NEDEN YENİ BİR DERGİ

NEDEN YENİ BİR DERGİ

(Terkip ve İnşa dergisi 1. sayı)

Piyasada çok sayıda dergi var, neden yeni bir dergi çıkarılsın? Üç-beş kişi veya on-onbeş kişi bir araya gelip, “bizim de fikrimiz var” cinsinden bir hafifmeşreplikle dergi çıkarılır mı? “Fikir piyasasında biz de görünelim, tanınalım” türünden nefse yol olmuş zihni mecraların tuzağına düşmekten kurtulmak çabasında olanlar için sorulması ve cevaplanması gerekir; “Neden yeni bir dergi?”
Zihni faaliyet ile tefekkür faaliyetinin birbirinden ayrılamadığı, aralarındaki farkın anlaşılamadığı bir vasatta, ruhi hamle ile nefsi hamlenin birbirine karışma ihtimali (tehlikesi) muhakkak ki fazladır. Tefekkür faaliyetinin, etki-tepki sarmalına mahkum olmuş zihni reflekslerle gerçekleştirileceğini zannetmek, ancak üç-beş tane reaksiyoner eser vermekle neticelenir. Oysa mesele, birbirinden bağımsız mevzularda kırık dökük fikirler üretmek değil, İslam’ı merkeze alarak, hayat, insan ve varlık bahislerinin yekununda “fikriyat” üretmektir. Fikriyat üretenler, dergi çıkarmak için çabalamak yerine, hazırladıkları müktesebatlarının neşriyatı için dergiye ihtiyaç duymaya başlar.

Biz yeni bir dergi çıkarmak çabasında değiliz ve bu maksatla hareket etmiyoruz. Fikirteknesi’nin, yayınlanmış külliyatının 85 adet esere baliğ olması ve hala yayına hazırlanan eserlerin bulunması, yeni bir dergiyi ihtiyaç haline getirdi. “Dergi çıkaralım, fikir adamı zannetsinler” düşüncesinden ziyade, “fikriyatımız var, dergiye muhtacız” türünden bir zaruretle karşılaştık.
Matbuat; eskiden gazete, dergi ve kitap üçgeninde şekillenmişti, şimdilerde teknolojik araçlar çeşit sayısını artırdı. Eski tertip üzere ifade etmek gerekirse gazete bilgi içindir, dergi fikir için, kitap ise fikriyat içindir. Esas olan tabii ki kitabiyattır çünkü kalıcı olan kitaptır. Kitap, bir konuda derli toplu fikir sahibi olmaktır. Külliyat ise dünya görüşü çapında fikriyat sahibi olmaktır ki, kaybettiğimiz ana kıymet ve mikyas budur. Arkasında bir külliyat yığınağı olmayan dergi, “biz de varız, unutmayın” cinsinden bir çırpınıştır.
Neden yeni bir dergi? Sadece kendi külliyatımızı (fikriyatımızı) nazara vermek gibi bir fikir hasisliğinde değiliz. Fikriyatımız olduğu için dergi çıkarma ihtiyacı içindeyiz muhakkak ama kendi fikriyatımızı insanlara sunmaktan ibaret bir dergicilik anlayışı, külliyat çapında çile ve çaba gösterenlerin düşeceği girift bir tuzaktır. Fikir kabileciliği yapmak yerine, Müslüman efkar-ı umumiyenin müktesebatına talibiz.
Yeniden medeniyet hamlesini başlatmamız gerekiyor. İslam medeniyet tasavvuru, bir kişinin, bin kişinin, on bin kişinin muhayyilesinde mayalanacak kadar küçük bir fikri faaliyet değildir. Bu sebeple her kim ki, bir guruba, bir cemaate, bir harekete atıfla “biz bu işi yaparız” diyorsa, ya dipsiz bir idraksizlik içindedir ya da kötü niyetlidir. İlim, irfan ve tefekkür sahiplerinin tamamına ulaşmadan, ulaşmaya çalışmadan, onlarla birlikte fikir üretme imkanını oluşturmadan çıkılacak medeniyet yolculuğu akim kalacaktır. Kaldı ki, günümüz dünyasındaki Müslüman fikir ve ilim adamlarının yeniden bir İslam medeniyet tasavvuru oluşturması ve inşa faaliyetini başlatması için kafi olmadığı malumdur. Öyleyse Alim, Arif, Mütefekkir şahsiyetlerin yetişmesi için talim ve terbiye mecralarının açılması, müesseselerinin ihdas edilmesi acil mevzulardandır.
Bu çerçevede olmak üzere yeni bir dergiye ihtiyaç duyulacağı zannındayız. Meselenin özü dergi çıkarmak değil, İslam tefekkür mecrasını dergi yoluyla açmak ve oradan akacak olan İslami verimlerin toplanacağı bir havza oluşturmak hedefine matuf aciz ve mütevazı bir gayret içinde olmak.
Medeniyet tasavvuruna dönük bir çaba, muhakkak ki aktüalitenin zehirli tesirinden kurtulmayı, insan zihnini kuşatıcı ve işgal edici ağırlığından kaçınmayı gerektirir. Aktüalitenin boğduğu zihinlerde mayalanacak olan ancak ve sadece tenkit ve kavgadır. Öyle ki tenkit bile hakkıyla yapılamamakta, nefslerin fikirle bezenmiş kavgası haline gelmektedir.
Medeniyet tasavvuru gibi çetin bir mesele, ancak saf tefekkür ve fevkalade keşif maharetiyle kabildir. Bunun ilk şartı da aktüalitenin tuzağından kurtulmak, tefekkür ve hikmetin engin ufkuna açılmaktır. Bu sebeple dergimiz, aktüalitenin kavgasından uzak duran, saf tefekküre mümkün olduğunca yaklaşmaya çalışan bir yayın organı olacaktır.
Ne kadar büyük bir mesele (dava) ile karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Bu kadar büyük bir meselede bize düşen memuriyet ve mesuliyet, iddia sahibi olmak değil, sadece vesile olmaktan ibarettir.
FARUK ADİL
farukomaradil@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir