca bazı hususiyetler için Allah’ın büyük ihsanları vardır. Mesela şehitlerin naaşı hiç bozulmaz, onlar canlarını Allah için verdiklerinden dolayı, bedenleri de kıymetli kılınmıştır. Mahşerde bile yaralarından kan akarak kalkacaklardır. Bütün bunlar Müslümanlar için bilinen, inanılan ölçülerdir. İşin ilginç tarafı, Müslüman memleketinde yaşayıp da İslam cahili olan Kemalist, laik, ateist, solcu güruhun halidir. Avrupa veya Amerika’da yaşayanların İslam cahili olması anlaşılabilir de, bu topraklarda yaşayıp da İslam cahili olmak anlaşılabilir bir durum değil. Günde beş vakit ezan duyan bu nasipsizler, yeri geldiğinde babalarının veya dedelerinin hacı veya hoca olduğunu söyleyen bu ahmaklar, İslam konusunda o kadar cahildirler ki, yaşadıkları bir çok hadisede “şok” olmaktadır.
Milliyet gazetesi haberi şu başlıkla vermiş; “Mezarı açanlar şok oldu”. Adamların şok olduğu hadiseye bakar mısınız? Mümin olduğuna inandığımız Özal’ın naaşı bozulmuş olsaydı biz şok olacaktık. Aradaki farkı görüyor musunuz? Onların normal karşılayacağı hadise bizi şok ediyor, bizim normal karşıladığımız hadise onları şok ediyor. Normal olan kim?
Konunun esasi bir tarafı da var. Şimdi laik, Kemalist, ateist, solcu vesaire ucube düşünce sahiplerinin cevaplaması gereken soru şu, “bu nasıl oluyor?”. Kendilerinin tabiriyle “bilimsel” bazı cevaplar verebilirler. Fakat sorunun cevabını bize vermeleri gerekmiyor, canlı yayınlardaki horoz döğüşüne çevirmeleri hiç gerekmiyor. Sorunun cevabını kendilerine versinler, kendi kendilerini ikna etsinler. Ama kendi kendilerini aldatmadan…
Aldatma konusunda maharet kazandıklarını bildiğimiz için güvenmiyoruz tabii ki. Materyalizmin yalpaladığı noktadır burası ve fikir namusu olanlar, kendilerine ciddi cevaplar bulmak zorundadır.
Sadece ruhu kabul etmek bile materyalizmin çöküşü için kafi. Veya bedenin (maddenin) çürümediğini, bozulmadığını izah edememek materyalizmin iflası için kafidir.
Merhum Özal’ın naaşının bozulmaması, mezarının açılma sebebinden daha fazla tartışılacaktır. Önümüzdeki günlerde bu mesele yoğun şekilde tartışılacaktır. Bu arada bir soruşturma vesilesiyle Kemalist, laik, ateist, solcu birinin mezarı açılır da cesedini görme imkanı olursa, mukayese de yapılabilir. Bakalım onun cesedi de bozulmadan duruyor muymuş? Ha onlarınkinin ölüm tarihinin on dokuz yıl olması da gerekmez, birkaç yıl olması kafi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir