Sosyal Muhalefet Projeksiyonu-3-Sosyal İktidarın Çerçevesi

SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-3-
SOSYAL İKTİDARIN ÇERÇEVESİ
Hayatın temel alanları tasnif edilir. Bu alanların hangilerinin devlet tekeline verileceği tespit edilir. Zaruret dışındaki hiçbir alan devletin tekeline verilmez. Savunma, adalet, asayiş, imar ve benzeri zaruri alanlar devletin tekeline verilir. Zaruri olmayan tüm alanlar halka açılır. Halkın kendi organizasyonuyla tamamını veya bir kısmını yapamayacağı alanlarda devlet, halkın eksiklerini gidermek için yardım eder. Halkın kendi ihtiyaçlarını kendilerinin gidermesi, kendi problemlerini kendilerinin çözmesi için altyapı hazırlanır ve halkın organize olduğu birimler arasındaki koordinasyon ihtiyacı (gerekirse) devlet tarafından karşılanır.
Misal…
Bir veya birkaç mahalle, temizlik ihtiyaçlarını kendisi karşılamak isterse, devlet o alanı halka devreder. Bunun karşılığında mahalle halkı temizlik vergisinden muaf tutulur. Bu yolla halk şehirde teşkilatlanıp tüm temizlik işlerini kendi yapmak isteyebilir. Tüm şehre yayılacak teşkilatlanmanın eksiklikleri olduğunda devlet (belediye) organizasyon işini üstlenebilir. Misalleri çoğaltın, mümkün olan her alanda bu yapılabilir. Şehrin mahalleleri veya bir bölümü, yollarını, sokaklarını, caddelerini kendileri yapmak isteyebilir. Devlet standart getirir ve o işi halka devreder.
Bütçenin vergi kısmı, kalemlere bölünür ve kendi işini yapan halk kesimleri yaptıkları iş oranında vergiden muaf tutulur veya yılsonunda vergi iade edilir. Dikkat edin, teşvik değil vergi iadesi. Yani o hizmeti yapmak için alınan vergi, yılsonunda iade edilir. Bu veya başka formüller geliştirilebilir.
İşin sırrı, devletin mümkün olan her alanı halka devretmekte istekli davranmasıdır. İktidar hasisliğine tutulmadan, halkın kendi meseleleriyle doğrudan ilgilenmesini, ihtiyaçlarını doğrudan karşılamasını ve problemlerini kendi eliyle çözmesini istemeli ve bunun kültürel altyapısını geliştirmeye çalışmalıdır.
Böyle bir çerçeve oluşturulduğunda şu hedeflere ulaşılmış olur.
*Halk, kendi işini kendinin çözebileceği seviyeye gelir. Halkın bu olgunluğa ulaşması, harikulade bir hadisedir.
*Doğrudan yönetim idealine fevkalade yaklaşılır.
*Devlet, birçok yükten kurtulur ve asıl işiyle ilgilenir. O zaman devleti yönetmek kolay olacağı için devlet ciddi işler yapabilir.
*Devletin hayata müdahale imkanı azalır. Dolayısıyla halka bir şeyleri dayatmanın altyapısı çöker ve diktatoryal temayüller geriler.
*Devletin gücü halka karşı azalır, dışarıya karşı artar. Halk, devleti canavar olarak görmez ve onunla yoğun ve devamlı bir münasebet içinde olur.
*Halka karşı iktidar kullanma imkanı azaldığı için siyaset kavga alanı olmaktan çıkar.
*Devletin faaliyet alanı ve siyasi iktidarın yetkisi küçüldüğü için halk ile devlet arasındaki husumet noktaları azalır.
*Vergi adaletsizliği giderilir, bütçe ve harcamalar şeffaflaşır.
*Usulsüzlük, yolsuzluk gibi ahlaksızlıklar mecburen azalır.
*İktidar yatay şekilde halka dağılır. Dağılan iktidar, cazibesini kaybeder ve güç ve yetki değil hizmet alanı haline gelir.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir