ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER MESELESİ

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER MESELESİ
Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYM) kaldırılacağı ile ilgili bilgiler yoğunlaşmaya başladı. Hükümet gerçekten de bu mahkemeleri kaldırma hazırlığı yapıyor gibi. Hala netleşmediği doğru ama tüm işaretler o istikamette. Biz yine de temkinli davranalım ve bu mahkemelerin kaldırılma ihtimali üzerine değerlendirmemizi yapalım. Kaldırılmazsa, ne ala… Fakat gerçekten kaldırılacaksa ve 3. Yargı paketine konularak kaldırılırsa, mevziimizi de belirleyelim.
Akparti bu mahkemeleri neden kaldırmak ister? Kendisine de yöneleceğini düşündüğü için mi? Gerçekten iddia edildiği gibi devlet içinde bir devlet mi oluşuyor? Devlet içinde müstakil bir güç merkezi mi meydana geliyor? Fethullah hoca cemaatinin yargıda ve bu mahkemelerde yerleşik güç haline geldiği ve gerektiğinde Akparti üzerinde baskı kurabileceği ihtimalinden mi korkuluyor? Bu korkunun haklı sebepleri var mı? MİT krizinde ortaya çıkan Akparti-Cemaat gerginliği, bir güç mücadelesinin görünen kısmı mıydı? Zaman gazetesinin birkaç gündür, “Yargı yanlış yapabilir fakat bu yanlışları düzeltme yolu sistemin içinde var, temyiz mercii mevcut, yapılan yanlışlardan dolayı mahkemeyi kapatmak gerekmez” muhtevalı yayınlarına bakınca, sanki hükümete karşı güç gösterisi yaptığına pişman olmuş gibi bir hali var. Günah çıkarıyor ve gizli şekilde özür diliyor dense yanlış mı olur acaba?
Eğer mesele Cemaat ile Parti arasındaki güç mücadelesi ve dengesi ise durum çok vahim. Cemaatin yargıda ele geçirdiği güç ile hükümete haddini bildirme teşebbüsü, sahip olduğu gücü taşıyamadığını gösteriyor. Bu kadar çapsız bir hareketin elinde biriken güç yığınından korkmak gerek. En tehlikeli durum, güç sahiplerinin gücü taşıyamamasıdır. Bu durumun misalini Türkiye seksen yıldır Kemalist kadrolarda gördü. Gücü ne kadar hoyrat, aymaz, alçak ve hain şekilde kullandıkları tescillidir. Müslümanların gücü hazmedememesi, içinde bulunduğumuz geçiş dönemi için fevkalade ağır bir durumdur.
Partinin, cemaatin aymazlığını tespit ettiğini ve bu sebeple bu mahkemeleri kaldırmayı düşündüğünü kabul etmek makul görünmüyor. Gerçekten böyleyse parti kadroları da cemaatten daha iyi durumda değil. Cemaatle hesaplaşmanın başka yolu yok mu? Ülkenin tarihindeki en önemli süreç olan darbe davalarını inkıtaa uğratacak bir hamle, cemaatle hesaplaşmak değil, esas hesaplaşmaktan vazgeçmek olmaz mı? Bu nasıl bir anlayış, nasıl bir yaklaşım, nasıl bir strateji?
*
Bu mahkemelerin kaldırılması hadisesi, cemaat ile hesaplaşma, cemaate haddini bildirme, cemaati zapt atlında tutma manevrası olabilir mi? Bu ihtimal çok mantıksız geliyor. Başka bir şey olmalı. Esas sebep başkadır da, aynı zamanda cemaati de bu projeksiyon içine mi alıyorlar. Zaten mahkemeleri kaldıracaklar (başka sebeple) bu arada cemaate de haddini bildirelim, bir taşla iki kuş vuralım diye mi düşünüyorlar? Durum buysa, asıl sebep ne? B bizu mahkemelerin kaldırılması için neden makul bir sebep bulamıyoruz? Neyi anlamıyoruz? Gözümüzden kaçan bir gelişme mi var yoksa kamuoyuna açıklanmayan bazı bilgiler mi?
Akparti, kendine inanan ve itimat eden milyonlarca insanı yarı yolda bırakır mı? Yani Erdoğan bir Demirel olabilir mi? Böyle bir ihtimalin hayali bile zihnimi çökertiyor. Tayyip Erdoğan’ı tarihin yazacağı aşikar. Fakat nasıl yazacağı ile ilgili bugünden tereddütler oluşması iyi değil.
*
Bir ihtimal daha var (mı). Haki Demir’in sitede yayınlanan “NİYE KAÇMIYORLAR” başlıklı yazısında ifade ettiği ihtimal… Haki bey bu yazıda, Ergenekon ve benzeri davaların sanıklarının bir umumi af ile dışarı çıkarılacakları, buna mukabil Kürt meselesinin de siyasi çözüme kavuşturulacağı, iki meselenin aynı anda ve birbirinin şartı olarak çözüleceği ihtimalinden bahsediyor. Böyle bir umumi af, hem PKK hem de ERGENEKON (ve benzeri dava sanıkları) için çıkarılırsa, iki tarafında buna itiraz etmeyeceği, kamuoyunun buna razı olacağı düşüncesi, büyük bir konsensüs için fena görünmüyor. Fakat bunun yolu mahkemeleri kapatmak değil, umumi aftır. Mahkemeleri kapattıkları takdirde bu ihtimalin şartları gerçekleşmez. Kaldı ki Haki beyin bahsettiği bu ihtimal, bir düşünce egzersizi, bu düşüncenin uygulama şansı ne kadar vardır, ciddi şekilde tartışılmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir