MÜSLÜMANLAR… MEYDANLARI BIRAKMAYIN

MÜSLÜMANLAR… MEYDANLARI BIRAKMAYIN
İslam dünyası üzerinde büyük operasyon başladı, dünyanın güç merkezleri İslam’ın tekrar dirilmesine, dünya siyaset sahnesinde yer almasına, kendi topraklarına sahip çıkmasına müsaade etmemek üzere anlaştılar. Türkiye’deki on yıllık sürecin AB perspektifi ve demokratikleşme süreci olarak yürütülmesi, birçok badireyi kolay atlatma imkanı vermişti ama artık batı meselenin esasını gördü. İslam dünyası kendine geliyordu ve bir şekilde durdurulmalıydı. Hem doğu bloku hem de batı bloku İslam dünyası üzerinde operasyon yapma kararını uygulamaya koydu.
Batının Mısır’daki darbeye destek vermesi, darbe olduğunu bile söylememesi, operasyonun hangi çapta başlatıldığını göstermeye kafi. Doğu ve batı bloklarının İslam dünyası üzerinde operasyon yapma konusunda ittifak etmiş olması, artık İslami hareketlerin iki blok arasındaki denge siyasetiyle mesafe alma devrinin bittiğini gösteriyor. Artık Müslümanlar Cenab-ı Allah’a iltica etmek ve kendi güçlerine itimat etmekten başka bir strateji takip edemezler, etmemeliler.
*
Mısır’daki askeri darbe, dünya çapındaki operasyonun Türkiye’den sonraki ikinci büyük ayağıdır. Türkiye’de akim kalan taksim teşebbüsü, Mısır’da başarı kazanmak üzere… Konumuz bu…
*
Mısırlı Müslümanlar, meydanları boşaltmamalılar, artan sayıda meydanları işgal etmeye devam etmeliler. Hiçbir askeri darbe büyük halk kütlelerine rağmen yapılamaz, halk meydanları boşaltmaz, dirayet ve cesaretle direnirse darbe başarıya ulaşamaz.
Meydanları boşaltmaları ile ilgili tüm telkinlere karşı direnmeliler, kendi içlerinden bile böyle bir telkin gelse itiraz etmeliler, meydanları boşaltıp da evlerine dönmeye başlarlarsa, tek tek avlanırlar. Büyük operasyon kararı demek, yüzbinlerce belki milyonlarca Müslümanı temerküz kamplarına toplamak hatta katletmek demektir. Milyonlarca insanın meydanları işgal etmesi halinde buna cesaret edemezler ama evlerinden tek tek toplayabilirler ve katledebilirler.
Mısırlı Müslümanlar, asla evlerinizde yakalanmayın, asla uykuda yakalanmayın, asla tek tek yakalanmayın, asla pijamalarınızı giymeyin, rehavete kapılmayın, korkmayın. Ölümden korkacak gün, bu gün değil, unutmayın zaten öldürecekler, unutmayın zaten hapse atacaklar, unutmayın zaten işkence yapacaklar, bunların çaresi toplu halde bulunmak, meydanları işgal etmek, darbeyi iflas ettirmek…
Tek tek yakalanırsanız, her biriniz hakkında sayısız suç üretirler, iftira ederler, birbirinize bile güvenemez hale gelirsiniz, bir arada bulunun, meydanda bulunun, birbirinize karşı güveniniz artar, fitne çıkmasına engel olur, iftiraların hiçbirine inanmazsınız. En önemlisi liderinize güvenin, lideriniz hakkında uydurulan hiçbir yalana inanmayın, hayal edemeyeceğiniz kadar iftiralar uçuşmaya başlayacak, kulaklarınızı tıkayın ve kenetlenin.
Cenab-ı Allah, sabredenlerle sabredemeyenler belli olana kadar beklediğini beyan ediyor, sabredin, sabredenlerden olun, direnin, dayanın, bırakmayın. Direndiğinizde göreceksiniz, meydanlar sizin olacak, tahrir kısa süre sonra boşalacak, orası da sizin olacak. Darbenin gerçekleştiğini düşünerek tahriri boşaltacaklar, onlar dayanamazlar, onlar sabredemezler, siz iman sahipleri, dayanın, sabredin, kısa süre sonra tahriri de alacaksınız, Kahire’yi de alacaksınız, Mısır’ı da alacaksınız.
Silahlı mücadele çözüm değil, silaha sarılmayın, halkı silahlandıramazsınız, yeraltına inmek zorunda kalırsınız, azalırsınız, meşruiyetiniz çalınır. Meşruiyetinize sahip çıkın, Cumhurbaşkanı sizinle, ilk meşru Cumhurbaşkanı sizinle, sizde onunla olun, meşru Cumhurbaşkanını meşru yollarla destekleyin, silaha sarılmayın. Zor olacak, tahrik edecekler, tahkir edecekler, hatta öldürecekler, her şeye rağmen dayanın, her şeye rağmen sabredin. Cumhurbaşkanınız yanınıza gelene kadar dayanın, aranıza katılana kadar, sizinle sohbet edene kadar dayanın. Cumhurbaşkanını bizzat görene kadar dağılmayın, ordunun hiçbir açıklamasına itimat etmeyin, tüm tutuklular meydana gelene kadar, kendi gözlerinizle görene kadar direnin. Esir alınan tüm teşkilat mensupları bırakılana kadar direnin, onlara işkence yapanlar size teslim edilene kadar direnin, teslim edilen işkencecileri meydanlarda asmadan oraları bırakmayın, boşaltmayın.
Liderinizi size verene kadar devam edin, lideriniz yanınıza geldiğinde ne yapacağını bilir, onu bırakmayın, liderinizin kumandası altında genelkurmayı işgal edin, liderinize ordu kumandanı üniformasını giydirin ve genelkurmay makamına oturtun. Cumhurbaşkanı aynı zamanda ordu başkumandanıdır, üniformasını bulup giyene kadar, genelkurmay başkanını ayaklarının altında pas pas yapana kadar devam edin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir