PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ-14-

PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ -14-

20.yüzyılda faizi meşrulaştırmak için yapılan ilmi çalışmalara bir göz atmakta fayda var. Keynes’e göre, faiz, paranın nakit olarak saklanmaması için insanlara ödenen bir fiyattır. Yine de hakkını vermek gerekir Keynes ileri bir toplumda faizlerin sıfıra düşeceğini öne sürmüştür. Hatta İ.Kureşi’ye göre Keynes’in içinde bulunduğu akademik çevre, onun faize karşı alenen karşı çıkmasını engellemiştir.

Klasik iktisatçılar Smith ve Ricardo’ya göre, sermaye tasarrufların sonucunda elde edilmiştir. Faiz ise tasarruflara mukabil ödenen bir teşvik ve mükafattır. Marshall da faizin illetini ‘bekleme’ olarak görür. Çünkü ona göre insanlar halihazırdaki nimetleri sonraya ertelenmiş nimetlere tercih ederler. Bu bakımdan sermayedarlar parasının daha sonra geri dönmesini beklemesinden ötürü mükafatlandırılmalıdır. Klasik iktisatçılar ise faiz miktarının tasarrufu ve yatırımı belirleyeceğine inanmışlardı. Tasarruflar yatırımı ge- çerse faizler düşer, yatırım arttığında ise faizler artardı. Keynes ise bu fikri çürütmüştür. Zira ona göre, faiz tasarrufların bedeli olamaz. İnsanlar faiz almadan da tasarruf edebilirler.

Avusturya ekolünden Bawerk faizin meşrulaştırılması için ‘Agio’ teorisini geliştirmişti. Bawerk’in öncülüğünde gelişen bu teoriye göre insanlar nazarında bugünün değeri yarın- dan fazladır. Bu bakımdan insan bugunü yarına tercih eder. Yarın daha değersiz, bugün daha makbul olduğundan arada bir fiyat farkı olacaktır. İşte faiz bu bedelin karşılığıdır.

Başka bir görüş ise ‘verimlilik’ teorileri. Buna göre faiz ödenmesinin nedeni sermayenin verimli olmasındadır. Mesela, sermaye olarak bir makina kullanıldığında üretim artaca- ğından sermayedar faizi haketmektedir. Eğer borç alan zarara uğrarsa ve üretim artmasa bile alınan faizin açıklaması nedir? sorusu ise cevapsız kalacaktır elbette.

Nassau William Senior’ın ‘Abstinence/Feragat Nazariyesine’ göre ise faiz, tüketimden mahrum kalan sermaye sahibinin fedakarlığı karşılığı aldığı bir ödüldür. Hem de sermaye üretken olduğundan sermayedarın bundan pay alması normaldir. Elbette sermayenin her zaman üretken olmadığı aşikardır.

Fisher’a göre ise insanlar, sabırsız olmasından dolayı bugünün malını daha değerli addederler. İşte faiz esasen sabırın karşılığıdır. Fisher da faizin tasarrufu özendirdiğini savunur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir