PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ-12-

PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ -12-

1856 yılında Fransız ve İngiliz (Rothschild) sermayeli bir banka kuruldu. Adı Osmanlı Bankasıydı. Görevi ise devleti finanse etmek, piyasaya banknot sürmek. Prof. Dr. Haydar Kazgan diyor ki: “Zaten bankaya sormadan isyan bastıramıyorsun. İsyan bastırmak için paraya ihtiyacın var, bunun için normalin üstünde bir avans istemen lazım bankadan. Fransız bandıra- lı vapurla asker gönderecekler. Kaptan 3 bin lira para getirin, kalkalım diyor. O üç bin lirayı Osmanlı Bankası’ndan istiyor- lar, onlar da İngiltere ve Fransa’ya soruyor. İsyanın bastırılma- sını istemiyorlarsa vermeyin parayı diyorlar.” diyor ve ekliyor: “Osmanlı Bankası’na verilen para basma yetkisi Osmanlı ‘yı çöküşe götüren sebeplerin başında yer alıyor.”

Başka bir örnek Trablusgarb savaşında yaşanır. Osmanlı para ister ama ‘Osmanlı’ Bankası borç vermeye yanaşmaz. Öte yandan İtalyan tahvillerini satın alır. ‘Tahvil alımı/ satışı’ gibi terimler de ‘Tefeci Elitler’nin faaliyetlerini meşrulaştırmak için uydurduğu aldatıcı bir terimdir. Meşru bir ticaret gibi gözükecek ya yaptıkları. Halbuki tahvil satın almak, borç vermek demek. Adamlar Osmanlı’ya borç vermeyip savaştığı İtalyan’lara borç veriyor, finanse edi- yor. Bunu yapan kim? ‘Osmanlı’ Bankası. Yani sistem kurutmak istediği bölgenin kredi hortumunu keserek kurumasına izin verirken, çiçek açması, verimli hale gelmesini dilediği sahaya hortumu dayıyor.

Faruk Yılmaz’a göre, Osmanlı maliyesinde 5000 kişi çalışırken Düyun’da 9000 işi istihdam ediliyor, devletin gelirlerinin yüzde 30’u burası tarafından tahsil ediliyordu. Ve bu kadar personel Anadolu’ya yayılarak Avrupa’daki sermayedarların verdiği borca karşılık vergi topluyorlardı.

Sistem, özellikle karşılıksız basılan kaime (kağıt para) nin devamlı değer kaybetmesi, ahlaki çöküntüyü de beraberinde getiriyor. Osmanlı ahalisi arasında huzursuzluk artıyor. Esnaf dükkanları kapatıyor, halk panikle sürekli değer kaybeden kaimeyi elden çıkartıp ekmek ve silah depoluyor. Sokaklarda ekmek kavgaları meydana geliyor. Borçlular ve alacaklılar arasında dava ve anlaşmazlıklar zuhur ediyor. Memurların maaşlarının satın alma gücü düştüğünden rüşvet ve hırsızlık artıyor. Ayın başında aldığı maaşın hızla düşmesiyle memurlar greve gidiyor, vapur seferleri bile aksar oluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir