OKAY GÖNENSİN-1-HER TARAFINDAN SIĞLIK AKIYOR

OKAY GÖNENSİN-1-HER TARAFINDAN SIĞLIK AKIYOR
Okay Gönensin, Vatan gazetesinde yazdığı “Çürümemiş bir şey kalmış mı?” başlıklı yazıda, Türk aydın tipini ne kadar liyakatle temsil ettiğini göstermiş. Doğrusu önünde şapka çıkarmak (şapka onların malı olduğu için) gerekir.
Özet olarak her şeyin çürüdüğünü söylüyor. Burası doğru… Ülkede her şey çürümüş halde. Fakat bunun sebebi, Okay Gönensin gibi düşünenler, onların sevdiği politikacılar, bürokratlar vesaire. Çürümüşlükten Akparti iktidarını mesul tutan yazar, bu kadar kısa sürede çürüme olamayacağını bilmiyor. Üstelik bu kadar kısa sürede (on yılda) çürümüşlüğün giderilmesi de mümkün değil.

İçtimai süreçlerin ne kadar yavaş ilerlediğini bilmiyor. Tamam yazarımız (galiba) sosyolog değil ama on yıl önceki iktisadi krizi ve o krizde tüm bankaların içinin boşaltıldığı gerçeğini sadece Okay Gönensin unutmuş olamaz değil mi? Susurlukta ortaya çıkan pislik, 28 şubatta caddeler boyu akan lağım unutulacak kadar eski mi? Balık hafızalı mı bu yazar?

Hafızasını tazelemek için biraz daha katkıda bulunalım. 1980 yılındaki darbeyle her şey yeni baştan çürütülmedi mi? Ondan önce 1971 de çürütüldüğü gibi… 1960 yılındaki darbecilerin başbakan asması, çürük elma temizliği miydi? Yani 1960 darbesinde “çürük” Menderes miydi yoksa onu asanlar mı çürümüştü? Tabii ki onların çürükleri kristal tabağa, milletin çürükleri ise lağıma layık…

İştaha geldim, biraz daha katkıda bulunayım hatırlaması için. 1946 yılındaki seçimde “gizli oy, açık sayım” nasıl bir çürümüşlüktü? Hala o çürüğün kokusu değil mi yaşadıklarımız? Ondan sonraki askeri darbeler, seçim sandığını başka şekilde halkın önünden almak değil mi? Askerler bunu İnönü’den öğrenmediler mi? Bitti mi? Biter mi hiç… Devam edelim, çürümüşlüğün ne kadar eski olduğunu göstermeye ve kolay kolay giderilemeyeceği anlaşılsın. Osmanlının son dönemlerinde hem de saltanat diye eleştirilen Osmanlıda çok partili seçimler yapılmaya başlanmıştı. Atatürk iktidarı eline geçirdikten sonra çok partili seçimleri bir daha yapmadı. Yani ülkedeki seçim tarihi, Atatürk ve İnönü’den dolayı uzun bir dönem kesintiye uğradı. Çok partili seçimler başladıktan sonra da Atatürk ve İnönü’yü takip edenler tarafından periyodik olarak askıya alındı. Yani Okay Gönensin gibi düşünenler yüzünden… Bir de ukala bir tavırla ülkedeki her şeyin çürüdüğünden bahsediyor. Çürüdü tabii ki, çürüttünüz çünkü.

Bitti zannediyorsan yanılıyorsun. Şeyh Sait isyanında binlerce masum insanı katlettiniz, Menemen isyanını devlet olarak organize edip, hedefinizdeki suçsuz insanları katlettiniz, Dersim’de on binlerce insanı, ihtiyar, çocuk ve hamileler de dahi kadını kimyasal silahla katlettiniz, çürümüşlükten mi bahsediyorsunuz, utanmadan. Bitmedi, şapka gibi bir sebeple binlerce insanı astınız. Tarihte bu kadar basit bir sebeple bu kadar çok insanın katledildiği başka bir misal yok. Çürümüşlük mü, kalbiniz çürümüş sizin, aynı beyninizin çürüdüğü gibi…

Bu kadar uzun süre çürüttünüz bu ülkeyi ve halkı. Kolay mı zannediyorsun çürümüşlüğü gidermeyi? Seksen yıldır çürüttünüz, dile kolay, her aldığınız nefesle, her yaptığınız işle, her attığınız adımla. Ama o işlerin hiçbiri sizin için çürümüşlük değil, değil mi Okay Gönensin? Bunların hepsi sana pırıl pırıl işler gibi geliyor olmalı. Şapka için insan asan sizler, sizi hapse atanlara insanlık dersi mi veriyorsunuz? Mağaralara sığınan insanları gazla öldüren sizler, lüks cezaevine bile girmekten şikayet ediyorsunuz hem de bir tokat bile yemeden. Kur’an-ı Kerim’i yasaklattığınız dönem, aydınlanma devriydi sizin için değil mi? Seksen yıllık çürümeyi ve çürütmeyi Akparti hesabına yazmak gibi bir ucubeyi de fikir yazısı olarak piyasaya sürmekten haya etmiyorsunuz.

Siz nasıl insanlarsınız? Hangi sudan içiyor, hangi meyveden yiyorsunuz da böyle oluyorsunuz? Aynı ülkede yaşıyor, aynı suyu içiyor, aynı gıdayı tüketiyoruz. Öyleyse sizin metabolizmanızda problem olmalı. Aynı gıdayı alıp, farklı şeyler üretmek, ancak bünyenizdeki hastalıkla açıklanabilir. Biliyorum, sizin hastalığınızın ilacı yok. Şükürler olsun ki kendi neslinizi kendiniz tükettiniz. İstikbal her ihtimalde bizim. Hamdolsun.

İBRAHİM SANCAK

ibrahimsancak2011@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir