SAF RUHİ İDRAK SÜRECİNDE AİLE TEDRİSATI

SAF RUHİ İDRAK SÜRECİNDE AİLE TEDRİSATI

(Terkip ve İnşa dergisi 19. sayı)

Ruhun ana rahminde bedene taalluk etmesiyle idrak faaliyeti başlar. Çünkü öğrenme ve anlama kaynağı ruhtur. Ana rahmindeyken ruh konuşulanları duymaya başladığı için aile içi tedrisat o vakitten itibaren başlar, başlamalıdır.
Ruhtaki istidatların tezahürü ve ayrı bir merkez halinde bünyeleşmesi tedricidir ve zaman alır. Bu süre zarfında bilgi ile kurulan münasebetlerin tamamı, mesela ezberleme, öğrenme, idrak etme ila ahir ruh tarafından doğrudan doğruya gerçekleştirilir. Saf ruhi idrak süreci dediğimiz de zaten bu safhadır.

Saf ruhi idrak safhasının iki temel hususiyeti var; birincisi insanın en derin idrak safhasıdır, ikincisi ise idrak ettiğini idrak etmemesidir. Birincisinin sebebi, doğrudan ruhi idrak olmasıdır ve saf ruhi idrak en derin idrak faaliyetidir. İkincisinin sebebi ise, aklın teşekkül etmemesidir, akıl hem anlar hem de anlayıp anlamadığını anlar. Saf ruhi idrak sürecinde idrak ne kadar derin olursa olsun, akıl olmadığı için anlayıp anlamadığını anlamayan bebek ve çocuk, ailesine de anlayıp anlamadığını anlatma imkanından mahrumdur. Bu sebeple o süreçte aile de çocuğun anlayıp anlamadığını anlamayacağı için, genellikle anlamadığı zannına sahiptir. Ebeveyn, çocuğun anlamayacağını düşündüğü meseleleri anlatmaz ve böylece yılları heba eder.
Yaş olarak büyüklük küçüklük meselesinde dünyada bulunulan zaman dikkate alınır. Buna göre ebeveyn, zaruri olarak evladından büyüktür. Oysa mesele ruha nispet edilse, babasıyla evladının aynı yaşta olduğu görülecektir. Saf ruhi idrak safhasında, öğrenme ve idrak faaliyeti doğrudan ruh tarafından yürütüldüğü için, baba ile evladı eşittir. Bu eşitlik, saf idrak cihetiyledir. Dünyada zamanla iktisap edilecek kıymetler için baba evladından ileridir.
*
Saf ruhi idrak safhasının başlarında, dünyadan hiçbir bilgi sahibi olmayan ruh, alem-i ervahta sahip olduğu ve dünyaya da getirdiği bilgileri idrakte cevvaldir. Ruhun alem-i ervahta sahip olduğu bilgiler, “hakikat bilgisi”dir, zira orada Allah Azze ve Celle ile mükaleme ettiği için, hakikat bilgisine vakıftır.
Saf ruhi idrak sürecindeki tedrisatın muhtevası (müfredatı), hakikat bilgisi olmalıdır. “Hakikat Bilgisi”, yani dünyadaki MUTLAK İLİM, Kitap ve Sünnettir. Kitab-ı Kerim, Allah kelamı olduğu için, ruh onu doğrudan tanır, bilir ve anlar. Sünnet-i Seniyye ise, Allah kelamının Risalet çapındaki tefsir ve tatbikatı olduğu için, onu da bilir ve anlar. Zaten ruh, manaları anlar, kelimelerin farklı olması mühim değildir, kelimelerdeki hakikat bilgisi manasını fark eder.
Ana rahminden başlamak üzere, bebek ve belli bir yaşa kadar çocuk için takip edilecek tedrisat, hakikat tedrisatıdır. Hakikat tedrisatı, aklın teşekkül etmediği erken dönem için, iman tedrisatıdır. İman tedrisatı, Allah ve Resulünün öğretilmesi, tanıtılmasıdır. Yoğun şekilde Kur’an-ı Kerim okunmalı, bebeğin ve çocuğun duyacağı şekilde tilavet edilmelidir. Meal Allah kelamı olmadığı için, Kur’an-ı Kerimi asli lisanında okumak gerekir.
NURETTİN SARAYLI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir