PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ-8-

PARA VE BANKACILIĞIN KISA TARİHİ -8-

Elbette Hristiyan Avrupa’da faizin kabul görmesinde ‘Bel’am’ların payı muazzamdır. 18. yüzyıldan itibaren faiz akademik çevrede kabullenilir. Mesela Adam Smith ve Bentham’in faiz üzerine meşhur bir tartışmaları var. Smith, faize sınır getirilsin, yüzde 5 makul diyor, Bentham sınırsız faizin toplumu refaha kavuşturacağını savunuyor. Hiçbirisi de faiz toptan kaldırılsın, mizana zarar veriyor demiyor. Tartışmayı hangi taraf kazanırsa kazansın farketmiyor tefeci yoluna devam ediyor. Hatta Gilbert Chesterton’a göre modern dünyanın başlangıcı, Bentham’ın faizi savunmak için kaleme aldığı eserdir.

Modern bilimin kurucularından Francis Bacon 1601’de yazdığı ‘Faize Dair’ eserinde faiz ve riba arasında ayırım yapar. İngilizce’deki ‘Interest’ ve ‘usury’ kavramları. Faiz, dev- letin kabul ettiği oran olur. Riba ise bunun üstü. Yani belli bir oranın altı artık ‘günah’ olmaktan çıkar. Bacon’a göre faiz oranı yüzde 5, tüccarlara ise yüzde 9 olmalı..

1691’e gelindiğinde de, Garaudy’nin aktardığı üzere, İngiltere Ticaret ve Sömürgeler Kraliyet komiseri ve Amerika’daki İngiliz sömürgelerinin ekonomik olarak merkeze bağ- lanması ve ticari mallara fatura kesilmesinin yasaklanması amacı ile bu sömürgelerin haklarını sınırlamak için amansız bir mücadele veren Locke, faize/ribaya karşı çıkmıyor, kabulleniyor. Tartıştığı ise faizin iyiliği, kötülüğünden ziyade miktarı.

Bentham’a gelirsek, modern döneme kadar faiz ‘hayrın’ konusuydu. Faiz hayırlı birşey değildi ve iktisadi hayatta olmamalıydı. Önce Reform hareketi, özellikle Calvin ile faizin kötü olmadığı iddia edildi. Bentham ise faizin hayr ile bağlantısını kopartarak faizi haz ve fayda kapsamında değerlendirilmesinin yolunu açtı.

Bentham’in haz ve faydanın ‘hayır’ ile bağlantısını kesmesiyle faizin Judeo-Pagan toplumda kötülenmesi de durma noktasına geldi. Zira artık faize bakış ‘fayda ve haz’ üzerindendi, ‘hayır’ değil. Bundan sonraki ilmi tartışmalar faizin iyi veya kötülüğünden ziyade, faizin haddi üzerine olacak, faiz artık sistemin vazgeçilemez bir parçası olarak sorgulanamayacaktı.

4.yüzyıl Roma’sında yaşamış filozof Ambrosius’a göre; bir kimsenin ebedi yaşamının kurtuluşuna hizmet eden şeyden başka hiçbir şey faydalı değildir. Hayırlı olan faydalıdır da. 17.yüzyılda yaşamış Louis Thomassin’e göre de fayda, kendi başına ebedi yaşama ilişkin görüşlere göre ölçülür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir