SORULARA CEVAPLAR-1-

SORULARA CEVAPLAR-1-
Gelen sorulardan önemli ve mantıklı olanları seçip cevaplayacağımı söylemiştim. Bu yazıda seçtiğim bazı soruları cevaplamaya çalışacağım. Soru ve cevaplara geçmeden önce bir konuyu açıklığa kavuşturmak istiyorum. Soruların çoğunluğu, teşkilatın varlığının ispatlanmasına dönük talepler içeriyor. “Böyle bir teşkilat gerçekten var mı?”, “Böyle bir teşkilat varsa neden bizim haberimiz yok?”, “Böyle bir teşkilat varsa nasıl bu kadar gizli kalabiliyor?” vesaire… Bu tür soruları cevaplama imkanım yok, teşkilatın varlığını ispatlamak için daha ne yapayım, adres ve isim mi vereyim? Yazıların içeriğinden teşkilatın olup olmadığını anlamayana söyleyecek sözümüz yok.
*
Soruları karışık olarak değil, birbirine benzeyen veya aynı konuda olanları bir yazıya toplayıp öyle cevaplamayı düşünüyorum. Sosyal matematik konusu beklediğimden daha fazla ilgi çekmiş. Bu yazıda sosyal matematik konusu ile ilgili soruların bir kısmını cevaplamaya çalışacağım.
Soru, “Sosyal matematik, yayınladığınızdan mı ibaret yoksa bu konuda yazmaya devam etmeyi düşünüyor musunuz?”.
Cevap, sosyal matematik konusu tabii ki yayınladığımız yazılardan ibaret değil. Yayınladığımız yazılar, sosyal matematik konusuna sadece “giriş” özelliği taşıyor. Sosyal matematiğin esasına girmedik daha… Özellikle “denklem çeşitleri” var ki, sosyal matematiğin anlaşılması ancak o konular yayınlandığında mümkün olacak.
Soru, “Sosyal matematik konusunda yayınlanacak başka yazılarınız da varsa, bunları bir kitap haline getirmeyi düşünüyor musunuz?”
Cevap, o tür çalışmalar benim işim değil, benim yazı yazma yeteneğim bile yok. Yazılarımı dikkatlice okuyorsanız eğer, yazı yazma konusundaki acemiliğimi görüyorsunuz. Ama sosyal matematik konusundaki yazılar bittiğinde, birileri editörlük yapar ve kitap haline getirirse, buna itiraz etmem.
Soru, “Sosyal matematik biliminin kurulması sözkonusu bile olamaz. Sosyal olayların belirsizliği ile matematiğin “kesinlik” dünyası nasıl bir araya getirilebilir? Bunun saçmalık olmadığını nasıl açıklayacağınızı merak ediyorum”.
Cevap, ben uzun cümle kurmayı sevmem, uzun açıklamalar yapmayı da… Sosyal matematik biliminin kurulamayacağına inanmanız, sizin ufkunuz ve akıl çapınızı gösterir. Evet, sosyal matematik bilimi sizin zihninizde imkansızdır. Fakat dostum, kendi ufkunuzun dar olduğunu düşünmeye ne dersiniz. Sorunuza esas cevabım bu değil. Esas cevabımı, sosyal matematik biliminde “denklem çeşitleri” konusuna başladığımda vermiş olacağım. Acele etmeyin, takip edin…
Soru, “Sen sosyolojiyi de bilmiyorsun, matematiği de. Sosyal matematik bilimi kurduğunu iddia etmek, suya yazı yazmaktır. Söyler misin, suya nasıl yazı yazıyorsunuz?”.
Cevap, doğru, ben sosyolog da değilim, matematikçi de. Bu sebeple konuyu anlaşılır şekilde açıklayamıyor olabilirim. Ancak dostum, teşkilat içindeki çalışmalarda, bir taraftan sosyolojiyi diğer taraftan matematiği ve nihayet sosyal matematiği biraz öğrendim. Sizin şu “suya yazı yazma” metaforunuza gelince, ne tesadüftür ki benim de bulunduğum bir toplantıda, birisi de aynı itirazı yapmıştı. Sosyal matematik çalışmalarının ilk zamanlarıydı. O itirazı yapana, toplantıda olan herkes o kadar tuhaf bir şekilde baktı ki, adam utancından başını neredeyse masanın altına sokacaktı. Teşkilatta her düşünceye itiraz edilebilir ama böyle ucuz şekilde değil. Yani bir düşünceye “imkansız” deme hakkı yok kimsede, sadece gerçekleşme şartlarının hazır olmadığını söyleyebilirsiniz. Yine de o itirazı cevapladı toplantıya başkanlık eden, görevlilerden birini yanına çağırdı, kulağına bir şeyler söyledi. Görevli odadan çıktı, biraz sonra elinde bir kalıp buzla geldi, toplantıya başkanlık eden, elinde bir kalem, buzun üzerine yazı yazdı ve buz kalıbını itiraz edene uzattı. Benim için müthiş bir andı, toplantıdaki birçok kişinin de gözlerine hayret edası görmüştüm.
Toplantı başkanı, “Suya yazı yazılmaz” itirazına cevap bundan ibaret değildi. Esas cevabı, buz örneğinden sonra şöyle açıkladı; “Ebru sanatı, suya yazı yazma maharetidir, biz, tarihte suya yazı yazabilen tek medeniyetin çocuklarıyız”. Bilmem sana yeterli gelir mi bu cevap.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir