SON DEM TEMAYÜLÜ – İNKAR

Mevcudu inkar noktasında birleşti akıllar, hemen hemen herkes!

Bakmayın akıllar dediğimize, onlara sorduklarında, akılları sıra, akıllarını tatmin etmeye çalıştıklarını söylerler. Rahatsızlık duydukları meseleleri, şu şu şu kötüdür, çünkü şundan bundan dolayı gibi mantık silsileleriyle izah ederler bir bir.

Kalplerdeki sıkışmalar, iç bunaltıları, gönül aleminde dalgalanan buhranlar… Yazık ki insanoğlu tüm bunların altında rasyonel nedenler arar durur bir kaç zamandır… Zaman insana ruhunu unutturduğundan bu yana, insan var gücüyle ruhundan gelen sesleri duymazlıktan gelir, adeta var gücüyle sıkar kendini!

Batı’nın her alandaki hakim muktesebatı, insanoğlunun yalnızca öfkeli inkarına muhatap artık.

Zamanın ortak aklının ittifakla hem fikir olduğu unsur; “İNKAR”!

Kapitalist iktisadi düzeni istemiyoruz! Tek tipçi eğitim sistemini istemiyoruz! Sömürgen sağlık sistemi ve unsurları en büyük düşmanlarımızdan! Hormonlu beslenme anlayışı baş belamız! Daha benzer bir çok mevzu…

“İNKAR”ın ardından bir öneri yok mu insanoğlunun tüm bu acılarına, buhranına? Var(!) İnsanoğlunun tüm manevi unsurlarını çürüten batı kaynaklı önermeler, yine kendi öz kaynaklarıyla üretiyor çözümü! Diyor ki; dokunma, bırak olduğu gibi kalsın! Nasılsa öyle olsun!

İnsanın, insaniliğe dair neyi varsa çaldıktan sonra, hakim medeniyetin insana teklifi; hayvanlar aleminin bizzat bireyi olmak, yani insanlık gömleğinden sıyrılıp hayvanlaşmak. Kendi kendine olmak, hesapsız, sorumsuz. Hiç bir ahlaki değere muhatap olmamak! Bir tedrisattan geçmemek, tefekkürün t’sinden haberdar olmamak, ki zaten aklından dahi haberdar olmamak!

Dümdüz, hayvanlaşmak.

Pink Floyd diye bir herif var, garblı müzisyen, şarkıcı! Duyanlarınız vardır. Ben de bugüne kadar adını duymuştum yalnızca, şarkılarını v.s. bilmezdim, ya da bilmediğimi sanırdım. Bir şarkısını bilirmişim meğer, kimin söylediğini bilmeden ve sözlerine hiç dikkat kesilmeden müziğine aşina olmuşum kendimden habersiz.

“The wall(Duvar)” diye bir filmin müziğiymiş bu şarkı!

Şöyle başlıyor: “We don’t need no education! (Bizim-Tüm insanların- bir eğitimden geçmeye ihtiyacımız yok!)” ve minvalinde devam ediyor.

Tektipçi, aklı çürüten eğitim düzenini inkar ediyor. Bu noktada kendisiyle birleşiyoruz. (Dikkat ediniz, ki biz de bir “İNKAR” üzere birleşiyoruz.)

İnkar ediyor etmesine ama, bir teklifi de var müzisyenin. Teklifi, insanı, şimdiki eğitim anlayışından çok daha yok edici, hayvanlaştırıcı. Tastamam son noktayı koyucu, geri dönmemek üzere insani alemden göç ettirici.

Mevcut eğitim anlayışını, düzenini inkar ederken, vardığı nokta: İnsanın bir eğitime ihtiyacı olmadığı… Bırak nasılsam öyle kalayım diyor, bırak nasılsa öyle kalsın.

İnsanlıktan ne hayır gördük ki diyor! İsyanı basıyor, “HAYVANLAŞALIM”. Bu önerisine az da taraftar toplamıyor gibi görünüyor.

Milyonlarca insan hayranlıkla izliyor Pink Floyd’u değil mi? Epeyce bir insan “bırak dağınık kalsın” felsefesini benimsemiş olsa gerek ki, bu adamın şarkılarını dinlemek için varını verip konserlerine gidiyor!

Şarkıcıya değil ki burada lafımız, batının sanat ve düşünce anlayışına. Yoksa şarkının sözleri, kendi anlayışı içerisinde, en azından yanlışa yanlış demesiyle bile bilgece sayılabilir. Fakat dikkat edin, arifane demiyoruz!

Bir dinleyin derim, size de tanıdık gelecek. Hatta şarkı hoşunuza bile gidecek belki de, bu durum hoşunuza gitmese de!

Pink Floyd – The Wall

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir