POLEMİK MEYDANI-2-

POLEMİK MEYDANİ-2-
Polemik meydanı sitesini (www.polemikmeydani.com) dikkatle takip ediyoruz, Mustafa Karaşahin’in aktüaliteye yönelik yazıları bir tarafa, Abdullah Tatlı’nın teorik üretimleri bambaşka… Tabii ki biz de aktüaliteyle ilgileniyoruz ama öncelikle önemsediğimiz kişiler, fikir adamları. Bu sebeple polemik meydanı sitesinde altını çizmemiz gereken isim, Abdullah Tatlı’dır.
Abdullah Tatlı’ya geçmeden önce, Alihan Haydar’ın 08.06.2013 tarihinde yayınlanan yazısına dikkat çekmek istiyoruz. Yazının başlığı, “Murat Menteş, Yeni Şafak’taki Truva Atı”. Murat Menteş’in 07.06.2013 tarihli yazısını tenkit eden Alihan Haydar, dikkat çekici tespitler yapıyor. Konuyu fazla uzatmadan, Alihan Haydar’ın yazısının son paragrafını iktibas edelim, mesele orada hükme bağlanmış sanki. “Bu satırlarla Murat Menteş, İbrahim Karagül’e, “kepaze” demiş oldu mu olmadı mı? “Patolojik derecede yalaka” dedi mi demedi mi? Ve gazetenin diğer köşe yazarlarına da aynı hakareti yapmış olmadı mı? Şimdi “kepaze” İbrahim Karagül ne yapacak?” Takdir okuyucunun…
*
Abdullah Tatlı, yazılarını iki konu üzerinde seri olarak yazıyor. “Düşünce testi” ve “Düşünür testi”… Bu zamana kadar yazdığı yazılar bu iki seriye dahil, belki daha sonraları başka konularda da yazar.
Düşünce testi ve düşünür testi mecrası ilginç… Düşünce testi aslında bir konu değil, aklınıza gelen her ne varsa bu mecrada yazılabilir. Belki böyle değildir de, Abdullah Beyin bu güne kadar yazdıklarına bakınca bize öyle geliyor. Düşünür testi mecrası da dikkat çekici, ülkenin düşünce hayatını baştan sona bu mecrada yazmak kabil gibi görünüyor.
Abdullah Bey, düşünce testi mecrasında, sistemli şekilde fikir örgüsü ile meşgul oluyor. Dikkatimizi çeken, önemsememize sebep olan da zaten bu… Kendinin de sık sık ifade ettiği gibi, ülkemizde sistemli fikir üretimi yok, insanlar bir o konuda bir şeyler geveliyor bir başka bir konuda… “Fikriyatın nedir?” diye sorduğunda da, yüzüne tuhaf tuhaf bakıyor. Anlıyorsunuz ki adamın gündeminde böyle bir konu yok. Bazıları da bu soruya, bilgiç bir tavır ve ukala bir eda ile, “İslam” diye cevap veriyor veya “İslam var ya, fikir de ne” diyor. Bu ülkede fikir olur mu?
*
Abdullah Tatlı, hangi zihni faaliyetlere fikir denir, fikir ile zihni deveran arasındaki fark nedir gibi soruları cevaplıyor. Bunlarla beraber, zıtlık ilişkisi üzerinden bir fikir ölçüsü oluşturmaya çalışıyor. Seçtiği başlıklar tetkik edilmesi gereken konuları ihtiva ediyor.
Konu başlıklarından bazı misaller verelim ve fikirleri üzerindeki çalışmalarımızı daha sonraki yazılarımıza bırakalım.
“Bireysel düşünce, toplumsal düşünce”, “Uygulanabilir düşünce, uygulanamaz düşünce”, “Düşünce dizgesinin başı ve sonu”, “İdealist düşünce, gerçekçi düşünce”, “Tam düşünce, yarım düşünce”, “Sistemli düşünce, çelişik düşünce”, “Sentez ve analiz düşüncesi”, “Tevhid ve vahdet”, “Vahdet düşüncesi, kaotik düşünce”, “Düşüncenin test edilmesi”, “Doğru, güzel, iyi düşüncesi”… Bu başlıklar sadece “düşünce testi” mecrasındaki yazıların bir kısmı.
Bu yazıların bazıları hakkında müstakil yazı düşünüyoruz. Emek vermeyi değecek cinsten çünkü.
*
Abdullah Bey’den bir şikayetimiz var, bunu da eklemeliyiz. Abdullah Bey’in kullandığı dil, anlatmaya çalıştığı muhteva ile hiçbir şekilde mütenasip değil. Fikri ve muhtevayı tanıtmak mesuliyetimiz, tenkit hakkımızı ortadan kaldırmayacağına göre, bu hususa işaret etmek istiyoruz. Abdullah Bey’in yazıları üzerindeki çalışmalarımız sonunda kullandığı dil ile ilgili müstakil bir tenkit yazısı yazacağız. Şimdilik muhtevaya yoğunlaşalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir