NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

NİKABET TEŞKİLATININ MEVKİİ

Nikabet Teşkilatı devlet cihazının içine girmez fakat onu, üç yüz altmış derecede mevcut olan tüm zaviyelerden tarassut altında tutar. Devlet ve cemiyetin tüm teşkilatlarındaki günlük işler ve ihtilaflara güneş kadar uzaktır lakin devlet cihazının her vahidi ve cemiyet kadrosunun her ferdi, yaşayabilmek için güneş ışığına ne kadar muhtaçsa o kadar yakındır. Gölgeye kaçmayanlar için her insana aynı miktar ve seviyede ulaşır.

Nakibü’l Eşraf, devlet teşrifat (protokol) listesinde yoktur, zira o, teşrifatın üzerindedir. Teşrifat listesine alındığında, hangi sıraya konulursa konulsun, asaletine denk düşmez, o, teşrifat ve devlet üstüdür.

Nakibü’l Eşrafın makamı, devlet teşkilat yekunundan müstakildir, hiçbir siyasi teamül ile kayıtlı değildir.

***
Yüceler Kurultayının Başyüce’yi seçtiğine dair berat, Nakibü’l Eşrafa arzedilir, Başyüce, o beratı, Nakibü’l Eşrafın makamında, onun elinden, Kur’an-ı Kerim üzerine yemin ederek alır. Süresi dolan Başyüce’nin Nakibü’l Eşrafa teslim ve emanet ettiği Hz. Ömer’in (RA) kılıcı, bir merasimle yeni seçilen Başyüce’ye, Nakibü’l Eşraf tarafından teslim edilir ve kılıç kuşanma merasimiyle yeni Başyüce’nin seçim süreci biter.

Yüceler Kurultayı Namzet Teşkilatının hususi şubesi, Yüceler Kurultayı Riyaseti, Başyüce, Yüce Din Dairesi Riyaseti, Başyücelik Akademyası Riyaseti hakkında tahkikat yapmak ihtiyacı hasıl olduğunda, vasıtasız şekilde Nakibü’l Eşrafa bağlı hale gelir. Bu halde Nakibü’l Eşraf, Namzet Teşkilatı Hususi Şubesine, tahkikatı idare etmek için, kendi teşkilat mensuplarından birini nasp ve tayin eder.

İçtihat Şurası Riyasetini Nakibü’l Eşraf tespit ve tayin eder. İçtihat Şurası, Nakibü’l Eşraf himayesinde çalışır, başka hiçbir şahıs veya makamdan himaye talep etmez ve müteessir olmaz.

Başyüce, Yüceler Kurultayı ile kendi arasında milleti hakem tayin ettiğinde, mevzuu ile alakalı kararını Nakibü’l Eşrafa arzeder. Nakibü’l Eşraf, Başyüce’den bu karar ile birlikte devleti de teslim alır. Millet, Başyüce ile Yüceler Kurultayı arasında hakem kılındığı andan itibaren ortada devlet yok demektir. Bu halde devletin devamı için tüm devlet cihazı, Nakibü’l Eşrafın emrine girer ve onun tarafından idare edilir. Başyüce ve Yüceler Kurultayı azalıkları askıya alınacağı için, hükümet reisinin vazifesi de askıya alınmıştır. Nakibü’l Eşraf derhal bir başvekil tayin eder, hükümetin diğer mensupları vazife ve makamlarında kalır. Başyüce ile Yüceler Kurultayı arasındaki tercih seçimi, Nakibü’l Eşraf himayesinde yapılır, seçim idaresi doğrudan Nakibü’l Eşrafa bağlanır.

Devletin yüksek irtifasındaki her boşlukta, boşluğu oluşturan salahiyetin tamamı Nakibü’l Eşrafa intikal eder. Nakibü’l Eşraf, muvakkat olan bu hali, mütemadi hale getirmemek için derhal lüzumlu tedbirleri alır ve devleti sıhhatli ve tabii haline irca eder.

Cihat kararını Yüceler Kurultayı alır, Başyüce teyit, Yüce Din Dairesi Reisi tasdik ve Nakibü’l Eşraf ilan eder. Nakibü’l Eşraf cihat ilan ederken, sağında Yüceler Kurultayı Reisi, onun yanında Yüce Din Dairesi Reisi, solunda Başyüce, onun yanında Başbuğ oturur. Cihat ilanının Nakibü’l Eşraf tarafından yapılması, savaşın, herhangi bir menfaat için değil, sadece Allah Rızası için olduğuna işarettir.

Zuhuru muhale yakın olsa da, millet ile devlet arasındaki büyük kütleli ihtilafların hal ve karar mercii Nakibü’l Eşraftır.

***
Nakibü’l Eşraf, devlet ve milletin manevi reisidir. Yüceler Kurultayı ve Başyüce, devleti ve milleti akılla İslam’a bağlar, Nakibü’l Eşraf ise kalp ile İslam’a ve oradan Allah’a (CC) bağlar. Manevi mesuliyeti ve himayesi altında bulunan devlet ve milletin kendisine intikal etmesi mukadder ihtilaflarını, manevi-kalbi bir hassasiyet ve temayül ile halleder, millet kadrosu ve devlet erkanı bunu böyle bilir, böyle kabul eder, böyle itaat eder.

Nakibü’l Eşrafın, ihtilafların halline dair verdiği hiçbir karar, doğruluk ve yanlışlık zaviyelerinden münakaşa edilmez. Hz. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimizi, mübarek simalarındaki damarları kabartacak kadar öfkelendiren dinin esasına ait ölçülerin tahfif, tahkir, tağyir edilmesi mevzuları Nakibü’l Eşrafın önüne getirilmez. O mevzular, nazari sahada yeni kapılar açılması ihtiyacı hasıl olduğunda İçtihat Şurasının mesuliyet ve salahiyetindedir, Nakibü’l Eşrafın huzur-u alilerine arzedilen ihtilaflar, Şeriat’ın esasına ait olmayıp, devlet cihazının yüksek irtifaındaki liyakat ve ehliyet şartları, salahiyet münakaşaları, muvazene amilleri ve ayarları gibi tatbikattan kaynaklanan ihtilaflardır. Bu cinsten ihtilaflar, devlet ve milletin vahdetine zarar verecek mahiyettedir ve asla tereddüt ve kararsızlık gösterilmeksizin derhal halli gerekir. Nakibü’l Eşraf, bu ihtilafları herhangi bir şekilde hallettiğinde, muhafaza ettiği ilk kıymet, devlet ve milletin vahdetidir, bu çapta bir kıymeti muhafaza eden hiçbir karar yanlış olmaz, yanlış olması halinde de doğrudur. Bu zaviyeden bakıldığında, Nakibü’l Eşrafın vereceği karar muhkemdir ve mahfuzdur.

***
Nikabet teşkilatı, devleti ve cemiyeti, ipek ağlarla muhit, cemiyet ve devletin ufkunun merkezi ihlal ve imha etmeden genişlemesi halinde sınırsız bir esnekliğe sahip ihata duvarıdır. Devlet, cemiyet ve hayatın vahdetine mugayir bir halin zuhurunda, o ipek ağ, çelik ağa döner ve vahdetin ve muvazenenin temin ve tesisi için son raddesine kadar sıkar. Nahoş hal ve şartlara nefes alma imkanı tanımayacak kadar sıkılan çelik ağ, maksat hasıl olduğunda bir saliseden daha kısa sürede ipek ağa inkılap eder.

Nakibü’l Eşraf, sağ eliyle yaraları tedavi eden rahmet tecelligahı, çelik mengene olan sol eliyle de en küçük hassasiyetsizliğe bile müsaade etmeyen bir celadet kaynağıdır. Ciddi mevzuların arzedildiği meclisinde, tebessümü ikrar için kafi, kaşlarını çatması ret için karinedir. Dağ gibi oturduğu makamında, çok konuşulmaz, çok konuşması beklenmez. Kararlarının hikmet ve izahı ile mesul değildir, beyan buyurursa, lütfetmiş olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir