PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ-1-

PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ -1-

Tefecilik bir meslek türüdür, sattığı mal ise paradır. Ve onlar da diğer müteşebbisler gibi mevcut pazarlarını koruyarak diğer pazarlara açılmaya ve büyümeye çalışırlar. Ki en azından son altı yüzyılı incelediğimizde ‘Tefeci Elitlerin’ pazarını genişlettiğini, Rönesans’tan Reform Hareketi’ne, Fransız Devrimi’nden felsefi akımlara, bilimsel devrimlere kadar birçok gelişmenin de bu genişlemenin önünü açtığını gözlemlenmekte.

İşaretlemekte fayda var: ‘Tefeci Elit’ kavramı sadece tefecilik mesleğini icra edenleri kapsamıyor. Aynı zamanda üretim araçlarına sahip olanları da içeriyor. Hatta çoğu zaman, tefeci ile üretici-sanayici aynı kişinin veya zümrenin farklı işleri olmuş oluyor. Bugün de Türkiye dahil olmak üzere büyük bankaların sahipleri incelendiğinde onların ülkenin en büyük sanayicileri de olduğunu görürüz.

Modern siyasi ve ekonomik düzen tarihi bir üçlü hatta dörtlü üzerinden anlaşılabilir: Firavun- Haman- Karun ve bunlara ilaveten Bel’am. Tefeci, Firavuni-siyasi bir yapıyla işbirliği yaparak halkı devlet eliyle borçlandırır. Firavun da Haman’ın yardımıyla halkı haksız vergi yoluyla soyar, tefeciyi besler. İçteki kaynaklar yetmezse Haman’ın simgelediği askeri güçle diğer ülkelere saldırır. Böylece tefeci servetini, firavun ise iktidarını muhafaza eder. Latince’de buna ‘libido dominandi’ diyorlar. Yani domine etme, yönetme, hükmetme arzusu beslenmiş olur firavunun. Bel’am rolündeki filozoflar, ilim, din adamları ise Kalvinizm örneğindeki gibi mesela faizin haram olmadığını ilan ederek halkın sistemi kabullenmesini sağlarlar. Elbette önce halkın vahiy ve peygamberi bırakıp insan aklına iman etmesi lazımdır ki Avrupa aydınlanması bunu sağlamıştır.

Tefeci zihniyetin iki ana özelliği vardır.

1. Servete emanet değil mülkiyet olarak bakması

2. Ahireti yok sayan veya önemsemeyen tek dünyalı bakışaçısıdır ki bu, onun hayatın anlam ve amacını azami miktarda mal sahibi olmada bilmesine yol açar. Elbette mallar kendisinden ziyade sağladığı haz için istenir. O halde temel amaçları sonsuz arzu ve ihtiraslarını sınırlı dünyada doyurabilmektir. Faiz ise onun hazzını sürekli kılma uğruna başvurduğu bir araçtır. Süreksizlikler, oluş-bozuluşlar dünyasında süreklilik arayışı veya başka bir tanımla cenneti dünyada yaşama arzusu ise dengesizliklere, zulümlere neden olmaktadır.

Faiz bir mikrop gibidir. Nasıl ki mikroplar pis ortamları severse, tefecilik de toplumun içinin çürüyüp kokuştuğu, manen zayıf düştüğü ortamda hayat bulur. Enaniyet, bencillik, dünyevileşme sonucu fütüvvet ruhunu kaybetmiş bir toplumda yaşam sürer. Bu ise sistemin başlıca panzehirinin fertlerin akleden kalblerinde meydana gelecek değişimde saklı olduğu sonucunu verir. Fertlerin infak, karz-ı haseni arttırmaları, sözünde durmak, yalan söylememek, emanete riayet etmek, ahde vefa göstermek gibi ahlaki vecibelerini yerine getirmeleri fütüvvet ruhunun tekraradan canlanmasını sağlayarak tefecinin ve zihniyetinin yok olmasını veya en azından menfi etkisinin asgari seviyeye düşürülmesini sağlayacaktır.

PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ-1-” hakkında 4 yorum

  1. Fikir teknesi ailesini kutlarım… Ankarada mühendislik yapan birisiyim, sitenizi sürekli takip ediyorum. Aslen Kahramanmaraşlıyım, şu an Maraş’ta fikir teknesini didik didikk ediyorum tabiri caizse,: )

  2. Bende İktisat ile alakadarım, tez zamanda MELİH bey, Haki Demir, Metin Acıpayam ve diğer yazarlarınız ile tanışmak görüşmek istiyrum.

  3. İnşaallah sizleri kamuoyunda daha sık görmek isteriz, fikir meydana çıkmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir