PARALEL ÖRGÜTLENME VE OSMAN BAYDEMİR’İN SORGULANMASI

PARALEL ÖRGÜTLENME VE OSMAN BAYDEMİR’İN SORGULANMASI
Osman Baydemir’i KCK’nın sorguladığına dair haberler var. KCK’nın mahkeme kurduğu ve o mahkemedeki savcı ve hakim rolündeki insanlar tarafından sorgulandığı ve yargılandığını istikametindeki haberler ve iddiaların calibi dikkat olan noktası, sorgulamayı yapanların, belediye işçisi olması. Diyarbakır büyük şehir belediye başkanı olan Osman Baydemir, aynı belediyenin işçileri tarafından, adına mahkeme denilen bir yapı tarafından sorgulanıyor. Bu iddiaların doğru olması nasıl bir hadise ile karşı karşıya olduğumuzu gösterir? Sorumuz bu…
Siyasi rejime muhalif olan hareketler ve örgütler, alternatif sistem teklifinde bulunurlar. Alternatif sistemin merkezi konusu ise hukuktur. Yeni bir hukuk teklif etmeyen muhalif hareketler, ihtilalci (devrimci) değil, ıslahatçıdır. Islahatçı muhalefet, sistem içinde mücadele edebilir. Sistem dışına çıkan muhalefet, ihtilalcidir ve başka bir hukuk sistemi de teklif ederler. Farklı bir hukuk sistemi teklif etmeyen muhalif hareketlerin sistem dışına çıkması, sadece diktatoryal siyasi rejimlerde sözkonusu olabilir.
Alternatif hukuk ve siyaset sistemi teklif etmek, alternatif hukuk ve siyaset müesseseleri (yeraltında da olsa) inşa etmektir. Bu türden müesseseler inşa edilebilmiş ve mer’i hukuk ve siyaset sisteminin dışında rütbeler ve makamlar ihdas edilmişse mesele derinleşmiş demektir. Diyarbakır büyük şehir belediye başkanlığı, TC hukuk ve siyaset sisteminin makamıdır. Eğer o belediyedeki bir işçi, belediye başkanını paralel örgütlenmede “savcı” rolüyle sorguya çekiyor başka biri de “hakim” rolüyle yargılama yapıyorsa, mesele ciddiyet boyutunu da aşmış ve vahim safhaya varmıştır. Yeraltındaki muhalif hareketin yerüstünde nasıl göründüğü önemli değil. İlgililer kendi alanlarına (yeraltına) çekildiklerinde makam ve rütbeleri kapıyı geçer geçmez değişiyorsa, paralel örgütlenmenin varlığı tartışma konusu olmaktan çıkmıştır.
Türkiye’de Kürt siyasi hareketi için sistem kafi derecede genişletilmesine rağmen hala yeraltında ve dağlarda devam etmekte ısrar etmesi, ihtilalci bir Kürt siyasi hareketi ile karşı karşıya olduğumuzu gösterir. Kürt siyasi hareketi, sadece Kürtlerin haklarından bahsetmekle, tüm ülkede bir ihtilal hedefliyor olamaz. Bu sebeple de meşhur adıyla “ayrılıkçı” olarak vasıflandırılmaktadır.
Legal veya illegal Kürt siyasi hareketleri, zaman zaman ayrılıkçı olmadıkları istikametinde beyanlarda bulunuyorlar. “Demokratik özerklik” gibi talepleri dillendiriyorlar ve bu tür siyasi sistem tekliflerinin “ayrılıkçı” niyetleri taşımadığını ve o noktalara kadar gitmeyeceğini açıklıyorlar. Fakat Osman Baydemir’i yargılama misalinde görüldüğü üzere yaptıkları işler, ihtilalci siyasi hareket profili oluşturuyor. Meşhur sözü herkes bilir, “ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz”. İddiaların doğru olması halinde Osman Baydemir’in bu yargılamaya razı olduğunu gösteriyor. Baydemir’in konuşma kayıtlarındaki itirazları, sisteme itiraz değil, yargılama neticesine itirazdır. Yani mahalli mahkemelerin verdiği karara itiraz ederek temyizen Yargıtay’a göndermek, sisteme itiraz değil, mahkeme kararına itirazdır. Osman Baydemir’in itirazı, mahkemeye (yani paralel sisteme) değil, mahkemenin kararına itirazdır.
*
Farklı bir hukuk ve siyaset sistemi teklif etmeyen muhalif hareketlerin sistem dışında mücadele etmekte ısrar etmesi, “teorik çarpılma” veya çarpıtmadır. Türkiye’deki Kürt siyasi hareketinin, legal ve illegal olmak üzere tüm şubelerinin, bu konuda karar vermesi gerekiyor.
Mevcut siyaset ve hukuk sistemindeki bazı değişikliklerle taleplerinin karşılanabileceği düşüncesine sahipseler, paralel örgütlenmelere, farklı siyaset ve hukuk sistemine ve bunların müesseselerine ihtiyaçları yok. Öyleyse KCK ve PKK ya ihtiyaçları yok. Bunlara ihtiyaç duyuyorlarsa, farklı bir siyaset ve hukuk sistemi talep ve teklif ediyorlar demektir.
Başka bir ihtimal daha var ki, çok vahim. Farklı bir siyaset ve hukuk sistemi teklif etmiyor olmalarına rağmen farklı (paralel) hukuki ve siyasi müesseseler inşa ediyor ve çalıştırıyorlarsa, çok derin çelişki içindedirler. Bu kadar derin bir çelişki içine düşmek mümkün değil. Birkaç ihtimalde bu çapta derin çelişkiler meydana gelebilir. Birincisi, hareket dış kaynaklıdır, ikincisi derin bir idrak zafiyeti içindedirler, üçüncüsü sadece iktidar (rant) kavgasıdır. Üç ihtimal de birbirinden beter ve her üçü de Kürt halkı ile ilgili değil.
KCK terör örgütü müdür değil midir sorusu bir de bu pencereden görünenlerle cevaplandırılmalıdır.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir