PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ -4-

PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ -4-

Simon Ravenscroft ‘Cehennem’de Faiz: Usury in Inferno’ adlı makalesinde Dante’nin İlahi Komedyası’nı tahlil ediyor. Dante’nin cehennemin yedinci katına yerleştirdiği tefeci, mekanı homoseksüellerle paylaşıyor. Aristotales’e göre para, sadece mübadele aracı olduğundan kar amaçlı kullanımı doğal değildir. Para, bir limon ağacı gibi meyve vermez zira kısırdır. Dante, Aristotales’in görüşünü eserine yansıtır ve parayı faiz gibi doğal olmayan yöntemlerle çoğaltmayı ters yani homoseksüel ilişkiye benzetir.

Cehennemde, tefecinin gözü ise sadece bir noktayı görebilmektedir: Cüzdanını. Cüzdanı harici diğer herşeye kör olması onun cehennemde sosyal ilişkiden mahrum olmasıdır. Ne de uygun bir ceza dünyadaki zengin-fakir arasındaki bağları çözen, toplumsal kardeşliği, düzeni fesada uğratan tefeciye.

Cehennemin yedinci katında tefecinin diğer koğuş arkadaşları, tezyif edenler yani kutsal değerler hakkında aşağılayıcı ifadeler kullanma suçlularıdır. Dante’nin tezyifçiler ile tefecileri aynı kata yerleştirmesi, dil ile para arasında kurduğu alakayı gösteriyor. Dil nasıl ki insanlar arası düşüncelerin mübadelesini kolaylaştırıyorsa para da aynı görevi ‘meta’larda yapıyor. Nasıl ki yalan, çirkin sözler dil aracılığı ile kurulması gereken bağları bozuyor, iletişimi zorlaştırıyorsa, parayı faiz ile kirletmek de insanlar arası ticari ve sosyal ilişkileri bozduğundan para nimetine ve dolayısıyla Allah’a karşı bir saygısızlık.

Para, dil ve cinsellik nimetlerinin, yaratıldıkları amacın aksine kullanılması kurulu tabii düzene karşı büyük suçlar olarak cehennemin en dip katlarında şiddetle cezalandırılıyor. Doğal düzene karşı gelen suç sebekesine verilen ceza da manidar. Ateş normalde yerden havaya doğru yükselirken cehennemde havadan yere doğru mahkumlarına kafasına iniyor. Toprak ise normalde gökten inen yağmur ile bereketlenmesi gerekirken Dante’nin cehenneminde yağan yağmurlar toprağı daha da kurutuyor ve kızgın bir zemine dönüştürüyor. İşte tabii verimliliğe karşılık faiz ile sahte verimlilik peydahlayan, milletin alınterini gasbeden tefeciye verilen ceza tam da hak ettiği gibi. Ayak tabanlarına ateşler salan kızgın kum ise yine gerek tefeci gerekse homoseksüellerin şiddetli dünya sevgilerini, tutku ateşini temsil ediyor olmalı. Çünkü onlar arzularını yönetemeyip, ihtiraslarını ayakları altına iradeleriyle alamadıklarından, ‘aşağı arzuları’ ayaklarının altına zorla alınıyor ve bu şedid arzuları kendilerini yakıyor. Yani insanın zulmü kendisine.

Ayrıca Dante’nin cehenneminde tefecilerin yüzleri tanınamayacak şekilde ve görünmezler. Çünkü onlar insanlık ailesine ihanet ettiler ve aradaki bağları çözerek insanlığı ve tabiatı tanınmayacak hale getirdiler. Bahsettiğim gibi faiz, sadece insani ilişkileri değil üzerinde yaşağıdımız dünyaya, tabiata da zarar veriyor, nehirler kuruyor, ağaçlar kesiliyor, her yer betonlaşıyor… İşte Dante buna atfen tefeci- lerin cehennemde tanınamayacak hatta görünmez olarak be- timliyor. Bu tam anlamıyla sosyal izolasyon. Kendileri nasıl fildişi kulelerde, diğer insanları küçümseyerek aşağılayarak hayat sürdüler, kutsadıkları mülklerinin etrafına çitler çektiklerse, işte cehennemi bir yalnızlık azabı da yine kendi elleriyle işledikleri zulümlerinin karşılığı olarak ahirette karşılarına dikiliyor. Görünmez olmaları, dünya sevgisinin, hırs ve arzuları dolayısıyla ‘benlik’lerinden başka her türlü şeye kendilerini kapamalarından olsa gerek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir