SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-8-UYGULAMA ÖRNEKLERİ-HUKUK MERKEZİ

SOSYAL MUHALEFET PROJEKSİYONU-8-
UYGULAMA ÖRNEKLERİ-HUKUK MERKEZİ
Dernekte hukuk birimi kurulur. Kafi sayıda gönüllü avukat bu birimdeki işleri yapar. Hem derneğin hukuk işlerine bakar hem de mali durumu zayıf olan insanlar, derneğe başvurduklarında, onlara hukuk hizmeti verir.
Hukuk merkezindeki avukatlar, derneğe başvuran fakir insanların kendilerine yönlendirilmesiyle onların avukatlık işlerini, kendilerinden ücret talep etmeden yaparlar.
Bunun için kafi sayıda avukat bulunabilir mi? İhtiyacın çok üstünde avukat bulunur. Çünkü avukatlık mesleğinde, avukat müvekkilinden ücret aldığı gibi kazandığı davalarda karşı taraftan da ücret alır. Derneğin sevkettiği fakir insanlardan avukatlık ücreti almaması, tamamen ücretsiz çalıştığı manasına gelmez. Davayı kazandığı takdirde karşı taraftan avukatlık ücreti alacağı için, özellikle meslekte yeni olan avukatlardan çok sayıda talipli çıkar. İşin içinde bir de “hayır” işi olunca, avukat bulmak problem olmaktan çıkar, başvuruları kabul geri çevirecek kadar çok sayıda avukat bulunur.
İnsanların derneğe sevk edilmesi nasıl olacak? Adliyelerdeki en büyük problem ve iş yoğunluğu, avukatsız görülen işlerdir. Hiçbir hakim, avukatsız davaya bakmak istemez, çünkü ne kendi söylediklerini insanlar anlıyor, nede de insanlar dertlerini anlatabiliyorlar. Bu sebeple, hakimler, bir tane avukatsız duruşma yapmaktansa beş tane avukatlı duruşma yapmayı tercih ederler. Diğer taraftan mahkeme kalemlerindeki yoğunluk, avukat yoğunluğu değil, avukatsız işini takip etmek zorunda kalan insanlardır. Zira avukatın beş dakikada hallettiği işi vatandaş bir saatte hallediyor ve mahkeme kalemleri yoğunlaşıyor. Netice olarak adliyelerdeki tüm noktalar avukatsız dava açmak için gelenler, avukat tayin edilmesi için derneğe gönderirler. Beş yüz binlik bir yerleşim bölgesinde bir ayda binlerce dava gelir derneğe.
Dernek kendine avukat için müracaat eden fakir insanlardan 100 TL bağış alır. Bu miktar avukatlık ücretlerine bakıldığında yirmi ila otuzda bir oranındadır. En fakir insanın bile yapabileceği bir bağıştır. Gelecek iş yoğunluğu dikkate alınırsa, dernek için fevkalade bir gelir kalemi olur. Tüm faaliyetlerini fonlayacak kadar geliri oluşur. Hiç kimseye muhtaç olmadan ve prensiplerinden taviz vermeden faaliyetlerini gerçekleştirir.
Bu misali, başka alanlarda da düşünün. Aklınıza gelebilecek birçok alanda bu şekilde organize olmak mümkün.
Bu tür merkezlerin kurulması ve çalışması, hem insanlara doğrudan yardım etmek, ihtiyaçlarını karşılamaktır hem de küçük miktarlarla ciddi gelir oluşturmaktır.
Hukuk merkezinden başlamak, hem halkla düzenli ve seviyeli bir beraberlik kurmak, hem gelir kalemini oluşturmak hem derneğe bir hukuk hizmet birimi kazandırmak bakımından stratejik kıymettedir. Mesleğimden dolayı bu fikir bana orijinal geliyor, başka alanlarda daha orijinal fikirler olursa tabii ki dikkate alınmalı. Fakat hukuk merkezinin sahip olduğu fonksiyona galiba başka bir merkez sahip olamaz. Çünkü böyle bir derneğin zaten güçlü hukuk hizmetine ihtiyacı var.
Bu arada bir hatıramı paylaşayım. Bu fikri, Mazlum-der yetkililerinden birkaçına çeşitli iki toplantıda anlattım. Türkiye’de şöyle bir problem var. Herkesin bildiği bir şeyler var ve başka bir şeyle ilgilenmiyor. Bildiğini zannettiği konu da umumiyetle eksik ve yanlış… Hiç kimse fikrin önemini anlamış değil. Mazlum-der bunu yapmış olsaydı tüm ülkeyi şimdiye kadar ciddi bir ağ içine almıştı. Ne diyelim, kifayetsiz insanlarla yola çıkmak akıl karı değil.
HAKİ DEMİR
demirhaki@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir